Uçkur çöz! emri bekleyen Türkler

Güncelleme Tarihi:

Uçkur çöz emri bekleyen Türkler
Oluşturulma Tarihi: Aralık 09, 2004 18:01

Dünyada “komünizm diye bir tehlikenin” var olduğu günlerde, bazı geri zekâlılar (veya geri zekâlıları kullanan uyanık kötü niyetliler), “gomonistler gelince, karılarınızı da paylaşacanız” diye propaganda yaparlardı. Bugün artık “millî örf ve adetlerimizi kaybedeceğiz” diyenler var, ama “Avrupa Birliği’ne girince karılarınızı paylaşacaksınız” diyenlerin sesi pek duyulmuyor. (Duyulmuyor, yoksa bir yerlerde konuştuklarından eminim.)

Hatta aksine, “Avrupa’da nüfus geriliyor, hükümetler çocuk yapsın diye aileleri teşvik ediyor” türünden haberleri duydukça, bizim abazan milletin kulakları dikilmeye başladı. Sanırsın ki, AB kapıları bir açılacak, Allah Allah Allah!, bizim erkekler, Bizans’a dalan Yeniçeri misali, üç gün üç gece uçkur çözecek, bu vesileyle tabii, ihtiyar Avrupa’nın nüfus sorununu da...

Avrupa’nın, daha da genel anlamda Batı’nın cinsel alışkanlıklarının - en nazik tanımla - bizden farklı olduğu muhakkak. Ne dersiniz, acaba Avrupa Birliği’nin cinsellik açısından bir standardı, yahut da “ortak paydası” var mıdır?

(Aslında buna da Kopenhag Standartları denilebilir, Kopenhag’ın bu alandaki haklı şöhreti malûm, yurt dışına giden iş adamlarınız iyi bilirler!)

AB’nin daha 15 ülkeden oluştuğu günlerde (Doğu Avrupa ülkeleri daha yeni “gomonizmden” çıktı, onlara toparlanmak için biraz süre tanımak lazım), bizim de Haber Araştırma Servisi / HŞS’de birlikte çalıştığımız dönemde Ayça’nın hazırladığı bir haberdi, Hürriyet kullandı mı, kullanmadı mı, hatırlayamıyorum.

*

Paraları ortak ya cinsel hayatları?

1 Ocak 2002 tarihinde Almanya, Avusturya, Belçika, Lüksemburg, Hollanda, Finlandiya, Fransa, İrlanda, İspanya, İtalya, Yunanistan ve Portekiz ortak para birimi “euro”ya geçtiler. Peki, bu ülkeler aynı yatağı paylaşsalar ne olurdu? Farklı cinsel alışkanlıkları olan bu ülkeler ortak paraları “euro”dan sonra ortak bir cinsel hayat anlayışı da mı benimseyecek? Euro’dan sonra gözler “euro-seks”e çevrildi.

Ayça BARUT/HŞS

Avrupa ülkelerinde yapılan çeşitli bilimsel araştırmalara göre cinsel hayat ülkelere göre farklılıklar gösteriyor. Avrupalıların en serbesti olarak ün yapmış bir Finlandiyalı ile en tutucusu olarak tanınan bir Portekizlinin buluşmasını hayal edin. Avrupa’nın kuzeyi ve güneyi arasında cinsel farklılıklar varolsa da bunların gitgide azaldığı gözleniyor. Pek çok kişi bu değişimi “euro”ya bağlıyor.

* En çekingenler: Belçika, Yunanistan, Portekiz

Belçika: En sabırlı

Belçikalılar için aşk zamanla olgunlaşıyor. Bu yüzden, cinsel ilişkiye girmeden önce beklemek gerektiğine inanıyorlar. İlk cinsel ilişkilerini genellikle 18 yaşında yaşıyorlar.

Portekiz: En sıkı

Portekiz, euro kullanan en ılık ülkelerinden biri olsa da, en “sıcak” ülke olmaktan oldukça uzak. Portekiz hiç cinsel ilişkiye girmemiş insan bakımından en yüksek orana sahip (% 10). Dört Portekizliden üçü ilk cinsel partneriyle evleniyor. Portekizliler aynı zamanda doğum kontrol yöntemlerini kullanmaya en geç başlayan Avrupalılar: Kadınlardan sadece % 33’ü doğum kontrol yöntemlerine başvuruyor. Portekiz ayrıca homoseksüelliğin en kötü karşılandığı ülkelerden biri.

Yunanistan: En tutucu

Portekiz gibi çok tutucu olan Yunanistan’da, beş kadından dördü evlenmeden önce cinsel ilişkiye girmiyor. Bu oran erkeklerde bile üçte bir.

* Cinsel hayatı şakaya almayanlar: Avusturya, İrlanda, Lüksemburg

Avusturya: En az “gay”

Avusturyalıların cinsel hayatı aslında Almanlarınkine yakın. Ancak yine de, Avusturya’da “cinsel açıdan rüştünü ispat etmemiş erkek ve kadınlarla ilişki kurdukları” (yani sübyancı sayıldıkları) için başı derde giren homoseksüel sayısı çok. Ülkede, heteroseksüel ilişki için kanunî yaş 14, homoseksüel ilişki içinse 18.

İrlanda: En doğurgan

Yasal evlenme yaşının 21 olduğu İrlanda, bebeklerin ülkesi olarak tanınıyor. İrlanda, Avrupa’nın en yüksek doğurganlık oranına sahip ülkelerinden biri.

Lüksemburg: En az AIDS’li

Bu küçük ülke, Avrupa’da AIDS’in en az vurduğu ülke. 430 bin nüfuslu Lüksemburg’ta toplam 151 AIDS hastası var. (Niye?)

* Heyecanlılar: Almanya, İspanya, İtalya

Almanya: En erken ilişki

Okulda cinsel eğitime en erken başlayan Almanlar. Teorik eğitim 13 yaşında başlıyor. Cinsel ilişkiyi en erken yaşayanlar da Almanlar. İlk cinsel ilişkiye 16 yaşında giriyorlar. Almanların % 53’ü haftada en az iki kere cinsel ilişkiye giriyor.

İspanya: Parayla cinsel ilişki

İspanyolların bilinmeyen bir özellikleri vardır. İspanyollar cinsel ilişkiye girmek için fahişelere en çok başvuranlar. Hayatları boyunca, aralarından % 38’i cinsel ilişkiye girmek için en az bir kere para ödüyor.

İtalya: en çılgın fanteziler

İtalyanlar aşk yapmayı çok seviyor. İtalya en sık cinsel ilişkinin yaşandığı ülkelerden biri. İtalyanlar fantazileriyle de dikkat çekiyor. Her on İtalyan’dan biri mutfak masasında sevişmek istiyor.

* En ateşliler: Finlandiya, Fransa, Hollanda

Finlandiya: En çok partner değiştiren

Finlandiya’da cinsel ilişkiye sıcak bakmayan yok gibidir. Finlandiya ayrıca homoseksüel deneyimlerin de çok yaşandığı bir ülke: Kadınların ve erkeklerin % 6’dan fazlası aynı cinsten birisiyle ilişkiye giriyor. On Finlandiyalı kadının sekizi ilk deneyimlerini olgun bir erkekle yaşamayı tercih ediyor. Finlandiyalılar ayrıca bir senede en fazla partner değiştirenler olarak da tanınmakta.

Fransa: En ihtiyatlı

Fransızlar da cinsel partnerlerini değiştirmekten hoşlanıyor. Hayatları boyunca ortalama on üç partnerleri oluyor. Fransız erkekleri yatakta aşkı kendilerinden daha deneyimli bir kadınla keşfetmekten hoşlanıyor: Fransız erkeklerinin % 37’den fazlası kendilerinden en az üç yaş büyük bir partner sayesinde deneyim kazanıyor. Fransızlar “euro” ülkeleri arasında en ihtiyatlı olanlar olarak da dikkat çekiyor: 16-45 yaş arasındakilerin % 69’u prezervatif kullanıyor.

Hollanda: En özgür

Hollanda’da heteroseksüellik ve homoseksüellik arasında sınır yok. Hollanda, biseksüelliğin en yaygın olduğu ülke: Erkeklerin ve kadınların % 7’si aynı cinsten biriyle ilişkiye giriyor. Erkeklerin en fazla homoseksüel deneyim yaşamış olduğu ülke yine Hollanda: Evli erkeklerin % 4’ü, boşanmış erkeklerin % 20’si ve bekar erkeklerin % 17’sinin en az bir homoseksüel denemesi olmuş. Hollandalı kadınlar doğum kontrolüne çok önem veriyor: On kadından sekizi bir doğum kontrol yöntemine başvuruyor.

Serdar’ın ilavesi: Bu listeye Türkiye’yi eklesek, neler derdik ve neler diyemezdik acaba? Mesela Türk erkeğinin ilk cinsel deneyimini (!) kelimelerle ifade edebilir miydik? Gerdeğe giren bir çiftin cinsel bilgi seviyesini tahmin edebilir miydik? Zor! Onun yerine, Ayça’nın haberinde yer alan, aşağıdaki minik kutuyu ekleyeyim buraya, “Türk erkeklerinin fentâzisini” gösterir bir anketin sonuçlarını:

Türkler hamamda sevişmeyi düşlüyor

Euro’ya geçmemiş olabiliriz ama konu cinsellik olunca Türklerin cinsel hayatına göz atmamak olmaz. Durex’in 28 ülkede yaptığı “Global Seks Araştırması” sonuçlarına göre Türkler yılda ortalama 105 kez cinsel ilişkiye giriyor. Türk gençleri ilk cinsel ilişkilerini 18.3 yaşında yaşıyor. Türklerin % 24’ü arkadaşlarıyla beraber olmayı, %12’si alışveriş ya da spor yapmayı sevişmeye tercih ediyor. (ELLERİ MAHKÛM, SD) Türklerin bir başka dikkat çeken özelliği de % 28’inin en çok hamamda sevişmek istemesi. % 27’sinin fantazisini ise plajda sevişmek süslüyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!