Tarihi hem yazıyor hem öğreniyorlar

Güncelleme Tarihi:

Tarihi hem yazıyor hem öğreniyorlar
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 28, 2011 00:00

Özel Bahçeşehir Lisesi ve Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi 10’ncu sınıf öğrencilerinin tarih öğretmeni İlhan Gülek, bu dersi öğrencilerine sevdirebilmek için için elinden gelen her yöntemi kullanan bir eğitimci. Mesela, öğrencileriyle birlikte 30 Mayıs’ta İstanbul’un Fethi’nin 558. Yılı’nı kutlamak için, Fatih Sultan Mehmet’i konu alan 16 sayfalık renkli bir ‘İmparator’ gazetesi hazırladı. İstanbul’un fethinden, Fatih’in ölümüne kadar geçen süreçteki tarihi, sosyal olaylar ve kurmaca bölümlerin yer aldığı gazetede Fatih’in hocası Molla Gürani, astronom Ali Kuşçu ve İstanbul’un fetihten önceki sakinleriyle yapılan röportajlar ilgi çekiyor.

FİLM AFİŞLERİNDE OSMANLI

Öğrenciler ayrıca ‘Film Afişlerinde Osmanlı’ sergisi de düzenledi. “17, 18 ve 19. yüzyıllarda yönetmen olsaydınız, hangi konuda film çekerdiniz ve afişiniz nasıl olurdu?” sorusuna afişlerle yanıt veren öğrenciler genellikle mizahi unsurlardan yararlandı. İstanbul 2010 Kültür Başkenti nedeniyle, ‘İstanbul Üçlemesi’ adıyla İstanbul’un Doğu Roma, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerini anlatan üç tarih gazetesi, kentin bilinmeyenlerini sergileyen 34 dev bayrak ve gözde tarihi mekanlarını sıralayan 34 kart hazırladılar. İyonya ve Hitit devletlerinin tarihini anlatan iki gazete ve dünyanın Anadolu’da gerçekleşen ilklerini özetleyen bir broşür de basıldı.

SÜMER GAZETESİ ÇIKARDILAR

‘Hür Nippur’ adlı bir Sümer gazetesinin danışmanlığını sümerolog Muazzez İlmiye Çığ yaptı. Sümerlerin inanançları ve uygarlığa katkılarının anlatıldığı gazetede moda, bulmaca, magazin ve spor gibi bölümler de var. Öğrenciler gazetenin tanıtımı sırasında Çığ’a, orijinali British Museum’da olan kendi yaptıkları Sümer kraliçesi tacını da taktılar.

İLHAN GÜLEK (TARİH ÖĞRETMENİ)
Merak ettiriyorum, heyecanlandırıyorum

Tarih dersini ezberci bir ders olmaktan çıkarmak ve sevdirmek mesleki görevim. Öğrencilere üretim içinde öğrenme yöntemini uyguluyorum. Önce merak ettiriyorum. Heyecanlandırıyorum, inandırıyorum ve “Geleceğe ne bırakacağız?” sorusunu soruyorum. Sonra da “Haydi üretime!” diyorum. İşte doğum sancıları o zaman başlıyor ve sonunda, daha 9. ve 10. sınıfta ülkeleri için çalışmış, ürün vermiş gençler ortaya çıkıyor. İnanılmaz bir enerjileri, yaratıcılıkları ve mizah güçleri var. Yeter ki içlerinden çıkarabilelim. Onları yerlerinden kıpırdayamaz hale getiren bilgisayar oyunları, TV programları, dayatılan yaşam, konuşma tarzlarıyla kuşatılmışlar. Sistem onları da tüketiyor. İşte bu sarmaldan çıkabilenler geleceği kuracak. Ben onları sürü olmaktan kurtarmaya, düşündürmeye çalışıyorum. Onlara farklı kültürleri, başarılı insanları tanıtıyorum. Onlarla Anadolu uygarlıklarını tanıtan beş gazete çıkardık. Şimdi de ‘Anadolu’yu Giymek’ defilesi hazırlıyoruz.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!