Roma dondurması

Güncelleme Tarihi:

Roma dondurması
Oluşturulma Tarihi: Kasım 26, 1998 00:00

Pakize SUDA
Haberin Devamı

Sayın D'Alema, Son günlerde size pek sempati beslemediğimiz açıkça ortada.

Bildiğiniz gibi sizi protesto ediyoruz ve üzerinde ‘‘Made in Italy’’ yazan her şeyi reddediyoruz. Sanırım yakında fabrikalarınız üretimi dondurmak zorunda kalacaklar. Eğer durdurmazlarsa sokaklarınızda adım atacak yer kalmayacak. Her yer, mobilyalarla, seramiklerle, ayakkabılarla, elbiselerle, para sayma makineleriyle dolup taşacak. Yalnız hemen şunu belirteyim, bizim de durumumuz pek iç açıcı değil. Dükkanların çoğu kapandı. Meğer sizinle ne sıkı fıkı olmuşuz. Ektiğimiz pancardan, kıçımızdaki donumuza kadar her şeyimizde parmağınız varmış. Malınızı satan yüzlerce firmanın yanı sıra bir o kadar da adınızı koyup kendisine İtalyan süsü veren firmalar varmış meğer. Şimdi aksini ispat için gazetelere ilanlar veriyorlar. Bunlardan alışveriş edenin düştüğü duruma bakın. Adam düne kadar İtalyan koltuğum var diye övünürken aniden koltuğunun özbeöz Türk olduğunu öğreniyor. Nelere sebep olduğunuzu görüyor musunuz D'Alema?

‘Protestolara katılıyorum’

Haberiniz vardır mutlaka silah alımını da durdurduk. Bakalım ne yapacaksınız onca silahı? Ama sizde mafya çok kalabalık, kapış kapış gider.

Ben de kendi çapımda protestolara katılıyorum. Geçtiğimiz yaz size tatile gelmiştim. Dönerken getirdiğim iki şişe Grappayı dün lavaboya döktüm. Bu arada da bir tespitimi araya sıkıştırmak istiyorum; bu kedi milletiyle asla birlik ve beraberlik içerisinde olunamaz. İtalyan mitalyan demediler gidip lavaboyu yaladılar adiler.

Yine sizden alıp getirdiğim renkli makarnalardan üç paket kalmış, inadıma pişirmiyorum, ancak her mutfağa gidişimde öyle İtalyan İtalyan duruşları hiç hoşuma gitmiyor, galiba tuvalete döküp imha edeceğim. Yalnız bunu direkt olarak mı yapayım yoksa sindirim organlarım aracılığıyla mı, daha karar veremedim.

‘Ya barışırsak?’

Gelelim kazaklarınıza, kapının önünde yakayım dedim, sonra vazgeçtim. Gün doğmadan neler doğar, bakarsınız barışır marışırız, sizi onore etmek gerekir, dursunlar bir kenarda.

‘‘Banyonuzdaki İtalyan seramikleri kırıp atın’’ diyenler bile var. Bu fikrin bizim yerli seramikçiler tarafından ortaya atıldığı yolunda duyumlar aldım. Eğer doğruysa bunu sırf memleket aşkına yaptıklarından hiç kuşkunuz olmasın.

Sayın D'Alema, dün resminize baktım da sizde hiç başbakan tipi yok. ‘‘Başbakan'ın tipi mi olur?’’ demeyin. Olur! Başbakan dediğin şöyle oturaklı tumturaklı olmalı. Ne o öyle at hırsızı gibi? Nitekim teroristimizi çaldınız. İtalyanların memleketlerine gelen turistlerin cüzdanlarını, valizlerini çaldığını duyardım da bukadarına pes doğrusu.

Bakalım nasıl besleyeceksiniz, onu merak ediyorum. Sizin üstüne sarımsak sürülmüş zeytinyağlı ekmeğinizle doyar mı o? Alışmış kebaba, künefeye. ‘‘Pizza’’ dediğinizi duyar gibi oluyorum. Hiç lahmacunun yerini tutar mı? Gelin bakın İstanbul'a bütün pizzacılar bir bir lahmacuncu oluyorlar.

Ah! Sayın D'Alema, hiç kıymetimizi bilemediniz. Halbuki biz sizi ne severdik. Pavarotti'nizi kendi Pavoratti'miz bilmiştik. Atalarımız bile ‘‘Roma'yı gör öyle öl’’ demişlerdi. (Yoksa Roma değil de başka bir yer miydi?) Şimdi ise Roma'ya gideni vatan haini ilan edecekler neredeyse.

İlla birine villa tahsis edecek idiyseniz ben buna razıydım. Canım feda, gelir seve seve otururum. Varsın gözetim altında olayım, yakışıklı bir İtalyan polisi beni gözetlese ne olurdu? Hatta ah bir gözetlese! Üstelik ‘Ben’den dolayı kimse üstünüze de gelmezdi, gül gibi geçinip giderdik.

‘Kutlama yapmıyoruz’

Sayın D'Alema burada yer yerinden oynuyor. Herkes size çok kızgın. Halk sokaklara döküldü. Maketler, bayraklar yakılıyor, sloganlar atılıyor. Bu görüntüler umarım size de ulaşıyordur. Sakın onca hengamenin ortasında oynayıp duran seymenlere, efelere bakıp da kutlama yaptığımızı sanmayın. Hele dün gece ana haber bülteninde göbek atarak roman havası söyleyen esmer kız, kızınca neler yapabileceğimizin çarpıcı bir örneğidir. Gözünüzü dört açın! Aklınızı başınıza aldınız, aldınız. Yok almadınız, kendiniz bilirsiniz. Biz on beş senedir hayrını gördük, siz de görürsünüz inşallah.

Son olarak ülkem adına durumu özetliyorum. Sayın D'Aleme, sizinle bütün ticari ve hissi ilişkilerimizi dondurduk. Adına da ‘‘Roma dondurması’’ dedik. Afiyet olsun efendim!

Mış-muş köşesi...

İlk suçunu 9 yaşında işleyen, Almanya'da 60 ayrı suç işlediği için sınırdışı edilen 14 yaşındaki Muhlis, İstanbul'a gelmiş ve bir dizide oynamak istediğini söylemiş.

Çocuk haklı, bakıyor televizyonda oynayan dizilere, kendisi aranan vasıflara tam uygun.

İngiltere'nin güneybatısındaki bir kentte, ağustosta büyük bir güneş tutulması olacağı için, uzmanlar, ‘‘Kasımda hamile kalmayın’’ demişler.

‘‘Işığı gören çıktı’’ diye bir tabir vardır. Sanırım uzmanlar bu uyarıyı buna istinaden yaptılar. Öyle ya, çocuk bakacak dışarısı karanlık, çıkmayacak.

Kitap fuarında ziyaretçi rekoru kırılmış, sebebini siz tahmin edin, ben övünmeyi pek sevmem!

Sebebini siz tahmin edin, ben övünmeyi pek sevmem (!)

Çikolata koklamak pozitif düşündürüyormuş.

Koklamasak, yesek olmaz mı? Hem şişman hem pozitif olmanın ne mahsuru var?

Cumhurbaşkanı Demirel, resmi ziyaret için gittiği Viyana’da ‘‘Kanuni'den sonra buraya gelen ilk devlet başkanı benim’’ demiş.

Aynı zamanda II. Süleyman. Viyanalılar devlet başkanı olmak için ‘‘Süleyman’’ olmanın şart olduğunu zannetmişlerdir.

Cumhurbaşkanı Demirel Salzburg'da Mozart için: ‘‘Muhteşem bestelerini yaparken Türk müziğinden ciddi şekilde etkilenmiştir’’ demiş.

Evet! En azından benzetmeye çalıştığı ortada.



Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!