GeriGündem ÖBÜR DÜNYAYI TELESKOPLA GÖZLEMEK
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

ÖBÜR DÜNYAYI TELESKOPLA GÖZLEMEK

hurriyet.com.tr'de ekranlanan başka bir makalemde evrende yaşayan tek akıllı yaratıklar bizler miyiz sorusunu ortaya atarak,uzayın derinliklerinde yaşayan,dost veya düşman olduklarını bilmediğimiz canlıların varlığından nasıl haberdar olabileceğimizi aktarmıştım.

Geçenlerde Dünya basınında,41 ışık yılı uzakta yerküre benzeri bir gezegene (Cancri-f gezegeni) ait,haberler yer aldı.Burası sözünü ettiğim öbür dünya olabilir.Yerküre kozmik şartlarına benzer şartlarda bir gezegenin keşfi,üzerinde denizlerin,dağların,ovaların,şehirlerin,limanların bulunduğu başka bir dünyanın var oluşunun bir kanıtıdır. Çok sayıda gözlem evi uzunca zamandan beri,uzayın karanlıklarında mütevazı  kulübelerinde yaşayan canlılardanhaber bekler dururlar.

Bir gezegende canlılığın oluşması için mutlaka bir enerji kaynağına sahip olması gerekir.Örneğin yerkürenin de içinde bulunduğu gezegen sisteminin enerji kaynağı güneştir.Bizlerde merak uyandıran bu ilginç  gezegen,karanlık gecelerde çıplak gözle dahi görünebilen,55 Cancari  takımyıldızlarında gözlenmiştir.Güneşi bizim güneşimiz kadar parlak değildir.Sistemin 4  dev gezegeni Jüpiter benzeri gazlardan  oluşmuştur. En içteki gezegen ise Neptün’e benzemektedir.Samanyolu galaksimizin içinde üzerinde  canlıların bulunan,güneş sistemine benzer,gezegen sistemlerinin varlığı hayal olmaktan çıkmıştır.

Nasıl fiziki coğrafyada yerleşmeye ve yaşam sürdürmeye uygun vadiler ovalar deniz ve nehir kenarları varsa,kozmik coğrafyada da canlılığın oluşmasına ve gelişmesine uygun bölgeler bulunur.55 Cancari-f,güneş sisteminin dışında,canlılığın gelişmesine uygun bir kozmik coğrafyada yer alan bir gezegendir. Daha önceleri keşfedilen gezegen sistemlerinin elips yörüngelerinin büyük eksenleri,gezegenin güneşine çok yakın konumlardan geçiren bir geometriye sahip oldukları için, gezegende yüksek sıcaklık nedeni ile canlılığın oluşması mümkün gözükmemektedir.Ancak yeni keşif edilen gezegende canlılıların bulunması uzak bir ihtimal değildir.

Gezegenin büyüklüğü dünyanın 45 katıdır.Güneşi etrafında 260 dünya gününde bir dönüş yapar.Yani bir senesi 260 dünya günüdür. Güneşinden uzaklığı yaklaşık 112 milyon kilometredir.Güneşine bizden biraz daha yakındır.Ancak güneşi bizim güneşimizden  daha solgundur.

Uzmanlar gezegende su bulunabileceğini  dolayısıyla canlılığın oluşması için yerküre benzeri şartların var olduğunu düşünmektedirler. Gezegeni,California üniversitesi araştırıcılarından Dr.Fischer 2000 civarında yakın yıldızın optik bulgularını analiz ederek bulmuştur. Keşif,San Jose yakınlarındaki Hamilton dağında kurulu Keck  gözlem evinde yapılmıştır.

Keşif gerçekten evrende güneş sisteminin,kozmik yerleşime uygun tek bölge olmadığını ispatlamıştır.Henüz Cancri-f’den bir haber gelmedi veya onlara biz bir haber yollayamadık,gelişen uzay teknoloji göz önüne getirilirse,bu ilerde haberleşemeyeceğimiz anlamına gelmez.Kişisel kanım 15-20 sene içinde bilim böyle bir olanağa kavuşacaktır.

En azından şimdilik 41 ışık yılı uzaklıkta bir komşularımızın olduğunu biliyoruz.Uzayın derinliklerinde keşfedilecek daha bir çok gizemler bizleri beklemektedir.Gezegen avı 1990’ lı yıllarda başlamıştır.Gelişen teknolojinin sunduğu olanaklar  ile araştırıcılar son 17 sene içinde 260 gezegen keşfetmiştir.1995 yılında Genovo üniversitesi araştırıcılarında Michel Mayor  ilk defa,güneş sisteminin dışında yer alan ve dünyadan 50 ışık yılı uzaklıkta 51 Pegasi  adı verilen gezegeni bulmuştur.Bu keşif,gezegen arayışlarını tetiklemiştir.2007’nin başlarında İsviçreli gözlemciler Gliese 581c yıldızının çevresinde dolanan bir başka gezegen daha keşfetmiştir.Önceleri üzerinde su olduğu sanılan gezegende sonra su olmadığı saptanmıştır.Yine 2007 temmuzunda Londra üniversitesi gözlemcileri, NASA spitzer uzay teloskobunu kullanarak,dünyamızdan 63 ışık yılı uzakta HD189733 adı verilen bir başka gezegen daha tespit etmişlerdir.

Geçen sene Fransa uzay araştırmaları kurumu, gezegen avlamak için özel olarak donatılmış bir uydu fırlatmıştır.2009 da ABD Kepler uzay aracını,Avrupa uzay ajansıda Darwin uydusunu aynı amaçla  fırlatacaktır.Sayıları her geçen gün artan gezegenler genelde Jüpiter benzeri büyük gaz kütlelerinden oluşmaktadır.Yaşam ise,dünya benzeri üzerinde dağlar denizler ovalar atmosfer bulunan gezegenlerde  oluşur.Bu nedenle gözlem evleri antenlerini bu tip gezegenlere çevirmişler  uzayın saniye  saniye röntgenini çekmektedirler

Bilim gerçekten teloskoplar ile öbür dünyaları keşfetme yarışına girmiştir.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle