Mancınık nedir?

Güncelleme Tarihi:

Mancınık nedir
Oluşturulma Tarihi: Şubat 11, 2020 14:19

Dünyada ilk kez 13.yüzyılda Çinliler tarafından savaşlarda kullanıldığı düşünülen mancınık, günümüzde artık tarih filmlerinde kullanılıyor. Bizanslılar mancınıklarıyla Grek ateşi atmışlar ve Osmanlılara büyük zarar vermişlerdir. Peki, mancınık nedir?

Haberin Devamı

Mancınık veya katapult, Orta Çağ'da savaşlarda ve kuşatmalarda, duvarları hasara uğratmak için kullanılan, bir kol kullanılarak uzak mesafelere fırlatmalar yapabilen silah. Katapult adı Yunancada κατα (karşı) ve παλλειγ (fırlatmak) adlarının birleşmesiyle türetilmiştir.

Mancınığın çeşitleri vardır: Trebuchet, Mangonal, Katapult ve Ballista gibi. Mangasına taş, katı demir, katı kurşun, yanan ot, sıcak zift veya lav konulabilir. Ayrıca Rum ateşi de mancınıkla atılmaktadır. Suda bile sönmeyen Grek ateşi Bizanslılar tarafından İstanbul'un Fethi'nde de kullanılmıştır. Bizanslılar mancınıklarıyla Grek ateşi atmışlar ve Osmanlılara büyük zarar vermişlerdir.

Bir diğer versiyonu mangoneldir; bu silah, merkezinden bir mille hareket eden uzun bir koldan meydana gelmekteydi. Kolun bir ucunda taş atmaya yarayan bir sapan vardı. Öteki ucu ise, çekme halatlarına bağlanıyordu. Atış sırasında birkaç kişi, halatları, hızla çekip, kolu kaldırıyorlardı ve öteki uçtaki taşı atıyorlardı.

MANCINIK TARİHÇESİ

Haberin Devamı

Mancınık, MÖ. 5. ile 3. yüzyılda Çin'de icat edilmiştir. Başlangıçta, ok atmakta kullanılan büyük sehpalı yay (kundaklı yay) anlamına gelen mancınık, yıllar sonra kargı, mızrak ve taş atmakta kullanılan makine anlamını taşımaya başladı. Mancınığı ilk kullanan Yunanlardır.

Mancınığın yayı, önceleri boynuzdan yapılırdı. Ama kısa bir süre sonra, bunun, elde kullanılan küçük mancınıklar için yeterli olmasına karşılık, ağır mızrak ve taşları atacak güçte olmadığı anlaşıldı. Yeni silahta, boynuzdan yapılan yayın yerine, iki sağlam ağaç kol takıldı ve yay teli, bu kolların uçlarına bağlandı. Kolların öteki uçları, bükümlerin arasına sokulur, bu düzenek, bir ağaç çerçeve içine takılır, ya çerçeveye sokulan çubuklarla ya da mandallı bir çarkla sıkılırdı.

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!