ErdoÄŸan: DenktaÅŸ 'çekiliyorum' dememeli

Güncelleme Tarihi:

Erdoğan: Denktaş çekiliyorum dememeli
OluÅŸturulma Tarihi: Mart 19, 2004 00:00

ErdoÄŸan, DenktaÅŸ'ın görüşmelerden çekileceÄŸine inanmadığını belirterek, ''Biz buradan çekiliyoruz dememeliyiz, diyemeyiz'' dedi.BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan, KKTC CumhurbaÅŸkanı Rauf DenktaÅŸ'ın Ä°sviçre'de baÅŸlayacak Kıbrıs görüşmelerinden gazetelerde yer aldığı ÅŸekilde çekileceÄŸine inanmadığını belirterek, ''Biz buradan çekiliyoruz dememeliyiz, diyemeyiz'' dedi. ErdoÄŸan, BaÅŸbakanlık Resmi Konutu'ndan katıldığı STV'deki ''Haluk Örgün ile Haber Kritik'' programında, gündeme iliÅŸkin soruları yanıtladı.         ErdoÄŸan, ''KKTC CumhurbaÅŸkanı Rauf DenktaÅŸ, geliÅŸmelerden anladığımız kadarıyla Ankara'ya haber vermeden, Kıbrıs görüşmelerinden çekildiÄŸini açıkladı. Ä°sviçre'ye sanırım DenktaÅŸ'sız gidiyorsunuz. Bu çözümü nasıl etkiler?'' sorusunu yanıtlarken, DenktaÅŸ'ın bu müzakere süreçlerini başından beri götürdüğünü anımsattı.     Son dönemdeki müzakereler baÅŸlarken bunu başından sonuna kadar DenktaÅŸ'la götürmekte kararlı olduklarını her yerde ifade ettiklerini belirten ErdoÄŸan, şöyle devam etti:''Bu son noktada aslında Sayın DenktaÅŸ'ın ifadelerinden müzakereden çekilmek gibi bir ÅŸey anlamıyorum, böyle bir ÅŸeyi anlamak da istemiyorum.      Bu arada şöyle bir ÅŸey oldu. Yunanistan seçimleri yeni yapılmıştı. Seçimlerin ardından da Sayın Kostas Karamanlis'in, 'bu baÅŸbakanlar düzeyinde deÄŸil de dışiÅŸleri bakanları düzeyinde yapılsın' ÅŸeklinde açıklaması oldu. DenktaÅŸ belki bundan dolayı 'bunu uzaktan izleyeceÄŸim' gibi bir yaklaşım göstermiÅŸ olabilir. Kaldı ki bize bugüne kadar resmi olarak intikal etmiÅŸ bir ÅŸey yok.      Karamanlis'in katılacağına yönelik bir haber geldi. Biz zaten Sayın Annan'a da 'bunun baÅŸbakanlar düzeyinde yürümesini istiyoruz, ama en üst düzeyde dışiÅŸleri bakanımızın katılabileceÄŸini' söylemiÅŸtik. Karamanlis böyle bir karar verirse biz ona katılırız. Bu müzakerelerde KKTC için ortak olmazsa olmazlarımızı göz ardı etmeden, ama her iki tarafın çıkarına olacak ÅŸekilde bu sorunu çözelim istiyoruz.''      ''KIBRIS'A HAMASETLE YAKLAÅžANLAR VAR''      ErdoÄŸan, onlarca yıl süren bu sorunun sadece KKTC'deki vatandaşı rahatsız etmediÄŸini, Türkiye'dekileri de rahatsız ettiÄŸini ifade ederek, ÅŸunları kaydetti:     ''Bunun çözülmesi lazım. Siyaset çözüm sanatıdır. Siyaset sorun üretme sanatı deÄŸildir. Ama ülkemizde ne yazık ki Kıbrıs sorununa yaklaşırken sorun üretmeyi hedef alanlar var. Hamasetle yaklaÅŸanlar var. Bizim Kıbrıs ile ilgili hassasiyetlerimiz bellidir. Ama ne yazık ki Türkiye'nin 1974'teki barış harekatına o zamanlar karşı çıkanlar, o zamanlar TSK'yı iÅŸgalci görenler, ÅŸu anda arÅŸivimde var, ÅŸu anda bakıyorum, Kıbrıs'a sahip çıkanlarla aynı fotoÄŸraf karesinin içinde yer alıyor. Bunu anlamak mümkün deÄŸil. Neyi ne için yaptığımızı çok iyi bilmemiz lazım.     Burada olmazsa olmazlarımız vardır ve attığımız her adımda en geniÅŸ manada müzakeresini yaparak, ondan sonra da hükümet olmanın getirdiÄŸi siyasi riski göze alarak, bu adımı atarız. Bunun Lozan'da da örneklerini yaÅŸadık. Bugün bazı adımlar atılırken zaman zaman usul noktasında farklı yaklaşımlar ortaya çıkabilir, ama bu farklı yaklaşımlar hiçbir zaman KKTC'deki vatandaÅŸlarımızın aleyhine olacak ÅŸekilde neticelendirmek mümkün deÄŸildir. Biz ne kadar iyi niyet gösteriyorsak, karşı taraftan da aynı iyi niyeti bekleriz. Karşı tarafda aynı iyi niyeti gösterirse, bu sorunu çözme imkanımız olur.''      ''ÇÖZÃœMDEN YANAYIZ''     BaÅŸbakan ErdoÄŸan, Kıbrıs görüşmeleri sürecinde hükümetin aldığı kararların ''devlet politikası deÄŸil de siyasi bir karar'' ÅŸeklinde gösterildiÄŸinin ifade edilmesi üzerine, ''Bunların hiçbirini samimi olarak görmüyorum. Samimi görmemiz mümkün deÄŸildir'' dedi.     CumhurbaÅŸkanı Ahmet Necdet Sezer baÅŸkanlığında konuyla ilgili bir zirve yapıldığını, MGK'da konunun enine boyuna görüşüldüğünü, Bakanlar Kurulu'nda tartışıldığını anlatan ErdoÄŸan, konunun Davos'ta, ABD'de Bush'la, Prodi'yle, devlet baÅŸkanlarıyla aynı ayrı ele alındığını belirtti.      ''Burada bir çözümsüzlük ortaya çıkarsa bu Güney'den olsun, bizden olmasın'' dediklerini ifade eden ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:     ''Ama bizim olmazsa olmazlarımıza iÅŸ gelirse, orada biz de kalkar tavrımızı koyarız. Olay bu kadar basittir. Ama çözmek istiyoruz, iyi niyetimiz bu istikamette. 1 Mayıs'tan önce bu iÅŸin çözülmesinden yanayız.      BirleÅŸik Kıbrıs Cumhuriyeti doÄŸacak. Aynı bayrak, aynı marÅŸ ortaya çıkacak. Sizi ÅŸu anda devlet olarak kimse tanımıyor, o andan itibaren devlet olarak tanıyacaklar. Bunda samimiler mi onu görürüz? Biz samimi olarak adımımızı atacağız. Åžu anda ben devlet olmanın bedelini tayin edemiyorum. Bunu yakalamak, dünyada devlet olarak tanınmak, Türkçe'nin AB'de resmi dil olarak kullanılması çok önemli ÅŸeyler.''      ÜÇ ÖNEMLÄ° HASSASÄ°YET Buradaki üç önemli hassasiyetin, iki kesimliliÄŸin kuvvetlendirilmesi, garantörlüğün kuvvetlendirilmesi ve haritanın daha dürüst hale getirilmesi olduÄŸuna dikkati çeken ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:     ''TSK'nın orada varlığının devamını belli bir miktarda da olsa istiyoruz. Mal mübadelesi konusundaki hassasiyetlerimiz karşılıklı olarak görüşülüyor. Bunlar görüşülür, mutabakat saÄŸlanırsa bir çözüme varılır. Ama 'biz buradan çekiliyoruz' dememeliyiz, diyemeyiz.      Ben inanıyorum ki, Sayın DenktaÅŸ'ın da gazetelerde yer aldığı ÅŸekilde bir çekilmesi söz konusu deÄŸildir. Son ortaya çıkan tablo sebebiyle dışardan izleme, Sayın BaÅŸbakan Talat'ın ve Sayın Serdar DenktaÅŸ'ın gitmesi ÅŸeklinde deÄŸerlendirmiÅŸ olabilir.'' ErdoÄŸan, ''Sayın DenktaÅŸ'ın katılacağını düşünüyor musunuz?'' sorusu üzerine, ''Henüz böyle bir görüşmemiz olmadı ama, görüşürüz'' dedi.          "SANKÄ° REJÄ°MÄ° KORUMA GÖREVÄ° CHP'YE VERÄ°LDÄ°"     BaÅŸbakan ErdoÄŸan, ''Rejim tehlikesi Türkiye'de rahat kullanılan bir cümle... Rejim tehlikesi o kadar kolay mı?'' sorusu üzerine, ÅŸu yanıtı verdi:     ''Bu tür bir yaklaşım çok çirkin. Bir rejim var, bir de sistem var. Türkiye'de rejim ve sistem karıştırılıyor. Kendi saltanatlarının yıkılmasından endiÅŸe edenler, ÅŸu anda bunu üstlenmiÅŸ olan CHP'dir. Sanki rejimi koruma görevi CHP'ye verilmiÅŸtir. Yok böyle bir ÅŸey.      Türkiye'deki siyasi partilerin hepsinin de rejimimiz hakkında hassasiyetleri vardır, ama sistem noktasında eleÅŸtirisini yapar o farklı bir olaydır. BoÅŸluk vardır yapar, statükoyu eleÅŸtirir yapar, ama Türkiye Cumhuriyeti'nin kendi hassasiyetlerini korumada kimse  taviz vermez, onlar da bu hassasiyeti görür. Nedense Türkiye'deki bizim parlamento içi muhalefette böyle bir sıkıntı var. Bu devamlı hepyapılıyor. Bundan devamlı nemalanmak isteniyor. Ama bunu yaptıkça görüyorsunuz geri tepiyor.''Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!