Domuzdan insana organ nakli! Türkiye için de umut oldu...

Güncelleme Tarihi:

Domuzdan insana organ nakli Türkiye için de umut oldu...
Oluşturulma Tarihi: Ekim 28, 2021 07:31

Geçtiğimiz ay New York Üniversitesi'nde bir domuzdan, insana böbrek nakli yapıldı. İlk kez bir hayvandan insana organ nakli olmasıyla tarihe geçen ameliyat, organ nakli için sıra bekleyen milyonlarca insana da umut oldu. ABD'den gelen haber günde ortalama 3 insanın böbrek beklerken hayatını kaybettiği Türkiye için de umut oldu. İşte bu operasyonu ABD'de takip eden Türk bilim insanının ağzından son gelişmeler, Diyanet'in fetvası ve Türkiye'deki son durumun fotoğrafı...

Haberin Devamı

New York Üniversitesi Langone Tıp Merkezi 25 Eylül’de tarihi bir operasyona tanıklık etti. İki saatlik bir ameliyat gerçekleştiren cerrahlar, genetik mühendislik uygulanan bir domuzun böbreğini beyin ölümü gerçekleşen bir insana bağladı. Vücuda başarıyla bağlanan böbrek, atıkları süzerek idrar üretti. Tüm bunlar, kişinin bağışıklık sistemi yabancı organa saldırmadan gerçekleşti. Yani ilk bulgulara göre operasyon başarıyla tamamlandı.

  • Nasıl oldu da domuz böbreği insana nakledildi?
  • Daha önce de bu gibi çalışmalar yapıldı mı?
  • Organ yetmezliğinden ölüm tarihe mi karışacak?

Tüm bu soruları ve domuzdan insana böbrek nakliyle ilgili tüm merak edilenleri New York'ta çalışan ve operasyonu yakından takip eden Nefroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Sine Aras Akten hurriyet.com.tr okurları için cevapladı.

Domuzdan insana organ nakli Türkiye için de umut oldu...

Grafik: Harun Elibol

Haberin Devamı

HAYVANDAN İNSANA NAKİL, İNSAN ÖMRÜNÜ DE UZATACAK

Dünyada ortalama 2 milyona yakın insanın böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize bağlı yaşadığını belirten Akten, “Bu denemenin amacı organ nakillerinde bekleme sürelerini alternatif yollar ile azaltmak ve kişilerin bu süre zarfında meydana gelen organ yetmezliği halleri ile ölümle burun buruna olan hayat sürelerini uzatmak” dedi.

Çalışmanın hedefinin "organ bekleyen hastaların ilk dönemlerinde böyle bir organ değişimini yapabilmek ya da organ nakli sonrasında hiçbir ilaca bağlı kalmadan bir hayat sürmelerini sağlamak" olarak anlatan Akten şunları söyledi:

"Şu an baktığımızda nakil sonrasında hastalarımız hayatları boyunca kullanacakları ilaçlar ile yeni organlarını sağlıkla taşımaya çalışıyorlar. Bu istenen bir durum değil. Bu ilaçlar bazen takılan organ ve vücutta problemler ortaya çıkarıyor. Çığır açan bu nakil sayesinde ilaca ihtiyaç azalacak. Bu insan ömrünün de uzayabileceği anlamına geliyor. Gelecekte de pek çok hastalığa çözüm olabilir."

60 YILDIR DENENİYOR

Organ naklinin insandan insana, canlı vericilerden yapılmakta olduğunu ve bir diğer yolun da hayvanlardan insana nakil olduğunu ifade eden Akten şunları vurguladı:

Haberin Devamı

- Hayvandan insana organ nakli yaklaşık 60 yıldır deneme aşamasında, belli başlı organlarda (kalp, karaciğer, böbrek) uygulanmaya çalışılıyordu. İlk olarak kuzu kanının insana verilmesinden bahsedilir ki, bu 1664 tarihli yazılı metinlerde yer alır.

- Aynı şekilde tavşan böbreğinin nakli 1905 yılında denendi. Daha sonra 1920-1990 yılları arasında ise insan ırkına en yakın olan primatlardan organ nakli denemeleri oldu. 1984 yılında doğumsal kalp yetmezliği olan bir bebeğe babun kalbi takılarak hayatta kalması için çalışıldı ve 21 günlük bir başarı oldu.

GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLEN DOMUZ BÖBREĞİ NAKLEDİLDİ

Akten, daha önce de pek çok deneme yapıldığını ve hayvan dokusunun insan vücuduna takılmasıyla mekanizmaların farklılığı sebebiyle kan pıhtılaşmasının hızla gözlemlendiğini belirterek, “Bu reaksiyon genelde yeni takılan organın çalışmamasına neden olur. Ancak yeni gen düzenleyici araçlar ile domuz böbreği içinde insan vücudu ile reaksiyon veren proteinlerin üretim geni bloklandı. Bu sayede hızla ve kolaylıkla daha uyumlu dokular elde edilme yolu da aralanmış oldu. Nakledilen domuzun böbreği onun doğal böbreği değil genetiği insan bedenine tepki vermemesi adına değiştirilmiş bir böbrek. Bu reaksiyon aslında yıllardır yapılan böbrek, kalp ve diğer organ nakillerini de başarısız kılıyordu" ifadelerini kullandı.

Haberin Devamı

NEDEN DOMUZ TERCİH EDİLDİ?

Şimdiye kadar farklı hayvanlardan insanlara organ nakillerinin denendiğini söyleyen Akten, insan gen havuzuna yakınlıklarıyla özellikle primatların tercih edildiğini ifade etti.

Nüklear transfer süreci kullanılarak yetişkin somatik bir hücreden klonlanan ilk hayvan Dolly 5 Temmuz 1996’da doğmuştu. İskoçya'daki Edinburgh’nun yakınlarındaki biyoteknoloji fabrikası tarafından klonlanan Dolly, ilerleyen akciğer hastalığı nedeniyle 6 yaşına kadar yaşamış ve 14 Şubat 2003'te ölmüştü.

Domuzdan insana organ nakli! Türkiye için de umut oldu...

Nüklear transfer süreci kullanılarak yetişkin somatik bir hücreden klonlanan ilk hayvan Dolly 5 Temmuz 1996’da doğmuştu. İskoçya'daki Edinburgh’nun yakınlarındaki biyoteknoloji fabrikası tarafından klonlanan Dolly, ilerleyen akciğer hastalığı nedeniyle 6 yaşına kadar yaşamış ve 14 Şubat 2003'te ölmüştü.

Geçmişte tavşan, büyükbaş ve keçi gibi hayvanlardan da insanlara organ naklinin denendiğini hatırlatan Akten "Burada organın vücuda boyut olarak uygunluğu önem taşıyor. Örneğin, ineğin organı insan vücuduna büyük kalırken, keçinin ki de küçük kalmıştı. Yer kaplayan organların insan bedenine uyumu organ naklinde çok önemli” diye konuştu.

ETİK TARTIŞMALARI BAŞLADI

Tıbbi yönden uygulama materyalinin canlı olmasının etik açıdan ABD'de de tartışmalara yol açtığını anlatan Akten, 1980’lerden itibaren hayvan deneylerinin etik komite olurluk yasalarınca düzenlenmeye başlandığını ve ilk olarak Amerika’da daha sonra da İngiltere’de hayvanların deney olarak kullanım protokollerini onların doğası tanımlanarak yapılmaya çalışıldığını belirtti.

Haberin Devamı

Geçmişte Dolly adlı koyunun genetik olarak bir deneyde kullanılmasının, Vatikan’da büyük tartışmalara yol açtığını hatırlatan Akten "Bu yüzden din de önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Dinlerin yasakları içinde yer alan domuz eti yenilmesi bu hayvanın kullanılmasını da teokratik olarak gözden geçirilmesini şart kılıyor. Bu durumun sosyolog ve din adamları tarafından da incelenmesi ve irdelenmesi çok önemli. Hukuki yaptırımları ve uluslararası yönetmelikleri farklılıklar göstermekte olan bu konunun bir an önce yasa ve kural koyucular tarafından gözden geçirilmesi şart” diye konuştu.

TÜRKİYE'DE DE HER GÜN 3 KİŞİ YAŞAMA VEDA EDİYOR

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk da Türkiye'deki son durumu Hürriyet.com.tr'ye anlattı.

Haberin Devamı

Türkiye'de bir yılda böbrek nakli beklerken hayatını kaybedenlerin sayısının yaklaşık bin olduğu belirten Erk "Bu rakamdan da yola çıkarsak ülkede her gün böbrek nakli beklerken 3 kişi hayatını kaybediyor. Şu an Türkiye'de 63 bin kişi diyalizde hayatını devam ettiriyor. Bunların sadece 23 bini böbrek nakli için sırada bekliyor. Geriye kalanı sadece diyalizle hayatını sürdürüyor" dedi.

Nüfusa oranla ABD'den daha iyi bir noktada olduğumuzu vurgulayan Erk şu tespitlerde bulundu;

* Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslarsak hakikaten diyalizde ön safhalardayız. Özellikle hemodiyaliz ile ilgili hiçbir sıkıntımız yok. Yaşam süreleri ve kalitemiz çok iyi durumda. Hatta bizde 29 seneden beri ölmeden diyalizle yaşamına devam eden hastalar var.

VÜCUDUN BÖBREĞİ NE ZAMAN 'GERİ İTECEĞİ' BEKLENİYOR

Domuzdan, insana böbrek nakli operasyonu ile ilgili "Bu çalışma yeni bir şey değil. Yaklaşık 15 senedir bilinen bir araştırma. Daha önceden de domuzdan kalp kapakçıkları alınabiliyordu" diyen Erk "Bu çalışmadaysa insan genlerine adapte edilmiş domuzdan alınan böbrek ile nakil gerçekleşti. Bu olumlu bir çalışmadır ancak kesin bir şey söylemek için henüz çok erken. Buradaki en önemli konu vücudun ne kadar zamanda böbreği geri iteceği. Diyelim ki etinize kıymık batar ve hemen antikorlar oluşur. Böbrek de takıldığı zaman vücut hemen onu atmaya çalışır. Onun için de nakil sonrası bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar alınır. Şimdi burada da risk daha fazla. Olumlu bir gelişmedir ancak sonuçların iyi değerlendirilmesi için bir süre beklememiz gerekiyor" tespitinde bulundu.

PANDEMİ DÖNEMİNDE ORGAN BAĞIŞI

Salgın döneminde organ bağışının azaldığına da değinen Timur Erk "2019'da yani pandemi öncesinde 3 bin 859 böbrek nakli yapmışken bu sayı 2020'de yüzde 35 oranında düştü. 2021'deyse bu rakam kendini yavaş yavaş kendini toparlamaya başladı. Ancak hala 3 bin 859 rakamlarına ulaşmak için 2022'yi beklememiz gerekiyor. Çünkü hala insanlar pandemi nedeniyle gerekli testleri yaptırmak için tedirginler" diye konuştu.

Domuzdan insana organ nakli Türkiye için de umut oldu...

DİYANET NE DİYOR?

İslam dinince eti haram olan domuzla ilgili Alo Fetva ise şunları söyledi:

"En öncelikli konu domuz etinin yenmesi haramdır, başka yönde kullanılması da caiz değildir.Fakat bazı durumlar olduğunda iş değişebiliyor. Zira mecburiyet olduğunda domuzun yenmesi bile caiz olabiliyor. Bir insan çaresiz kalıp başka bir yolla hayatta kalamayacaksa domuz etini bile yiyebilir. Öleceği halde günah diye yemiyorsa bu davranış yanlış olur. Öncelikle başka bir imkan-alternatif varsa onlara yönelmek gerekir. Ama domuzdan insana böbrek nakli tedavisi de uygulanabilecek bir metottur. Bazen işin içinde alternatifsizlik olabiliyor. Mecburiyet dönemlerinde kullanılacak şeylere başvurulabilir"

Haberle ilgili daha fazlası: