GeriGündem 'Bana ‘Ülkücü katili’ diyen beni tanıyana sorsun'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Bana ‘Ülkücü katili’ diyen beni tanıyana sorsun'

'Bana ‘Ülkücü katili’ diyen beni tanıyana sorsun'
Abone Olgoogle-news

Ozan Ceyhun’un Viyana Büyükelçisi atanması, Ülkücü kesimin tepkisini çekti. ‘Ülkücü katili’ suçlamalarına muhatap oldu. “Bana bu suçlamaları yapanlardan tek ricam, beni tanıyanlara sormaları” diyen Ceyhun, Hürriyet’in sorularını yanıtladı.

* Büyükelçi olarak atanmanız tartışma yarattı. Özellikle de Ülkücü bir gencin ölümüyle sonuçlanan bombalama eylemine katıldığınız iddiası...

Ozan Ceyhun:
Sosyal medyada herhangi bir delile dayanmaksızın (kendisini hiç tanımadığım) Sayın Mustafa Eroğlu’nun şehit edilmesi hadisesi ile bu konuda suçsuzluğum kanıtlanmış olmasına rağmen hâlâ adımın zikredilmesini üzüntüyle, esefle, hayretle karşılıyorum. Özellikle adımın anıldığı menfur hadisenin yaşandığı iddia edildiği dönemde (1977) ben 16 yaşında bir çocuktum. Adanalı olmama rağmen Adana Yurdu’nun nerede olduğunu da bilmiyorum. Şimdiye kadar sustum. Ama yazılanları ve bu yalanlara inananları gördükçe şaşırıyorum. Hakkımdaki o iddia ben yurt dışına çıkıp normal yaşamımı sürdürürken ortaya atıldı. 12 Eylül mahkemesinde adımı işkence altında zorla söylediklerini dile getiren iki kişinin beraat etmelerine rağmen mağduriyeti ben yaşadım.

‘GENÇLİK HATASI YAPTIM’
* Peki dava süreci nasıl gelişti?

Ozan Ceyhun: Bu konuda bir gençlik hatası yaptım. Bir darbe mahkemesi tarafından haksız yere suçlanmamı onur meselesi yapıp, “Darbeci bir rejimin mahkemesine çıkıp o mahkemenin hakimlerine suçsuz olduğumu söylemeyi kendime yediremiyorum, çünkü suçsuzum” dediğim için sivil bir mahkeme nezdinde beraatime karar verilmesi uzun zaman aldı. Bu konuda gençlik hatama kendim de kızmaktayım. Dava, iddia edildiği gibi zaman aşımından düşmedi, beraatle sonuçlandı. Çok haksız, 12 Eylül kumpaslarına uygun bir suçlamaya maruz kaldım, ardından da bir şekilde 12 Eylül mağduru olarak sıkıntı çektim. Ama o yıllarda defalarca Türkiye’ye gidip geldim.

* Özellikle Ülkücü kesimden büyük tepki geldi, MHP’li Cemal Enginyurt, “Ülkücü katili” diye tweet attı.

Ozan Ceyhun:
Belki yanlış bilgiler aldıkları ya da yanlış bilgilendirildikleri için bana yönelik bu suçlamaları yapanlar varsa tek ricam, beni tanıyanlara sormaları, benimle ilgili bu iddiaları araştırmaları. O zaman iddiaların yanlış olduğunu görecekler.

YURTDIŞINA BABAM ‘ÇIK’ DEDİ
* Yurtdışına çıkışınız nasıl oldu?

Ozan Ceyhun: 12 Eylül döneminde babam Demirtaş Ceyhun da içeri alındı. Ben Türkiye’deydim. İddia edildiği gibi, hakkımda soruşturma açıldığı için Türkiye’yi terk etmedim. Her cunta döneminde gözaltına alındığı için ülkede kalmamı istemeyen babam, “Ozan yurt dışına çıksın, çektiklerimi çekmesin” dediği için kendi pasaportumla yurt dışına çıktım.

CEM ÖZDEMİR'LE YOLUMUZ AYRILDI
* Eski dostlarınızla, dava arkadaşlarınızla yollarınız ayrıldı mı?

Ozan Ceyhun: Cem Özdemir ile yollarımız ayrıldı. Yapacak bir şey yok ama onun dışında birçok sosyal demokrat dostumla, özellikle Ermeni karar tasarısını desteklemeyen Yeşiller içindeki birçok nice Türk siyasetçiyle ilişkilerimiz, dostluklarımız sürüyor.

BU ÜLKEYE CANIM FEDA
* Büyükelçi atanmazına gösterilen tepkinin nedeni ne olabilir sizce?

Ozan Ceyhun: Ülkesi uğruna Avrupa’da çok köprüleri yıkmış, bedeller ödemiş birinin, siyasetini ve medyasını çok iyi tanıdığı bir ülkede çalışacak olmasından rahatsız olanlar var. Ben yıllardır Türkiye düşmanı medyanın her türlü saldırısına karşı ülkemi savunan, dik duran biriyim. Buna şahit olan MHP milletvekilleri de var. Şu anda bana yönelik yazılanlara en çok PKK, FETÖ ve düşmanlarımız seviniyor. Ülkeme canım feda.

'ERMENİ KARAR TASARISI BENİM İŞİM DEĞİLDİ'
* Alman Meclisi’nden geçen ‘Ermeni soykırımı kararı’ sürecinde de tepkilerin odağında mı oldunuz?

Ozan Ceyhun: Ermeni karar tasarısını benim hazırladığım ve meclisten geçirdiğim söyleniyor. O kararı geçiremem, çünkü ben Almanya’da milletvekili değildim. O tasarı Alman Meclisi’nde oylandığı sırada ben Alman TV kanalında Ermeni cemaati başkanıyla mücadele ediyordum, milyonlarca seyircinin önünde. Defalarca Alman TV’lerinde Türkiye’yi savunduğum için Türk düşmanı medyanın linç etmeye çalıştığı biriyim. Televizyonda, Adana’daki akrabalarımın da Ermeni çeteleri tarafından öldürüldüğünü söylediğim için kıyamet koptu. Gün geldi Alman gazetesi Bild’de ‘Pis Türk’ diye manşetlere konu oldum, ülkemi ve cumhurbaşkanımı savunduğum için.

YATIP KALKIP DUA EDİYORUM
* Vatandaşlıktan çıkıp sonra Türk vatandaşlığına dönüşünüz nasıl oldu?

Ozan Ceyhun: Yurtdışında olduğum sırada, dönmediğim için vatandaşlıktan çıkarılmıştım. Ben hiç vatandaşlığımı terk eder miyim? Beni başka bir yaşama iten Kenan Evren rejimi oldu. 2000’li yıllarda, Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde Bakanlar Kurulu kararıyla yeniden Türk vatandaşlığımı aldım. Kendisine minnettarım, vatandaşlığıma dönebildiğim için yatıp kalkıp dua ediyorum. Vatandaşlığı kendim istedim, çifte vatandaşlık hakkını da kopararak. O dönem Alman Sosyal Demokrat Parti ile AK Parti arasındaki sıcak ilişkilerde köprü rolü oynayabileceğim düşünüldü. O dönemin Türk büyükelçileri de benim için ‘Yararlı bir şahsiyettir’ dedikleri için bu oldu, sonra da gelip Isparta’da bedelli askerlik yaptım.

BEN MUHAFAZAKÂR SOSYAL DEMOKRATIM
Solcu değil misiniz? Solculuğu bıraktınız mı?

Ozan Ceyhun: Almanya’da hep sosyal demokrat çizgide oldum. Yeşiller’de de aynı çizgideydim. Beni sosyal demokrat partiye üye yapan da Schröder’dir, “Sen özünde sosyal demokratsın, ne işin var Yeşiller’de” dedi. Ve ait olduğum yere gittim. İzmir’den AK Parti milletvekili adaylığıma kadar da sosyal demokrat üyeliğim devam etti. Bunu Türkiye’de kimse anlamıyor ama muhafazakâr bir sosyal demokrat olmak mümkün. Ben Avrupa’da zaten öyle tanınıyordum, onun için Schröder çizgisine yakındım... Mesele solculuğu bırakıp sağcı olmak meselesi değil. Almanya’da sosyal demokratları seçenlerin bir çoğu Türkiye’de AK Parti’yi seçerler.

İDAMLA YARGILANDI

Ünlü yazar Demirtaş Ceyhun’un oğlu Ozan Ceyhun, 1960’ta Adana’da doğdu. 1979’da Boğaziçi Lisesi’nden mezun olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi’nde Alman Dili ve Edebiyatı okudu. 12 Eylül askeri darbesinin ardından Türkiye’den ayrılıp önce Avusturya’ya, ardından Almanya’ya gitti. Bu dönemde Ülkücü Mustafa Eroğlu’nun öğrenci yurduna yönelik bombalı saldırıda öldürülmesiyle ilgili davada idam istemiyle yargılandı. Ceyhun bu davadan 2000 yılında beraat etti.

AP MİLLETVEKİLİ

Almanya’da siyasete atılarak Yeşiller Partisi’ne katıldı. 1992-1998 arasında Hessen Sosyal Başkanlığı, 1998-2000 yılları arasında da AP’de görev yaptı. 2000 yılında Yeşiller’den ayrılıp Sosyal Demokrat Parti’ye geçti. 2004’e kadar AP’deki görevini sürdürdü.

AK PARTİ ADAYI OLDU

Türkiye’nin AB sürecine yönelik çalışmalarıyla öne çıkan Ceyhun, 7 Haziran 2015 seçimlerinde de İzmir’de AK Parti’den milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi.

ATAMAYA 4 PARTİDEN TEPKİ GELDİ

* Faik Öztrak (CHP): “Son dönemdeki atamalar diplomasi mesleğini bir kariyer olmaktan çıkardı. Bu kişi hangi diplomatik kariyerine dayanılarak büyükelçi atanıyor?”

* Cemal Enginyurt (MHP): “Ülkücü katilini büyükelçi olarak tanımadığım gibi, Ülkücüleri HDP ve CHP zihniyetine değişenlerin timsah gözyaşlarına da inanmam. Ozan Ceyhun Ülkücü katilidir.”

* Müsavat Dervişoğlu (İYİ Parti): “İş başına geldikleri günden itibaren Dışişleri Bakanlığı’nın tecrübeli bürokratlarını ‘monşer’ diye aşağılamaya kalkışan zevatın, Türk dış politikasını Ülkücü katillerine bırakması kabul edebileceğimiz bir husus değildir.”

* Osman Tüfekçi (BBP): “Bu yanlışta ısrar edilmesi, Alperenler, Ülkücüler ve Türk Milliyetçileri başta olmak üzere milletimizin, ‘devlet’ ve ‘beka’ kavramlarına dair tüm inandıklarını sorgulamasına sebep olacaktır.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle