Güncelleme Tarihi:

Oluşturulma Tarihi: Aralık 27, 1999 00:00

Merhabalar x :-)) Los Angeles Times'ın manÅŸetinde Avrupa ve Amerika'yı sevindirecek bir haber var. BaÅŸlıkta: "Y2K Korkusu Hafifledikçe Nakit Talebi de Azaldı" denmiÅŸ. (Size bu satırları yazdığım otelde kalan turistlerden -ülke adı lazım deÄŸil- sözetmek istiyorum... Burası dört katlı bir otel ve bu turistlerin hepsi "manzarası hoÅŸ" diyerek dördüncü katta kaldıkları halde asla asansörü kullanmıyorlar. Eveli gün bunlardan ikisiyle aramızda az bir ünsiyet peydah oldu. Nasıl yalvar yakar oluyorlar asansörü kullanmamam için Inanamazsınız! (Bizden beterler.) "Millenium Bug, Millenium Bug" deyip duruyorlar gözlerini aça aça... Yüzlerine karşı gülemediÄŸim gibi aldırmaz aldırmaz asansöre bile binemiyorum ciddiyetleri karşısında. Salak salak dört kat merdiveni çıkmak zorunda kaldım iki sefer.) Habere dönelim... Son üç ayda, ABD bankalarından çekilen nakit paranın 21.4 milyar Dolar olduÄŸu bildiriliyor. Bu bir rekormuÅŸ. Para çekme iÅŸinin 31 Aralığa kadar devam edeceÄŸini tahmin eden bankalar deli gibi nakit hazırlamışlar ama tüm basın ve medyada yayınlanan "garanti" haberleri ve "endiÅŸeye mahal yok" anonsları iÅŸe yaramış olmalı ki halk bankalardan nakit çekme iÅŸine neredeyse son vermiÅŸ. "Mamafih" deniyor gazetede, "ÅŸu ana kadar çekilen miktar hala dışarıda"... The Sunday Times'ın ilk haberi yine Hamilton hakkında. Harrods Magazaları Sahibi -ve Lady Diana'nın erkek arkadaşı Dodi El Fayed'in Babası- Mohamed al-Fayed'den rüşvet almakla suçlanan Muhafazakar Parti üyesi Neil Hamilton'un davası son üç aydır sürekli gündemde ve neredeyse yirmi gün boyunca The Times'ın manÅŸetinde... Dünkü haberde özetle, çok önemli bulgular olmasına raÄŸmen, yargıcın, jürinin kararı öncesinde yaptığı "toparlama" dava özetinin yetersiz olduÄŸu yorumu yapılmış... Hem San Francisco Gate'in hem Washington Post'un manÅŸetlerinde kaçırılan, Hindistan Havayolları'na ait uçak var. Gazetelerdeki haberler neredeyse aynı. Associated Press geçmiÅŸ zaten haberi... "Korsanlar Hindistan'dan Mahkumların Serbest Bırakılmasını Talep Etti" mealindeki baÅŸlıkları bile cok benzer... Her iki yazıda da olayla ilgili son geliÅŸmeler bildiriliyor. Hindistan'da mahkum olarak bulunan Maulana Masood Azhar adlı dini liderin ve birkaç KaÅŸmir Savaşçısı'nın serbest bırakılmasını talep ettikleri yazılı... Ä°brahim adlı korsan da, Azhar'ın kardeÅŸi olduÄŸunu söylemiÅŸ. Korsanların, uçaktaki kimi yolcuları, öldürdükleri yolcunun cesediyle birlikte BirleÅŸik Arap Emirliklerinde bıraktıklarını bildiren gazete, yolcuların epeyce bir kısmının balayından dönen çiftler olduÄŸunu söylüyor. Öldürülen kiÅŸi Rupin Katyal adlı 25 yaşındaki yeni evli bir Hindistan vatandaşıymış. O ve eÅŸi de balayından dönüyormuÅŸ... Haber The Sunday Times'da da ilk sayfada ikinci sırada yer almış. Korsanların hikayesi Gazeteye Sumit Das Gupta adlı Calcutta Muhabiri tarafından geçilmiÅŸ. (Associated Press'in haberini kullanacak deÄŸiller tabiatıynan). Burada, olayın patlak vermesinin ardından korsanların Åžih Militanlar olduÄŸu yolunda spekülasyonlar yapıldığı yazıyor. Ardından Ä°slami KurtuluÅŸ Grubu'nun olayı üstlendiÄŸi, lakin sonradan bunun da yalanlandığı bildirilmiÅŸ... Haberin geçildiÄŸi esnada Afganistan'da bulunan uçaktaki korsanlarla pazarlığa yanaÅŸan kimse yokmuÅŸ (BirleÅŸmiÅŸ Milletler de dahil). Siz bu satırları okurken sorun çözümlenmiÅŸ olur diye umut ediyorum... The New York Times'da Çeçenistan ve Rusya ilk sırada... Rusların nihai atağının anlatıldığı haberi yerli basın ve medyadan biliyorduk zaten. Gazetenin yorumu Rusların 1994-96'da Grozni'deki sokak savaÅŸlarındaki hatalarını tekrarlamamaya gayret ettikleri yolunda. Mealen "O vakit yüzlerce Rus askerini bu çarpışmalarda kaybetmiÅŸlerdi; ÅŸimdiyse asıl amaçları daha temkinli davranarak direnişçileri saklandıkları yerlerden bulup çıkarmak" deniyor. The Guardian'ın ilk haber ilginç. "Yeni Yıl UyuÅŸturucuları Herkese Serbest" denmiÅŸ. "Drug" kelimesini nasıl çevireceÄŸimi bilemedim. Her türden uyuÅŸturucu/uyarıcı hap vs. kastediliyor. Polis bu konuda genel bir "göz yumma" politikası izlemeye karar vermiÅŸ gazetenin söylediÄŸine göre. Ä°sim vermeksizin görüşü alınan polisler "o gece bu türden hap ve sair keyif vericileri kullanan herkesi tutuklarsak, iÅŸimiz var" mealinde konuÅŸmuÅŸ. Gazete, bu çok çok özel gecede, sonuçta herkes ozgürce eÄŸlenecek yorumunu yapıyor. Aslında Polis, herzaman olduÄŸundan daha fazla alarm durumda olacakmış. Bireysel keyifler duzeyindeki "drug" kullanımına göz yumma kararında olan teskilat ve her türlü acil yardım hizmeti yapan kuruluÅŸlar en az iki gün surmesi beklenen -çılgın- kutlamalara karşı ÅŸimdiden hazırlanmışlar. Beklenen felaketler arasında dini tarikatların toplu intiharlarından "Millenium Dome" denilen büyük yapıyı hedef alan terörist saldırılara kadar bir sürü senaryo varmış... (Hayır, polisin ve diger acil yardım kuruluÅŸlarında çalışanların günahı ne?..) Bu Anglo-Sakson gazetelerinde, bizim gazetelerin sadece "üçüncü sayfa haberleri"nde görmeye alıştığımız bir özel uygulama var. Bizim gazetelerde, olay/haber kahramanlarının adı zikredildiÄŸinde yanına parantez içinde yaşını yazarlar. Ben buna bile yabancılaşırım aslında. Bana öyle geliyor ki bizim "yazı" kültürümüzle baÄŸdaÅŸmayan bir yönü var... Buna karşılık herkesin tanıdığı bildiÄŸi, politika ya da sanat çevresinden, gösteri dünyasından biri sözkonusu ise yaşını es geçiyor bizimkiler. New York Post'un dünkü manÅŸet haberi beni bu konu hakkında daha bir derin düşünmeye sevketti. Amerikalı milyoner ve gözde bekar Jerry Seinfeld'in, bir darılıp bir barıştığı uzatmalı sevgilisi Jessica Sklar'la evlendiÄŸi haberi. Özetle ünlü (?) çift East Village'da herkesten gizlice evlenmeyi baÅŸarmış... Haberi okumaya baÅŸlıyorsunuz, ve gözde milyonerin adı geçer geçmez abes bir "45" rakamı, sonra virgül ve cümlenin geri kalanı. Adamın "Jerry Seinfeld 45" gibi alfanümerik bir adı olduÄŸu zehabına kapılabilir insan. Keza niÅŸanlısının da: "Jessica Sklar 28"! Bu ne ekonomi duygusudur anlayamıyorum. "28 yaşındaki Jessica Sklar" deseler neleri aşınır?.. (Bizimkiler de yapıyor bunu "üçüncü sayfa"larda ama hiç deÄŸilse iki parantez attırıyorlar.) Sonuçta, tabii, okuyucuyu maksimum oranda bilgilendirme amacıyla yazılıyor bu tevellüt bilgileri. Aslında... Sahi ya'... biz neden herkesin yaşını yazmıyoruz? Benim Sibel Can'ın, Yargıtay BaÅŸkanı'nın, Fatih Terim'in ve Yıldırım Akbulut'un yaÅŸlarını zaten ezbere bildiÄŸimi mi varsayıyor muhabirlerimiz? Vallahi bilmiyorum. Sonra, bu insanlar her yıl bir yaÅŸ daha alıyorlar. "Süleyman Bey 69 yaşındaydı en son ama, kaç yıl önceydi o?.. Dur bakiyim, biz öteki evde oturuyorduk... 74 mü olmuÅŸ?.." gibisinden zorlamalar, doÄŸal olarak hafıza devrelerimde muhtelif kısadevreler yaratıyor. New York Post'taki bomba haberle kapatalım: BaÅŸlık: "Elizabeth Taylor Jacko'nun Yeni EÅŸi Olacak mı?" ÅŸeklinde. Jacko da Michael Jackson oluyor... London Star adlı Ä°ngiliz tabloidinde çıkan habere gore Jackson, bir arkadaşına "10 yıldır dostuz; o çocuklarımın bir nev'i annesi zaten... Ama onunla olan birlikteliÄŸimizi araya cinselliÄŸi karıştırıp tüketmek istemiyorum" ÅŸeklinde konuÅŸarak evleneceklerinin kesin olduÄŸu izlenimi yaratmış... Evlenseler, milenyumun düğünü olur hiç kuÅŸkusuz... Yarın görüşürüz x :* Ece S. - 27 Aralık 1999, Pazartesi Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!