600 haftadır arıyorlar

600 haftadır arıyorlar

Türkiye’nin en uzun süren eyleminin sahibi Cumartesi Anneleri, dün 600. kez Galatasaray Meydanı’ndaydı. Adalet taleplerini yinelediler, kayıplarının akıbetini sordular. Geçen 21 yılın tanıkları nelerin değiştiğini anlattı.

Haberin Devamı

Galatasaray Meydanı, güvenlik güçlerince gözaltına alındıktan sonra bir daha haber alınamayan insanların ailelerinin ilk buluşmasına 27 Mayıs 1995 Cumartesi günü ev sahipliği yaptı. ‘Kayıplarımızı istiyoruz!’ diye başlayan bu barışçıl gösteri Türkiye’nin en uzun süreli eylemine dönüştü.

Cumartesi Anneleri, dün Galatasaray Meydanı’nda 600. kez buluştu, aynı talebi dile getirdi: “Gözaltında kaybedilenlerin akıbeti açıklansın, kaybedenler yargılansın ve bir daha kimse gözaltında kaybedilmesin.” Onları desteklemek için gelen yüzler, güvenlik aramalarının ardından meydanda yerini aldı.
İlk konuşmayı 1980’de kaybedilen Hayrettin Eren’in annesi Elmas Eren aldı: “Pırıl pırıl çocuklarımızın suçu neydi? Çok şey istemiyoruz, yavrularımızın kemiklerini istiyoruz.” Ardından ikinci kuşak adına Besna Tosun sözü aldı ve “Sustuğumuz için, Cumartesi Anneleri’yle 1990’larda sokağa çıkmadığımız için hepimiz biraz suçluyuz” dedi.

Haberin Devamı

FERYATLAR AZALMADI

Peki geçen 21 yılda ne değişti? Bu soruyu Cumartesi Anneleri sözcüsü Sebla Arcan şöyle yanıtlıyor: “90’lı yıllarda tüm hak arama kanalları kapalıydı. Yalnız OHAL bölgesinde değil, İstanbul, İzmir, Ankara gibi şehirlerde de insanlar gözaltına alındıktan sonra kayboluyordu. Galatasaray’da sessiz oturma eyleminde her cumartesi bir kaybın dosyası paylaşıldı. Başladıklarında ‘teröristlerin anneleri’ diye etiketlenerek düşmanlaştırılıyordu. Seslerini duyurduktan sonra ‘düşman’ değil, adalet talep eden yurttaşlar oldukları açığa çıktı. Ancak feryatlar azalmadı. Birleşmiş Milletler’in Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Sözleşme hâlâ imzalanmadı.”

SAĞ BULUNAN KİMSE OLMADI

Geçen 600 hafta boyunca 500’den fazla kayıp anıldı. İstanbul’daki oturmalara 45 aile katılıyor ama diğer illerden de gelen ziyaretçiler oluyor. Bu süre boyunca gelen ‘iyi haber’ oldu mu hiç? Arcan, bu soruyu şöyle cevaplıyor: “Galatasaray’da fotoğrafını taşıdığımız yüzlerce insandan hiçbiri sağ bulunamadı. Ancak çok uzun yıllar sonra kemiklerine ulaştığımız kayıplar oldu. Örneğin; 1995’te gözaltına alınarak kaybedilen 13 yaşındaki Seyhan Doğan. Seyhan’ın annesi Asiye Doğan ve babası Ramazan Doğan ölene kadar Galatasaray’a geldi ama çocuklarının kemiklerine kavuşamadan vefat etti.”

Haberin Devamı

600 haftadır arıyorlar

Sezgin Tanrıkulu - Zeynep Bilgehan

‘HUKUKSUZLUK ÖRNEĞİ’

Neredeyse her cumartesi eyleme katılan CHP İstanbul milletvekili Sezgin Tanrıkulu 600. hafta buluşmasının bir başarı değil, Türkiye için bir hukuksuzluk ve cezasızlık örneği olduğunu söylüyor. Eylemin başladığı dönemde Diyarbakır’da avukatlık yapan Tanrıkulu meydanla ilgili duygularını şöyle anlattı: “Büyük bir aile gibiyiz. Tanıdığım, avukatlığını üstlendiğim insanlardan ‘Acaba bugün kim çıkacak’ diyorum. Mesela Fikri Amca... Kaybedilmeden 2-3 gün önce benim büromdaydı. Kendisini yakın tanırdım. Onu kurtaramadım. 73 yaşında kayboldu, cenazesi hâlâ yok. En çok onun eşi Dilşah Teyze’ye borcum var.”