17 yıl dağda kaldı, teslim olup serbest bırakıldı

Güncelleme Tarihi:

17 yıl dağda kaldı, teslim olup serbest bırakıldı
Oluşturulma Tarihi: Nisan 08, 2009 10:57

PKK’nın Kuzey Irak’taki kamplarında 17 yıl boyunca silahlı faaliyet yürüten, ardından kendisi gibi PKK’lı olan bir kadınla evlenerek örgütten kaçarak Türk güvenlik güçlerine teslim olan ‘Agit’ kod adlı C.K., 8 aylık tutukluluğun ardından serbest bırakıldı.

Kuzey Irak’taki Hakurk, Zeli, Avaşin, Şehidan, Hınere ve Kandil dağındaki çeşitli kamplarda 1991 yılından beri takım sorumlusu olarak faaliyet yürütürken 8 ay önce PKK’lı olan sevgilisi ile birlikte kaçarak KDP peşmergelerine sığınan ve Türk güvenlik güçlerine teslim edilen PKK’lı C.K.’nın yargılanmasına Özel yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşmada hazır bulunan C.K., Kars’ın Sarıkamış İlçesinde 12 yaşında çobanlık yaparken PKK tarafından kaçırıldığını belirterek şunları anlattı:

“Ben örgüte 12 yaşında katıldım. O dönem örgütün zorunlu askerlik uygulaması vardı. Beni arazide karşılaşınca yanlarına alıp götürdüler. Örgüt içinde çeşitli kamplarda kaldım. Son olarak Osman Öcalan’ın bulunduğu Hakurk kampında örgütten kaçmak isteyenlerin tutulduğu yeraltındaki hapishanede gardiyan olarak görevlendirildim. Buradaki kayalıklar arasında tek kişinin kalabileceği hücreler de vardı. Burada ‘Cotkar’ kod adlı kişi nişanlısıyla birlikte örgüte katıldığı için öldürüldü. Çünkü örgütte katı kadın- erkek ilişkisi vardı. Hapishanede tutulan Eyüp kod adlı kişi de sınırdan geçiş sırasında çatışma ortasında kalıp tüm arkadaşları öldürüldüğü için akli dengesini kaybetmişti. Bu kişi ne söylediğini bilmediği için Osman Öcalan’ın talimatıyla infaz edildi. Bu hapishanede tutulan ve ismini hatırlamadığım çok sayıda kişi bizzat Osman Öcalan’ın emriyle kurşuna dizildi. Bazen ölümler toplu uygulanmakta üçerli ve dörderli infazlar yapılmakta, ölenler ise toplu çukurlara gömülmekteydi. Ayrıca cezaevlerinde tutuklu bulunan örgüt mensuplarıyla ilgili kurulan soruşturma komisyonunun verdiği raporlar doğrultusunda ağır işkenceler yapılıyordu. Ben gardiyan olduğum için gözlerimle gördüğüm işkence yöntemleri arasında geceleyin soğuk suya sokma, vücudunu soyarak deri kayış veya ıslak ağaç dalı ile dövmek, şiş veya demir çubukların ateşte kor haline getirilip örgüt mensuplarının vücutları dağlanıyordu.”

‘ERBİL VE TAHRAN'DA AMELİYAT OLDUM’

KDP- KYB ve PKK arasında çıkan çatışmalara katıldığını, çok zayiyat verilmesi nedeniyle PKK’lıların büyük bölümünün Zeli kampına kaydırıldığını, o dönem buraya kaydırılmaması halinde Kuzey Irak’taki tüm PKK’lıların imha olacağını belirten C.K. ifadesinde şöyle devam etti:

“Elektronik mühendisi olan ‘Akif’ kod adlı PKK’lı bize radyo, telsiz, saat, jeneratör ve oto tamiri konularında eğitim verdi. Çalışır haldeki bir araç bozularak tamir etmemiz sağlanıyordu. Çünkü örgütün teknik elemanlara ihtiyacı vardı. TSK’nın hava harekatları genellikle gündüz ve sıkça yaşandığı için psikolojik etkisini kaybetti, örgüt mensupları artık gündelik yaşamın bir parçası gibi hareket ediyorlar. PKK beni Erbil’deki Cumhuri hastanesine gönderip burada apandisit ameliyatı olmamı sağladı. Sonra iyileşince bu kez ‘Özgür Kürdistan’ın Sesi’ adlı dağdan yayın yapan radyoda görevlendirildim. Avaşin kampında ise güvenlik güçlerinin telsiz ve haraket kodlarını deşifre edip örgüt mensuplarına aktardım. Bu kampa TSK operasyonu olunca, askerlerle kısa süreli çatışma yaşadık. Evlenip birlikte teslim olduğum ‘Zindan’ kod adlı N.A. da bu kamptaydı. PKK İran sınırındaki Şehidan kampı yakınlarında gümrük noktası kurup haraç toplamaya başlayınca, bu kez bu kampa gittim. Burada Türkiye ve Avrupa’ya aktarılacak uyuşturucu trafiği yönlendiriliyor ve uyuşturucu kaçakçılarından yüklü miktarda para topluyorduk. Bu noktada örgütün en önemli gelirlerinden biri de uyuşturucudur. Burada düşme sonucu burnum kırılınca Tahran’daki Tevari Hastanesinde 3 ay tedavi gördüm, iyileşince tekrar dağ kadrosuna gittim.”

PKK'NIN BARAJI

Hınere kampında PKK’nın 2 baraj kurduğunu, buradan 600 haneli bir yerleşim birimine besleyecek kapasitede elektrik üretildiğini anlatan C.K., “Ayrıca içinde acil müdahele, diş dolgu ve protez odası, tıbbi cihaz, doktor ve hasta dinleme odalarından oluşan tam teşekküllü hastane ile kağıt kesme ve baskı merkezinden oluşan matbaa var. Tarım ve Hayvancılık birimi kuran örgüt buradan temin edilen hasat ile diğer kamplara takviye yapıyor. Saddam döneminde İran- Irak sınırına döşenen mayınları örgüt sökerek Türkiye’ye gelen gruplarla güvenlik güçlerine karşı kullanılmak üzere gönderiliyor. Füzeler ise Rusya’dan alınıyor. Kamplarda en çok Türk TV kanallarındaki diziler izleniyor. Deli Yürek, Kurtlar Vadisi, Avrupa Yakası ve Yaprak Dökümü gibi diziler ile dünya kupasında Türkiye grubunun maçları, tartışma ve haber programları kaçırılmadan izlenir” dedi.

‘İŞSİZ, YOKSUL GENÇLER KATILIYOR’

PKK’nın Türkiye Çalışma Merkezi adıyla yeni bir yapılanmaya gittiğini ve bu birimin Türkiye’den örgüte eleman temin etme görevi yürüttüğünü belirten C.K., genellikle işsiz, fakir ve 15- 17 yaş grubunda olan maceraperest gençlerin örgüte kazandırıldığını söyledi. ABD’li üst düzey askeri yöneticilerin de zaman zaman kampa gelip PKK yöneticileriyle görüştüğünü anlatan C.K. şöyle konuştu:

“PKK bölgede giderek etkisini ve sempatisini kaybedince Mesud Barzani hem Kuzey Irak’taki hem de Türkiye’nin Güneydoğusundaki Kürtler üzerinde etkili olmaya çalışmaktadır. PKK tabanı üzerinde sempati oluşturmaya çalışılıyor. Barzani’nin en önemli stratejilerinden biri de bölge Kürtlerinin lideri konumunda olmaktır. Bu da örgütü çok rahatsız ediyor. Ben eşim N.A. ile tanıştıktan sonra plan yaparak kaçmaya karar verip peşmergelere teslim olduk. 19 gün sorgulandıktan sonra serbest kaldım ve Duhok’ta bir mazot fabrikasında usta olarak işe girdim. Sonra Servet adında oğlum olunca eşimle birlikte Türkiye’ye teslim olmaya karar verdim, pişmanım.”

Mahkeme, sanığın tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak, ileride etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılabileceği gerekçesiyle tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesini kararlaştırdı.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!