GeriEğitim Yale’in kapısını yeşil papağanlarla açtı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yale’in kapısını yeşil papağanlarla açtı

Yale’in kapısını yeşil papağanlarla açtı
Abone Olgoogle-news

Türkiye’den her yıl binlerce öğrenci eğitim için yurtdışına gidiyor. Kimi Türkiye’de bir üniversite kazanamadığı için, kimi dil öğrenmek için katılıyor bu kervana. Bazılarını ise dünyanın önde gelen üniversiteleri havada kapıyor.

İşte onlardan bir tanesi Selin Gören. Amerika’daki Yale Üniversitesi'nden tam burslu olarak kabul alan 19 yaşındaki Selin aynı zamanda bir iklim aktivisti. Üniversiteye kabul edilme hikayesi de oldukça ilginç. Ona Yale’in kapılarını Afrika’dan gelip son yıllarda İstanbul’un yeşil alanlarında sıkça görülen papağanlar açmış.

YALE ONU DEĞİL O YALE’Yİ SEÇTİ
Selin Gören lise sona geldiğide aklında Princeton, Harvard ve Yale üniversiteleri vardı. Hepsini araştırdı. Onu en çok Yale Üniversitesi’nin atmosferi cezbetti. Başvurusunu yaptı ve daha okul devam ederken geçen kış tam burslu olarak kabul aldı. Sonra da liseden dereceyle mezun oldu. Mezuniyette Robert’e en çok katkı sağlayan öğrenciye verilen İsmail Cem Ödülü’nü aldı. Yale’e başvuru sürecinde bir makale yazması gerekiyordu. Makalesinde kendisinden bahsetmek yerine insanların yakın çevresinde ve dünyada olup bitenlere karşı duyarsızlığını anlattı. Bunu anlatırken de son yıllarda şaşırtıcı biçimde İstanbul’un ağaçlık bölgelerinde sıkça görülen tropik iklim kökenli papağanları çıkış noktası olarak seçti.  Selin, kendisine Yale Üniversitesi’nin kapısını açan makalesini şöyle özetliyor:
“Okulumuzun bahçesindeki ağaçlarda gördüğüm yeşil papağanlar her zaman dikkatimi çekmiştir. Ancak şunu şaşırarak gördüm ki çevresine duyarsız olan insanlar bu papağanları hiç fark etmediler. İşte Yale Üniversitesi’ne tam burslu olarak kabul edilmemi sağlayan makalede bu körlükten bahsettim. İstanbul’un yeşil papağanlarından hareket ederek; Hambach Ormanı’ndaki kesimden Mozambik’teki kasırgaya ve Bodrum’da kıyıya vuran 3 yaşındaki Aylan bebeğe kadar insanların çevresinde olup bitenlere karşı duyarsızlığını şiirsel bir dille anlattım.”

Geçen yıl Robert Kolej’i dereceyle bitiren Selin Gören, derslerdeki başarının iyi bir üniversiteden kabul almanın tek şartı olmadığını düşünüyor. Ona göre sosyal yaşam da çok önemli. Kendini bir iklim aktivisti olarak tanımlayan Selin’e göre dünyanın yaşanır bir yer olarak gelecek nesillere aktarılabilmesi için herkes elinden gelenin en iyisini yapmalı. Bunun için kendisine ünlü hikayedeki sinek kuşunu örnek alıyor.

Yale’in kapısını yeşil papağanlarla açtı

SİNEK KUŞUNUN HİKAYESİ
“Ormanda çıkan büyük yangından tüm hayvanlar kaçarken küçük bir sinek kuşu yakınlardaki dereye gidip gagasında getirdiği suyla yangını söndürmeye çalışıyormuş. Diğer hayvanlar “Boşa uğraşıyorsun. Bu dev yangına karşı ne yapabilirsin ki?” dediklerinde sinek kuşu; ‘Elimden gelenin en iyisini yapıyorum’ demiş. Selin de “dünya ve ülken için ne yapmak istiyorsun” sorusunu “Elimden ne geliyorsa yapmak istiyorum” diye yanıtlıyor.

Yale’in kapısını yeşil papağanlarla açtı

İYİ Kİ BİSİKLETİM ÇALINMIŞ
Çocukluğundan beri yazmaya ve sosyal faaliyetlere meraklı olduğunu söyleyen Selin Gören yazmaya bisikletinin çalınmasıyla birlikte başladığını anlatıyor:
"İlkokul üçe giderken çok sevdiğim pembe bisikletim evimizin önünden çalındı. Başta çok üzüldüm ama sonra bunu yazmaya karar verdim. Kafamda canlandırmaya başladım ve kimin neden çaldığını hayal ettim. “Çalan kişi bir çocukmuş. Çevresindeki herkesin bisikleti varmış ama bu çocuğun ailesinin maddi durumu kötüymüş. Hep bisikleti olsun isteyen bu çocuk gördüğü bisiklete binip gitmiş.” Bu benim ilk yazımdı ve babam doğum günümde bunu bastırıp küçük bir kitap halinde bana hediye etti. Her şeyin başlangıcı buydu belki de ve sırf bu yüzden hırsıza kızmak bir yana ona teşekkür borçluyum. Hakkım da helal olsun.

TEOG’DA TÜRKİYE BİRİNCİSİ
Küçükken ‘r’ harfini söyleyemezdim. Aynanın karşısında kendi kendime rol yapardım, bir sürü kitap okurdum ama o harf bir türlü doğru çıkmazdı ağzımdan. Annem hem ilgimden ötürü hem de diksiyonum düzelsin diye beni tiyatroya yazdırdı. Bu şekilde daha düzgün konuşmaya başladım. Orta öğretim için özel bir okulu yüzde 100 burslu kazandım. Ortaokulda dans etmeye de başladım. Yıldızlar kategorisinde Türkiye birincisi oldum. Aynı yıl TEOG’da da Türkiye birincisi oldum ve Robert Kolej maceram da böyle başladı. Burayı tercih sebebim eğitimden ziyade öğrenci kulüpleri, öğrenciye verilen sorumluluk ve etrafındaki ormanlık alandı. İklim aktivistliği serüvenim de burada başladı.

LİSEDE İLK KİTABIMI YAZDIM
Gittiğim her yerde değişim yapmak gibi bir isteğim var benim. Lisede de nerede değişim yaratabilirim diye düşünmeye başladım. Okulda permakültür (sürdürülebilir tarım) yapıyordum. Küçük bir bahçemiz vardı. Salatalık falan yetiştiriyorduk. Coğrafya dersini de çok severdim. Hocamız bizi Bursa’da bir çiftliğe götürmüştü. Orada iklim krizinden ve geleceğimizin tehlike altında olduğundan bahsedilmişti. O gün bu konuda bir şeyler yapmaya karar verdim ve yine yazarak başladım. Sanatla da ilgiliydim zaten. Doğa ve sanat üzerine düşüncelerimi deneme şeklinde yazmaya başladım. “Benim Mevsimlerim” diye bir kitap çıktı ortaya. Kitabım bu kez gerçek bir yayınevi tarafından basılmıştı. Çocukluğumdan bu yana iç içe olduğum babamın dev kütüphanesinde artık benim de bir kitabım vardı. Bu çok büyük gururdu benim için.

Yale’in kapısını yeşil papağanlarla açtıGRETA İLE ‘TÜRKÇE’ KONUŞTUK
Bir gün radyo dinlerken “iklim acil” diye bir toplantı olacağını duydum. Ben de o konferansa katıldım. Anlatılanlardan çok etkilendim ve hayatım değişti adeta. Girişime de çok meraklı olduğum için iklim krizi üzerine araştırmalar yapmaya ve yazılar yazmaya başladım. 11’inci sınıftayken İsviçre’nin Lozan kentinde Avrupa’nın birçok ülkesinden iklim aktivisti gençlerin katıldığı bir zirveye Türkiye’yi temsilen gittim. Greta Thunberg de oradaydı ve onunla Cenevre’ye giderken keyifli bir tren yolculuğu yaptık. Türkçe ile İsveççenin benzerliği üzerine konuştuk. Greta’nın Türkçe’ye çok ilgisi vardı. Güzel bir anı oldu benim için.

Yale’in kapısını yeşil papağanlarla açtı

GQ YILIN İLHAM VERENİ SEÇİLDİM
İklim aktivisti arkadaşım Atlas Sarrafoğlu ile GQ Men of the Year ödüllerinde ‘2020’nin İlham Verenleri’ seçildik. Ödülün teması 2020’ye iyi gelenlerdi. Böyle bir ödül almak beni çok mutlu etti. Ayrıca TOG ve Eti’nin Sen Gençsin Güç Sensin yarışmasında Türkiye’de desteklenen 16 gençten biri seçildim.

HEDEFİM DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK
Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte yürüttüğümüz bir çalışmamız var. İklim krizinin müfredatta yer alması projemiz var. Bunun da en kısa zamanda hayata geçirilmesi için çalışmalarımız sürüyor. İklim ve çevre konusunda çok iyi işler yapabileceğimizi düşünüyorum. Ben de uzun vadede okulumu bitirdikten sonra ülkeme dönüp burada güzel işler başarmak istiyorum. Türkiye’yi çok daha yaşanılır bir yer yapmak için uğraşmaya devam edeceğim.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle