Geleceğin iş modeli: Holywood’a hazır mısınız?

Geleceğin iş modeli: Holywood’a hazır mısınız

New York Times Magazine’de ‘What Hollywood Can Teach Us About the Future of Work? – İşin geleceğine dair Holwyood bize ne öğretebilir?’ başlığı ile yayımlanan yazı kuşkusuz ilgimi çekti.

Haberin Devamı

Geleceğin iş modeli: Holywood’a hazır mısınız

İçinde hem Holywood hem “işin geleceği” gibi seçici algı reseptörlerime dokunan tılsımlı kelimeler vardı. Hemen okudum ve sizinle de paylaşmayı arzu ettim. Çünkü konuyu hayati buluyor, sizleri de geleceğinizi yapılandırırken ya da gençlerin, çocukların eğitim, kariyer, iş ve aslında bütünsel olarak yaşamlarını şekillendirmelerine yardımcı olurken dikkate almanız, ezberlerinizi bozmanız için uyarmak istiyorum.

Film setinin ilk günü...

Adam Davidson finansal konularla ilgili bir macera filmine finansal danışmanlık yapmak üzere gittiği Holwyood setinin ilk gününü şöyle anlatıyor:
“Çekimlerin ilk günüydü. 150 kişi civarındaki set ekibi ben gittiğimde harıl harıl çalışmaya başlamıştı.
Teknik ekipler kablo döşüyor, sesçiler mikrofonları ayarlıyor, ışıkçılar çeşitli boylardaki projektörleri yerleştiriyorlardı. Sinamatograflar bir köşede gün ışığından nasıl yararlanacaklarını, açılarını hesap edip, filtrelemeyi nasıl yapacaklarını tartışırken, dekoratörler son dokunuşlarını yapıyor, halı döşüyor, kostümcü bir taraftan makyajı yapılıp, saçı taranan başrol oyuncusuna hangi ayakkabıları giyeceğini gösteriyor, giydiriyordu. Oyuncular ezberlerini, mimiklerini tekrarlayıp, mini provalar yaparken, ben de önüme çıkan bir asansörün düğmesine basıp bekliyor ve dekor olduğunu anlayıp, kendi kendime gülümsüyordum.

Fark ettiğim ve şaşırdığım şey, birbirine benzemez onca insanın setteki işleri maharetle, hızla, sükunetle, akışkan bir biçimde ve sanki sihirli bir elin sağladığı uyumla, anlık aksiyonlarla yaptığı idi. Ekibin neredeyse tamamı (hatta bazıları ilk kez orada görüşecek kadar birbirine yabancı idi) sadece bu film için bir araya gelmişti. Proje bitince herkes kendi yoluna gidecekti. Yani bu iş için geçici bir ekip olmuşlardı. Görevlerini yapacaklar ve ayrılacaklardı. Olay bundan ibaretti…”

Haberin Devamı

Uzun-kalıcı yerine, kısa-geçici

Yukarıda aktardığım ve son yıllara iş dünyasında ‘Holywood Modeli’ olarak kullanılmaya başlanan örnek, düzenek ve süreçler aslında geleceğin çalışma koşulları, iş hayatı açısından çok ciddi sinyaller veriyor. Adeta “yarınlarda insanların nasıl, ne yaparak para kazanacağının simülasyonunu” yapıyor.

Endüstrileşmenin ilerlediği, kurumsallaşmanın emeklediği yıllarda Japon iş modeli ve felsefesi tüm dünyaya esin kaynağı örnek ve yol gösterici çözüm olmuştu. “İşe ön kapıdan girersin, arka bahçedeki mezara gömülünceye kadar, yani ölene kadar aynı yerde çalışırsın” mottosunu herkes çok benimsemiş, iş hayatı kuralları, sistemleri liyakat, sadakat, bağlılık kavramları bu yaklaşımın etrafında örülmüştü.

Haberin Devamı

Oysa sonraları, özellikle bilgisayar, bilgi devrimi ile aynı yerde çalışma süreleri kısalmaya başladı. Değişim hızı artıp, gelişme, dönüşme, inovasyon, girişimcilik ihtiyacı yükselince hem bireyler hem insanlar için uzun süre aynı yerde kalmak eskisi kadar verimli, akılcı ve mümkün olmamaya başladı.

Kurumsal dünyada kıdem süreleri giderek kısaldı ve iki-üç yıl aynı yerde kalmak (neredeyse) uzun sayılmaya başlandı.

Dünyanın düzeni kalıcı, uzun ilişkiler yerine geçici, kısa ilişkileri gerekli kıldı. Değişim, dönüşüm hızı ve kapsamı arttı. İnsanların bir işe sahip olmak için yeni dünyanın isterlerine uyum sağlaması, kendini tekrar tekrar yenilemesi, güncellemesi, geliştirmesi hem zorlaştı, hem de mecburileşti. Hal böyle olunca “güvenceli, sabit maaşlı, sürekli, uzun yıllar kalınabilecek iş arayışı, bunu sağlayacak meslek sahibi olma arzusu” neredeyse “tek ve ortak ideal” haline geldi. Ve tehlike çanları çalar oldu.

Haberin Devamı

Geleceğin iş modeli: Holywood’a hazır mısınız
İşsiz kalmak istiyorsanız uzun süreli, kalıcı iş peşinde koşun!

İşte tam da buraya dikkat çekmek istiyorum. Bundan sonrasında ‘garantili, uzun, kalıcı’ iş bulmayı hedefleyenlerin aksine işsiz kalacağına kesin gözüyle bakabilirsiniz! diye haykırmak istiyorum.

Dijitalleşme, robotlaşma, yenilenebilir enerji devrimleriyle değişen üretim süreçleri, tüketim ihtiyaçları, teknolojik trendler, yeniçağın yaşamsal koşulları ile değişen fiyatlar, kar marjları, maliyetler ve ücretler vb. gibi hayati nedenlerle artık iş yerlerinin çalışanların sorumluluğunu uzun süre almaları pek olası, akılcı ve operasyonel görünmüyor.

Haberin Devamı

O yüzden iş yerleri artık, “uzun süreli çalışanlardan oluşan maddi, manevi sorumluluğu her geçen gün daha da taşınamaz hale gelen sabit bölümler” yerine geçici, ihtiyaca göre, gereken sürelerde, istenen yetkinliklerde kiralanan “proje ekipleri” ile çalışmayı tercih ediyorlar. Etmek zorundalar. Tıpkı bir Holywood filminde çalışan takımlar gibi.

Sürdürülebilir bir kariyer, iş hayatı, şirket yapısı ancak ve ancak Holywood Modeli diye özetlediğimiz “geçici, kısa süreli projelere, proje ekiplerin sahip olmak ve o ekiplerin parçası olabilmekle” mümkün!

Haberin Devamı

Holwyood iş modelini mümkün kılan en önemli, kilit faktör ise; beceri. Bir işte, bir alanda, bir konuda “en becerikli, işinin erbabı, konusunun uzmanı” olmak.

İşte buna hem çalışanların, hem öğrencilerin, hem de ebeveynlerin çok çok dikkat etmesi gerekiyor.

Çalışıyorsanız;

Şu anda garantili olduğuna inandığınız ya da dingildeyen ücretli bir işiniz olsa dahi bilin ki eğer kendinizi yenileyemezseniz, hatta yenileseniz bile belki de şirketiniz yenileyemeyip batacağı ya da yenileyip, onca çalışana gerek kalmayacağı için her halükarda kısa, orta vadede o işinizi kaybedeceksiniz.

Peki siz ne yapacaksınız? Kendinizi bir konuda, alanda proje gruplarına davet edilecek kadar becerikli kılacaksınız. Kılmalısınız! Bunun için hibridleşerek kendinizden yeni ve daha gelişmiş, güncellenmiş, her daim geçer akçe olabilecek bir siz yaratmak için kolları sıvamalı, beyninizi açmalısınız.

Öğrenciyseniz;

Annenizin, babanızın, “altın bilezik, garantili, çok para getiren iş” safsatalarına kulak asmamalısınız. Aklınızı kullanın, yukarıdaki yazıyı tekrar tekrar okuyun. Fütürist kafadaki büyüklerinizle, yaşıtlarınızla tartışın, cesur olun ve “sevdiğiniz, hayatınızın her anında beraber olmak isteyeceğiniz uzmanlık, hizmet, faaliyet alanınızı” bulup, keşfedip tutkuyla onu geliştirmek en iyi yapmak için çok çalışın. Kendinizi ona adayın. Mazeretler değil, o konuda gelişmek, derinleşmek için çareler yollar, çözümler bulmaya gayret edin ve yürüyün! Kimse tutamasın sizi. Böyle olursanız tutamaz da zaten!

Ebeveynseniz;

Önce kendinizin geleceğini yukarıdakilerden feyz alarak gözden geçirin ve kendi paçanızı kurtarmak üzere harekete geçin. Uçakta anne-babaların oksijen maskesini ilk kendilerine takmasının gerekmesi gibi hani. Ancak bunu yaptığınızda, bu düşünce, eylem seviyesine yükseldiğinizde zaten çocuklarınıza, yakınlarınıza sağlıklı rehberlik edebileceksiniz. Aksi takdirde hem kendinize, hem evlatlarınıza uygunsuz ve uyumsuz rota vereceksiniz, aman dikkat!

Herkese diledikleri, hayal ettikleri Holwyood filminin (kariyerlerinin, iş hayatının) starı, ışıkçısı, en iyi yardımcı oyuncusu, makyözü, tesisatçısı, figüranı vb. olmayı dilerim.

Ne istiyorsak o ve o takımın içinde oluruz…

Haydi “motor!” …

Kaynak: http://nyti.ms/1d770Wp



Haberle ilgili daha fazlası: