GeriEğitim Çocuklar için maviye bürünecekler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çocuklar için maviye bürünecekler

Çocuklar için maviye bürünecekler
Abone Olgoogle-news

20 Kasım Dünya Çocuk Günü etkinlikleri kapsamında İstanbul'da Kız Kulesi ve Galata Kulesi, Ankara'da Atakule, Eskişehir Masal Şatosu'nun yanı sıra Göbekli Tepe, Ankara Cumhuriyet Müzesi, Çorum Hattuşa Surları, Patara Ören Yeri, Efes Celcus Kütüphanesi ve Hadrian Tapınağı ile İstanbul Arkeoloji Müzesi gibi tarihi yapı ve mekanlar maviye bürünecek.

Dünya genelinde çocuk haklarının anıldığı özel bir gün olarak kabul edilen 20 Kasım Dünya Çocuk Günü, bu yıl da farkındalık çalışmalarıyla kutlanacak. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Türkiye'den yapılan açıklamaya göre, BM tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin ardından her yıl 20 Kasım günü, dünya genelinde çocuk haklarına vurgu yapılan özel bir gün olarak kutlanıyor. UNICEF ve ortakları tarafından 190 ülkede bu özel günde özel etkinlikler gerçekleştiriliyor. Türkiye, bu özel günde sosyal medya üzerinden #DünyaÇocukGünü ve #WorldChildrensDay etiketleriyle çocuklar için hayallerini dile getirecek.

UNICEF'in her yıl ortaklarıyla gerçekleştirdiği kutlamalar çerçevesinde hayata geçen Dünya Çocuk Günü etkinlikleri kapsamında İstanbul'da Kız Kulesi ve Galata Kulesi, Ankara'da Atakule, Eskişehir Masal Şatosu'nun yanı sıra Göbekli Tepe, Ankara Cumhuriyet Müzesi, Çorum Hattuşa Surları, Patara Ören Yeri, Efes Celcus Kütüphanesi ve Hadrian Tapınağı ve İstanbul Arkeoloji Müzesi gibi tarihi yapı ve mekanlar da maviye bürünecek. UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi Tuba Büyüküstün'ün de aralarında olduğu UNICEF İyi Niyet Elçileri, UNICEF destekçileri, sanatçılar ve kanaat önderleri #DünyaÇocukGünü ve #WorldChildrensDay etiketiyle sosyal medya üzerinden yapacakları paylaşımlarla çocuk haklarına dikkati çekecek.

TÜRKİYE'DE GERÇEKLEŞTİRİLECEK BAZI ETKİNLİKLER
İllüstrasyon etkinliğinde, dünyanın farklı ülkelerinden 13-24 yaş arası çocuk ve genç daha yeşil/sürdürülebilir; herkes için daha iyi eğitim koşullarına sahip; fiziksel ve mental olarak daha sağlıklı ve iyi hissettikleri ve hiçbir ayrımcılığın olmadığı bir dünyaya ilişkin hayallerini istedikleri malzemeyi kullanarak sanata dönüştürüp, sosyal medya platformlarında paylaştı. UNICEF, bu etkinlik kapsamında global düzeyde de Türkiye'nin de aralarında bulunduğu ülkelerden yollanan eserleri tüm dünyayla sosyal medya kanaları ve web sitesi üzerinden paylaşmaya devam ediyor. Dünya Çocuk Günü Oyun Girişimi etkinliği kapsamında ise UNICEF Türkiye, 20 Kasım Dünya Çocuk Günü öncesinde dezavantajlı çocuklarla ilgili önyargıları aşmak ve çocukların potansiyelini, becerilerini ve yaratıcılığını ortaya çıkarmak için çevrimiçi oyundan faydalanan yeni bir girişim başlatıyor. ‘Potansiyellerini açığa çıkar’ mini oyunu, dezavantajlı geçmişlerden gelen üç çocuğun gerçek hayat hikayelerine ve gelecek hayallerine dayanıyor. Oyunu oynamak ve filmi izlemek isteyenler https://bagis.unicefturk.org/oyun adresinden giriş yapabilecek.

Önemli işbirlikleri etkinliğinde de UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçileri başta olmak üzere sanatçılar, spor kulüpleri, medya kuruluşları, özel sektörden isimler UNICEF'in kampanyasına sosyal medya üzerinden destek vererek hem çocukların seslerini duyurabilmelerine hem de çocuk haklarına dikkatin çekilmesine katkı sağlıyor. Ayrıca bu işbirlikleri UNICEF tarafından çocukların haklarının korunmasına yönelik sürdürülen farkındalık arttırma çalışmalarının güçlenmesine de destek oluyor. Ayrıca UNICEF İyi Niyet Elçisi Tuba Büyüküstün de bu özel güne hazırladığı video ve Instagram canlı yayınıyla destek verecek. UNICEF İyi Niyet Elçisi Cedi Osman da video mesajıyla çalışmalara destek sağlayacak. Bu yıl 21’inci kez düzenlenecek olan Ulusal Çocuk Forumu da tüm illerde çalışmalarını sürdüren İl Çocuk  Hakları Komiteleri'nden temsilci gençlerin pandemi nedeniyle dijital olarak katılımlarıyla gerçekleştirilecek. Komiteler bu yıl tartışmak üzere ‘Sağlıklı Gençler Sağlıklı Gelecek’ temasını seçti. 18-19 Kasım tarihlerinde dijital ortamda buluşacak olan il temsilcileri TBMM'ye sunulmak üzere görüş ve önerilerinin yer aldığı bildirgelerini hazırlayacak. UNICEF ve Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ortaklığında düzenlenen Ulusal Çocuk Forumu, bu yıl Ulusal Koordinatörler, üst düzey yetkililer ve UNICEF Temsilcisinin TBMM'de bir araya geldiği ve gençler tarafından bildirgenin basınla paylaşıldığı kapanış töreni ile hayata geçirilecek.

ÇOCUK VAKFI’NDAN EĞİTİM VE ÖĞRETİM HAREKETİ ÇAĞRISI
Çocuk Vakfı, çocuk ödevi için eğitim ve öğretim hareketi çağrısı yaptı. Eğitim ve öğretim hareketi için yedi ilke belirlendi. Bunlar; medeniyet değerleri ve insan anlayışı, çocuğa ve çocuk görüşüne saygı, bilimsel yaklaşım, evrensel pedagojik değerler, özerk kurul modeli, partilerüstü yaklaşıma uygunluk, bütün toplumsal paydaşların katılımı olarak belirlendi. Ayrıca beş öneride de bulundu. Bu öneriler ise şöyle:
- Çocuk görüşü alınması için Türkiye Çocuk Meclisi kurulması,
- Özerk yapıda Türkiye Eğitim Konseyi oluşturulması,
- Türkiye Eğitim Politikası ve Strateji Belgesi’nin hazırlanması,
- Çocuk ve yetişkin görüşü alınarak eğitim ve öğretim sisteminin amaç, işlev ve hedeflerinin yenilenmesi,
- Milli Eğitim Temel Kanunu’nun yeniden hazırlanmasına öncülük edilmesi.

ÇOCUKLAR ‘AYRIMCILIĞI’ VE ‘EŞİTSİZLİĞİ’ ANLATTI
İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi tarafından, Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında düzenlenen ‘Çocuklarla ve Çocuklar İçin Kapsayıcı ve Katılımcı Bir Dünya’ temalı online seminer dizisinin ilk ayağında Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin dört temel ilkesinden biri olan ‘ayrım gözetmeme’ ilkesi ele alındı. Moderatörlüğünü İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi’nden Gözde Durmuş’un yürüttüğü panelde açılış konuşmasını İstanbul İsveç Başkonsolosluğu’ndan Peter Ericson ile İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci yaptı. Prof. Dr. Uyan Semerci, “Bugün bu etkinliği iki önemli kavram olan ‘kapsayıcılık’ ve ‘katılımcılık’ çerçevesinde gerçekleştiriyoruz. Pandeminin var olan eşitsizlikleri giderek artırdığı bugünlerde çocukların gözünden yaşanan ayrımcılık ve eşitsizlikleri dinlemek çok kıymetli. Çocuğun üstün yararını ve çocuk haklarını gözeten bir çocuk katılımını çok önemsiyoruz” diyerek sözü çocuklara bıraktı. Online seminer dizisi bugün düzenlenecek ‘Pandeminin Çocuklar Arasındaki Eşitsizliklere Etkisi: Türkiye ve İsveç Deneyimi’ ile ‘Çocuklar Arasındaki Farklı Eşitsizliklerle Mücadele Etmek: Sahadan Deneyimler’ başlıklı iki oturumla devam edecek.

‘EŞİTSİZLİKLERLE’ MÜCADELE İÇİN ‘ÇOCUK KATILIMI’
Çocuklarla birlikte eşitsizliklerle mücadele edebilmek için gerçek bir çocuk katılımının sağlanması şarttır. Yunanistan Çocuk Ombudsmanlığı’ndan 15 yaşındaki Angela Korkovelou da konuşmasında Avrupa düzeyinde çocuk haklarıyla ilgili katıldığı büyük etkinliklerde ve içinde yer aldığı organizasyonlardaki çocuk katılımına dair deneyimlerini paylaştı. Korkovelou, “Çocuk katılımının sağlanabilmesi adına çocukların kendilerini güvende hissetmeleri ve fikirlerini özgürce ifade edebilecekleri bir platforma sahip olmaları önem taşıyor” dedi.

‘DÜNYADA GÖRMEK İSTEDİĞİNİZ DEĞİŞİMİN KENDİSİ OLMALISINIZ’
Türkiye Girl Up Hareketi’nden 17 yaşındaki Selin Özünaldım ise, “Bir parçası olduğum He for She Hareketi için çalışırken özellikle ergenlik çağındaki kız çocuklarının özgüvenlerinde büyük bir düşüş gözlemledim. Biz kızlar olarak içimizdeki gücün ve potansiyelin farkına varamayabiliyoruz. Cinsiyetçi önyargılardan korunabilmek için kızlar olarak birbirimize destek olmalıyız. Türkiye Girl Up, kızların kendi liderlik becerilerini keşfedebilecekleri ve kendi tutkularının peşinden koşabilecekleri bir platform yaratmak amacıyla var. Toplumsal cinsiyet eşitliğinden politikaya, iklim krizinden sanat ve spora kadar birçok farklı alanda verilen kapsamlı eğitimlerle kızların daha iyi bir geleceğe sahip olabilmesi hedefleniyor. Eğer toplumda bir değişim, ilerleme yaratmak istiyorsak herkesin desteğine ihtiyacımız var. Değişim adına atılan hiçbir adım küçük ya da değersiz değildir” diye konuştu.

KIZ ÇOCUKLARININ EV İÇİNDEKİ GÖREV VE SORUMLULUKLARI EĞİTİMİN ÖNÜNE GEÇİYOR
Hayata Destek Derneği Şanlıurfa Toplum Merkezi Çocuk Komitesi’nden 15 yaşındaki Sidra Hami, çocukların yaşama ve gelişme hakkı ile eğitim hakkının önemi üzerine yaptığı konuşmasında, kız ve oğlan çocuklarının eşit eğitim hakkına sahip olması gerektiğini vurguladı. Sidra Hami, “Çocukların mutluluğu için ayrımcılığa dur denmesi gerekiyor. Özellikle eğitim konusunda çocuklar arasında çok büyük fırsat eşitsizlikleri yaşanıyor. Biz dört kardeşiz ancak evimizde bir tane cep telefonu olduğundan sadece bir kişi online eğitim alabiliyor. Maalesef online eğitim için gerekli teknolojik araçlara sahip olamayan binlerce çocuk var. Özellikle etrafımdaki kız arkadaşlarımın ev içindeki görev ve sorumlulukları da pandemiyle birlikte çok fazla arttı ve bu nedenle eğitimlere ara vermek zorunda kaldık” diye konuştu.

PANDEMİDE EĞİTİM MATERYALLERİ DÜZENLENİRKEN ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLER DÜŞÜNÜLMÜYOR
Engelli Çocuk Hakları Ağı Çocuk Savunuculuk Grubu’ndan 15 yaşındaki Şevval Koç, ‘engelli’ kavramının yerini ‘özel gereksinimli birey’ kavramının aldığını belirterek, şöyle konuştu:
“Özel gereksinimli çocukların bazı düzenlemelerle derslere ve hayata aktif katılımı kolaylaştırılabilir. Ancak hem yetişkinler hem de çocuklar özel gereksinimli bir bireyle aynı ortamda bulunduğunda onu ötekileştirmeyi tercih edebiliyor. Pandemi döneminde herkes gibi özel gereksinimli bireyler de süreçten olumsuz etkilendi. İhtiyaç duyulan kaynaklara, öğretmenlerin paylaştıkları içeriklere ve canlı derslerde anlatılanlara tam olarak erişemiyoruz. Eğitim kaynakları düzenlenirken maalesef özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçları göz önünde bulundurulmuyor ve bu durum bizlerin gelişmesini durma noktasına getirdi” dedi.

TEGV 3 YILDA 38 BİNDEN FAZLA ÇOCUĞA ULAŞTI
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV), Dünya Çocuk Hakları Günü özelinde düzenlediği ‘Daha İyi Bir Dünya İçin Çocuk Haklarını Konuşuyoruz’ etkinliğinde çocuk haklarını gündeme taşındı. Alanında uzman kişiler ve saha çalışanlarının bir araya geldiği çevrimiçi etkinlik, Türkiye’nin dört bir yanından ve Kıbrıs’tan toplam 300 kişinin katılımıyla gerçekleşti. Herkesin katılımına açık olan ‘Daha İyi Bir Dünya İçin Çocuk Haklarını Konuşuyoruz’ etkinliği, Yönetim Kurulu Başkanı Oktay Özinci ve TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı konuşmaları ile başladı. Daha İyi Bir Dünya İçin Atölyeler Projesi, barışçıl, kapsayıcı ve katılımcı bir toplum oluşturmaya katkı sağlamak üzere oluşturuldu. ABD Büyükelçiliği’nin desteğiyle üç yıla yakın süredir devam eden projede 38 binden fazla çocuğa, 594 gönüllüye ve 101 öğretmene ulaşıldı. Projeyle TEGV’li çocuklar, gönüllüler ve öğretmenler gerçekleştirdikleri atölyelerde aldıkları eğitimle; mutlu, sağlıklı ve güvende bir yaşam sürmek için nelere ihtiyaç duydukları üzerine düşünüyor, hakların ve isteklerin ayrımı üzerine çalışmalar gerçekleştiriyor ve demokratik karar alma yöntemlerini deneyimliyor. TEGV tüm çocukların sahip olması gereken haklarla yaşadığı bir dünya için çalışmalarına devam ediyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi’nden Gözde Durmuş’un moderatörlüğünde gerçekleşen ilk panelde, Hümanist Büro’dan Av. Seda Akço ‘BM Çocuk Hakları Sözleşmesinde Çocuğun Yüksek Yararı’ konuşmasında çocuklar açısından neyin en iyi olacağını dayatacak şekilde değil, onların önündeki engelleri temizleyecek, ortadan kaldıracak şekilde dolayısıyla daha geniş bir alanı kapsayacak bir çalışma biçimi geliştirmenin önemini anlattı. Boğaziçi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Serra Müderrisoğlu ‘Çocuğun İyi Olma Hali Perspektifi’ başlıklı konuşmasında ise çocukları gerçekten aktif özneler olarak ele aldığımızda, onların bir anlam dünyaları olduğunu söyledi. Başka Bir Okul Mümkün Derneği’nden Dr. Atike Zeynep Kılıç ise çocukların hakikaten özneler olmalarını, gerçekten yetişkinlerle eşdeğer olarak var olmalarını kolaylaştırmak için neler yapabiliriz ve yaptığımız yeterli mi sorusunu sormanın gerekliliğini vurguladı.

ÖNCELİK ÇOCUKLARIN İHTİYAÇLARI
TEGV Eğitim Programları Müdürü Devrim Uygan’ın yönettiği ikinci oturumda TEGV, Hayata Destek Derneği, Engelli Çocuk Hakları Ağı / Türkiye Down Sendromu Derneği’nden temsilciler, ‘Daha İyi Bir Dünya İçin Çocuklarla Çalışma Deneyimleri’ni paylaştı. Çocuk hakları ve ayrımcılık konusunda geliştirilmesi gereken çok fazla alan olduğu; bu alanda tüm yetişkinlerin ve çocukların haklar konusunda bilinçlendirilmesinin, Tüm STK’ların birlikte hareket etmesinin önemi vurgulandı.

Engelli Çocuk Hakları Ağından Fulya Ekmen konuşmasında engelli kelimesinin çocuk kelimesinin önüne geçtiğini belirterek, “Çocuk kelimesine odaklanalım. Engelli çocuk karşımıza çıktığında bilin ki o öncelikli olarak çocuk. Sadece özel gereksinimleri olan bir çocuk... Diğer çocuklarla benzer şeyleri istiyor, benzer duygular sahip sadece bunlara ulaşmak için farklı araçlar talep ediyorlar” dedi.

TEGV Gönüllüsü Nesrin Köseler ise, “Çocukların duygularını, ihtiyaçlarını gözeten bir tarafta olduğunuzda, ona alan, ortam sağladığınızda hem çocuğun üzerindeki davranış değişikliğine hem de çocuğun kendini ifade etme alanına hizmet ediyorsunuz. Hem şiddetsiz, hem empatik hem bir olumlu dil kullanıldığında ve işbirliğine dayalı ortam sağlandığında çocukların kendilerini ifade etmelerine katılımlarına olanak sağlıyorsunuz” diye konuştu.

Son oturumda ise ‘Daha iyi Bir Dünya için Çocuklarla Çocuk Hakları Çalışma Deneyimleri’ ele alındı. Bu oturumda; Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, DİBDİA Çocuk Hakları Atölyeleri; BİLGİ Çocuk Çalışmaları Birimi, Söz Küçüğün Kutu Oyunu; Dr. Nilay Yılmaz, Kırılmayan Hayaller Çocuk Hakları Kitabı; Öğretmen Ağı Deneyimi: Sınıfta Çocuk Hakları Çalışmak; Toplum Gönüllüleri Vakfı ise Kırmızıda Dur De Projesi ile yer aldı.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle