GeriDünya AB: Türkiye’ye destek sürmeli
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

AB: Türkiye’ye destek sürmeli

AB: Türkiye’ye destek sürmeli

Brüksel’de yarın bir araya gelecek Avrupa Birliği (AB) liderleri, bir kez daha Türkiye ile ilişkileri masaya yatıracak. Türkiye’ye mülteciler için yeni fon yardımı gündemde.

İKİ gün sürecek zirve öncesinde özellikle, Türkiye’deki Suriyelilere yönelik yeni mali fon oluşturulması konusundaki mesajlarda belirgin bir artış var. Üye ülke başkentleriyle temasta kalarak teknik nitelikli çalışma yürüten AB Komisyonu’nun bu konudaki önerisini zirveye yetiştirmesi bekleniyor. Detayları henüz paylaşılmayan yeni yardımda sona yaklaşılırken dün Berlin’de temaslarda bulunan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen (VDL), Brüksel ile Ankara arasındaki göç odaklı mutabakatın güncellenmesi gerektiğini belirterek, “Bazılarının on yıldır orada olduğu, 3.7 milyon mültecinin yaşadığı Türkiye’yi desteklemeyi sürdürmemiz önemli” dedi.

SOMUT ÖNERİLER

Zirvede rakama dayalı, somut önerilerde bulunması beklenen VDL, “Geçmişte olduğu gibi aşırı insani yardıma ihtiyacımız yok ancak insanların bir perspektife sahip olmaya ihtiyaçları var” dedi. Mali desteğin sürmesinin gerekliliği konusunda Almanya ile AB Komisyonu aynı çizgide.

MERKEL’İN AÇIKLAMASI

Almanya Başbakanı Angela Merkel de, önceki gün yaptığı açıklamada, Türkiye’deki Suriyelilere yardım bağlamında bundan sonrası için bir perspektife ihtiyaç olduğunu belirterek üç milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’nin desteğe her türlü hakkının olduğunu ifade etti. AB’nin Türkiye’ye desteğinin sürmesi gerektiğinin altını çizen Merkel, İtalya Başbakanı Mario Draghi’yle ortak basın toplantısında, “İkimiz de Türkiye’nin işbirliği olmadan yol alamayacağımız konusunda hemfikiriz diye düşünüyorum” dedi. Draghi de Merkel’in görüşünü paylaştığını söyledi.

SIKINTILI YAKLAŞIM

Suriyeli mülteciler için sağlanacak yeni paket konusunda henüz net rakam açıklanmasa da yeni fonun da 3 milyar Euro civarında olması bekleniyor. Ankara, yük paylaşımını AB’den öncelikli beklentileri arasında tutuyor ve bu bağlamda yeni mali destek sağlanacak olmasını olumlu karşılıyor. Sıkıntı yaratan unsur ise AB’nin mali yardımı, Türkiye’nin tamamının güncellenmesini talep ettiği mülteci odaklı 18 Mart mutabakatından ayıran, belge sadece bu unsurdan oluşuyormuş gibi bir yaklaşım içine girmesi ve Ankara’nın telkinlerine rağmen tavrında fazla bir değişikliğe gitmemesi.

Türkiye’nin en önemli talepleri arasında yer alan Gümrük Birliği’nin güncellenmesi de liderlerin gündeminde.

Türkiye, güncelleme müzakerelerine gecikmeksizin ve ön şartsız başlanmasını talep etse de AB kanadı önceliği, sorunların giderilmesine ve mevcut anlaşmanın tüm üye ülkelere uygulanmasına veriyor. Bazı AB üyelerinin güncelleme ile Türkiye’deki hukukun üstünlüğü ile temel hak ve özgürlükler arasında bağlantı kuran yaklaşımları da sürüyor. Zirveden müzakerelere başlamak için yetkilendirme çıkması beklenmiyor. En hızlı adım atılabilecek alan olarak ise aralarında sağlık ve iklim krizinin de yer aldığı başlıklarda yüksek seviyeli diyaloğun başlatılması öne çıkıyor.

‘HEM AB HEM TÜRKİYE KAYBEDER’

Global İlişkiler Forumu (GİF) tarafından hazırlanan bir raporda, hem AB’nin hem Türkiye’nin tavır değişikliğine gitmesi gerektiği, birlikte çalışılmaması ve ortaklaşa hareket edilmemesi halinde uzun vadede iki tarafın da kaybedeceği vurgulandı. Türkiye’de AB’yle ilişkiler konusunda uzmanlaşan bazı akademisyenler ve emekli büyükelçiler tarafından hazırlanan raporda, “AB’nin Gümrük Birliği gibi konularda Türkiye’nin önüne sürekli siyasi yeni ön koşul koyması güven eksikliğini pekiştirmektedir” denildi.

POPÜLİZMLE OLMAZ

Tarafların önceliklerinin farklı olduğunun ancak bunları ortak noktalarda birleştirmenin de mümkün olduğu belgenin vurguları arasında yer aldı. İç politika amaçlı popülizme geçit verilmesi halinde ilerleme sağlanamayacağına dikkat çekilen raporda, Türkiye’nin de öngörülebilir politikalara dönmesi, her alanda hukukun üstünlüğüne dayalı, temel hak ve özgürlüklere saygılı bir ortamın yeşertilmesi gerektiği kaydedildi. 

Bu rehber gastronomi tutkunlarına yol gösteriyor

False