10 soruda Cenevre II Konferansı

10 soruda Cenevre II Konferansı

Haberin Devamı

1- Suriye’deki iç savaşa çözüm bulmayı amaçlayan konferans neden Cenevre’de yapılıyor?
“Uluslararası barış görüşmeleri denilince akla Cenevre gelir” dersek yanlış olmaz. İsviçre’nin Cenevre kentinin uluslararası barış görüşmelerinde geleneğinde çok eski bir yeri var. I. Dünya Savaşı’nın sonunda savaşın yeniden olmasını engellemek amacıyla, Birleşmiş Milletler'in temeli sayılabilecek “Milletler Cemiyeti”, ilk kez 1920’de Cenevre’de kurulmuştu. Her ne kadar ikinci bir dünya savaşının çıkmasına engel olamadıysa da bu sayede Cenevre, BM’nin Avrupa’daki evi haline geldi. Daha sonraki yıllarda Ortadoğu, Balkanlar, Kıbrıs ve Güneydoğu Asya’daki bir çok siyasi çatışma ve savaşı bitirecek barış görüşmelerinin burada düzenlendi Bunun en büyük sebeplerinden biri de İsviçre’nin bir çok uluslararası krizde ve savaşta tarafsızlığını koruması oldu. Cenevre, son olarak İran’ın P5 +1 ülkeleriyle vardığı nükleer anlaşamaya da ev sahipliği yaptı.

2- Cenevre II görüşmeleri neden Cenevre’de değil de Montrö’de başladı?
Aslında görüşmeler Cenevre’de başlayacaktı ancak Suriye konferansıyla aynı tarihlerde Cenevre’de İsviçre’deki saat üreticilerinin devasa bir toplantısı olduğundan dolayı otellerde yer kalmayacağı düşünülerek konferans Montrö’ye alındı. Görüşmeler ikinci gün (23 Ocak) Montrö’den tekrar Cenevre’ye taşınacak.

Haberin Devamı

3- Cenevre I Konferansı’nda ne olmuştu?
Cenevre II Konferansı’nın zeminini, 30 Haziran 2012’de Cenevre’de düzenlenen birinci konferans sonucunda kabul edilen kabul edilen Cenevre I Bildirisi oluşturuyor. O dönem, Suriye krizini çözüme kavuşturmak için yapılan toplantıya, BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri İngiltere, ABD, Rusya, Çin ve Fransa'nın yanı sıra Türkiye, Irak, Kuveyt, Katar dışişleri bakanları ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi ile BM Genel Sekreteri katılmış, Suriye’de tam yetkili geçiş hükümeti kurulmasını hedefleyen bir bildiri üzerine anlaşmışlardı. Bildiride, Suriye'de artan ölümlerin, şiddet olayları ve insan hakları ihlallerinin en kısa sürede sona erdirilmesi uyarısı yapılmıştı.

4- Konferans neyi amaçlıyor?
Konferans, üç yıl içerisinde 130 bini aşkın insanın canına mal olan savaşın sona erdirilmesi için şiddet olaylarının durdurulmasını, insani yardım koridorlarını açılmasını ve Suriye’de bir geçiş hükümeti kurulmasını içeren siyasi bir çözüm bulmayı amaçlıyor. Bu konuda arabuluculuğu Birleşmiş Milletler özel elçisi Lakhdar Brahimi üstlenmiş durumda. Cenevre 2 olarak adlandırılan bu konferansın kilit önemdeki anlaşmazlık konusunu Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın görevden inip inmemesi tartışması oluşturuyor.

Haberin Devamı

5- Cenevre II’ye kimler katılıyor?
Konferansa 30 ülke ve uluslararası kuruluşun temsilcileri katılıyor. ABD ve Rusya’nın öncülük ettiği konferansa BM'nin yanı sıra BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi, Arap Birliği, Avrupa Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı, Cezayir, Brezilya, Kanada, Danimarka, Mısır, Almanya, Hindistan, Endonezya, Irak, İtalya, Japonya, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Fas, Norveç, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, İsveç, İsviçre, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları seviyesinde katılıyor.

Haberin Devamı

6- İran neden önce davet edilip sonra davet geri çekildi?
Aslında Suriye lideri Beşar Esad’ın bölgedeki en büyük müttefiki olan İran, son ana kadar konferansa çağrılmamıştı. Ancak Suriye’de İran’ın desteği olmadan bir çözüme ulaşılamayacağına inanan BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, konferanstan sadece üç gün önce beklenmedik bir harekette bulunarak İran’ı da davet etti. İran daveti kabul etti, ancak hemen ardından Suriye muhalefetinin çatı örgütü “Suriye Ulusal Koalisyonu” İran’ın konferansa katılması durumunda kendilerinin katılmayacağını söyleyip BM Genel Sekreteri’ne rest çekti. Bunun üzerine diplomatik bir skandala imza atıldı ve Ban Ki-Moon İran’a yaptığı daveti geri çekmek zorunda kaldı.

Haberin Devamı

7- Suriye Yönetimi Cenevre II’ye katılıyor mu?
Suriye Yönetimi, ülkede bir geçiş hükümetinin kurulmasını hedefleyen Cenevre Konferansı’na katılacağını 27 Kasım 2012’de açıkladı, ancak aynı zamanda Suriye’de yönetimi hiç kimseye devretmeyeceklerini de bildirdi! Üstelik Suriye lideri Beşar Esad, konferanstan üç gün önce verdiği bir röportajda, Suriye’de önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanlığı için üçüncü kez yarışma ihtimalinin kuvvetli olduğunu söyledi! Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim konferansa katılmakla birlikte konuşmasında, Suriye rejiminin ülkede yönetimi hiçbir şekilde muhaliflerle paylaşmayacağının sinyallerini verdi ve Suriyeli muhalifleri hain ve İsrail ajanı olmakla suçladı.

Haberin Devamı

8- Suriye muhalefeti Cenevre II’ye katılıyor mu?
Kendi içinde defalarca bölünmüş ve daha sonra tekrar birleşmiş olan Suriye muhalefeti, Cenevre II Konferansı öncesinde konferansa katılıp katılmama konusunda da anlaşmazlığa düşüp bölündü. Muhalefetin 121 üyeli çatı örgütü olan Suriye Ulusal Koalisyonu’nun (SUK) 44 üyesi konferanstan bir hafta önce Esad rejimine öne sürdükleri şartların yerine getirilmediğini savunarak konferansa katılmayacaklarını ve koalisyondan çekildiklerini açıkladı. Körfez ülkeleri destekli Ahmet Jarba’nın liderliğini yaptığı SUK’un geriye kalan üyeleriyse kendi içlerinde yaptıkları oylama sonucunda konferansa katılma kararı aldı ancak SUK’un Suriye’de sahadaki muhalif güçleri temsil yeteneğinin ne kadar olduğu hala çok tartışmalı bir konu.

9- Suriye’deki Kürtler konferansta temsil ediliyor mu?
Suriye’de çok sayıda bulunan Kürt partileri de kendi aralarında bölünmüş durumdalar. Bunlardan PKK’nın Suriye kolu olan PYD ve yaklaşık 10 Kürt partisi konferansa davet edilmedi. Zira bu partiler geçtiğimiz günlerde Kürt bölgesi Rojava’nın Cizire kantonunda kendi özerkliklerini ilan ettiler. Kürt partiler içinde Irak Bölgesel Kürdistan Yönetimi lideri Mesud Barzani’ye yakın olan bazı Kürt partilerse Suriye Ulusal Koalisyonu’nun çatısı altında konferansta temsil ediliyor.

10- Cenevre II Konferansı’ndan ne çıkması bekleniyor?
BM, ABD ve Rusya’nın her iki tarafı da katılmaları için aylardır ikna çalışmaları yaptığı konferanstan barış yolunda yapıcı bir çözüm çıkması ihtimali çok çok düşük. Zira Suriye yönetimi aylardır Esad’ın liderliği bırakmasının söz konusu bile olmadığını sürekli olarak tekrarladı. Öte yandan muhalefetteki Suriye Ulusal Konseyi ise Suriye’de oluşturulması hedeflenen geçiş hükümetinde Esad’ın hiçbir şekilde bir rolü olmaması gerektiğini savunuyor. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, oluşturulması düşünülen geçiş hükümetinde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın yerinin olmadığını vurguladı. Ancak ne Suriye’de hükümetin bunu kabul etmesi, ne de kısa ve orta vadede Esad’ın yönetimi bırakması mümkün gözükmüyor. Üstelik konferanstan herhangi bir konuda bir anlaşma çıksa bile Suriye’de savaşan grupların konferansa katılan taraflarla hiçbir ilgileri olmadığı için bunun Suriye’de uygulamaya konulması neredeyse imkansız.

Haberle ilgili daha fazlası: