Yeşiller başardı ama sevinemedi

Güncelleme Tarihi:

Yeşiller başardı ama sevinemedi
Oluşturulma Tarihi: Nisan 15, 2023 11:01

Amerika Birleşik Devleri’nde (ABD) siyahilerin eşit haklara sahip olması için insan hakları sevdalısı din adamı Martin Luther King’in bir hayali, bir rüyası vardı. 28 Ağustos 1963 tarihinde Washington’da 60 bine yakını beyaz olmak üzere 250 binden fazla kişinin katıldığı ‘özgürlük yürüşü’ sırasında, Lincoln Anıtı önünde Martin Luther King, “I have a dream” (Bir hayalim var-Bir rüyam var” başlıklı tarihi bir konuşma yaptı.

Haberin Devamı

Yeşiller başardı ama sevinemedi
BİR hayalim var; Bugün size diyorum ki, dostlarım, şu anın getirdiği güçlüklere ve engellemelere rağmen bir rüyam var benim. Amerikan rüyasına derinden kök salmış bir rüyadır bu.
“Bir rüyam var; Gün gelecek, bu ulus ayağa kalkıp kendi inancını gerçek anlamıyla yaşayacak.
Bir rüyam var; Gün gelecek, eski kölelerin evlatlarıyla eski köle sahiplerinin evlatları, Georgia’nın kızıl tepelerinde kardeşlik sofrasına birlikte oturacaklar.
Bir rüyam var; Gün gelecek, Mississippi eyaleti bile, adaletsizliğin ve baskıların sıcağıyla bunalıp çölleşmiş olan o eyalet bile, bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek.
Bir rüyam var; Gün gelecek, dört küçük çocuğum, tenlerinin rengine göre değil, karakterlerine göre değerlendirildikleri bir ülkede yaşayacaklar.
Bir rüyam var; Gün gelecek, Alabama eyaleti, valisinin ağzından hep müdahale etme ve izin vermeme yönünde sözler dökülen o eyalet, küçük siyah oğlanlarla küçük siyah kızların, küçük beyaz oğlanlar ve küçük beyaz kızlarla el ele tutuşup kardeşçe birlikte yürüdüğü bir yere dönüşecek.
Bir rüyam var; Gün gelecek, bütün vadiler yükselip bütün tepeler ve dağlar alçalacak, engebeli yerler düzlük yapılıp, girintilerle çıkıntılar düzleşecek ve Tanrı’nın şanı yeryüzüne inecek, bütün canlar hep birlikte görecek onu.”
*
Martin Luther King, 4 Nisan 1968’de Memphis kentinde girişilen bir suikastın kurbanı oldu.
Hayalinin, rüyasının gerçekleşmesini göremedi.
2009-2017 yıllarında siyahi Barack Obama’nın ABD Devlet Başkanı olarak görev yapmasını da göremedi.
Ama Almanya’da Yeşiller, hayallerinin de rüyalarının da gerçekleşmesine tanık oldular.
Yeşiller başardı ama sevinemedi
ÖNCE İŞ BİRLİĞİ YAPMADILAR
1970’li yıllarda Almanya’da ağırlıklı olarak ‘68 kuşağı’ olarak bilinen solcuların, barış sevdalılarının, çevre aktivistlerinin, silahlanma ve nükleer santral karşıtlarının başlattığı ‘Yeşil hareket’, hayallerinin, rüyalarının bazılarının gerçekleşmesini gördü.
13 Ocak 1980’de Karlsruhe’de resmen kurulan Yeşiller (Die Grünen), baştan itibaren nükleer santrallara karşıydı.
1970’li yıllarda düzenlenen protestolar sayesinde Almanya’nın Wyhl, Grohnde ve Brokdorf kenti yakınlarında nükleer santralların devreye sokulması engellendi.
Yeşiller, bu yöndeki kararlı tutumunu resmen kurulduktan sonra da sürdürdü.
Ancak köklü partiler Yeşiller’e ‘öcü’ gözüyle baktığı için yıllarca iş birliği yapmadılar.
Ama 1998 yılındaki genel seçimlerden sonra durum değişti ve SPD’li Gerhard Schröder, Yeşiller’le ortaklık ederek Almanya Başbakanı oldu.
Yeşiller’in ağırlığını koymasıyla 22 Nisan 2002’de Almanya’daki nükleer santralların üretim süresinin 32 yılla sınırlandırılması ve yeni nükleer santral yapılmasına izin verilmemesi karara bağlandı.

Haberin Devamı

FUKUŞİMA PLANLARI ALTÜST ETTİ
Ama 2010 yılında CDU/CSU ve FDP’den oluşan koalisyon hükümeti, Atom Yasası’nı değiştirerek, yeni teknolojiler devreye sokuluncaya kadar nükleer santrallarda üretim süresinin uzatılmasına karar verdi.
Ancak Japonya’nın Fukuşima kentindeki nükleer santralda 11 Mart 2011’de meydana gelen facia, Merkel hükümetinin planlarını altüst etti.
Ve Almanya’daki tüm nükleer santralların kademeli olarak 31 Aralık 2022 tarihine kadar kapatılmasına karar verildi.
Nitekim zamanla faaliyette olan nükleer santrallar birer birer kapatıldı.
Ama Rusya’nın Ukrayna’da sürdürdüğü savaş, hesapları yine altüst etti ve Isar 2 (Bavyera), Emsland (Aşağı Saksonya) ve Neckarwestheim (Baden-Württemberg) nükleer santrallarında üretim 15 Nisan 2023’e kadar uzatıldı.
*
İşte o gün de geldi çattı.
Ve bugün son 3 nükleer santral da kapatıldı.
Ama bugünü yıllardır sabırsızlıkla bekleyen Yeşiller bu kapanışın, elde edilen bu başarının tadını çıkaramadı.
Evet...
Yeşiller’in hayallerinden, rüyalarından biri daha gerçekleşti.
Ama sevinemediler.
Sevinçleri kursaklarında kaldı.
Çünkü Almanya’da halkın çok büyük bir bölümü ‘enerji krizi tedirginliği’ nedeniyle santralların açık kalmasını istiyor.
Bu da insanları Yeşiller’dan uzaklaştırıyor.

BAKMADAN GEÇME!