Politikadan iş dünyasına

Güncelleme Tarihi:

Politikadan iş dünyasına
Oluşturulma Tarihi: Şubat 06, 2015 09:47

KATHERINA Reiche. Başbakan Angela Merkel’in genel başkanlığını yaptığı Hıristiyan Demokrat Birlik Parti (CDU) Federal Meclis milletvekili.

Haberin Devamı

Aynı zamanda Federal Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı.
Daha önceki yıllarda Federal Ulaştırma Bakanlığı müsteşarlığı da yapan Reiche, aktif politikayı bırakıp, eylül ayında Yerel İşverenler Birliği’nin başına geçeceğini açıkladı.
Tabii bunun üzerine Almanya’da politikadan iş dünyasına (ekonomi-sanayi kuruluşlarına) geçiş tartışmaları alevlendi.
Hiç beklemeden politikadan direkt ekonomi kuruluşlarına geçmenin etik olmadığı, bunun politik ahlakla bağdaşmadı yönünde sesler yükseldi.
Önceki günkü Bakanlar Kurulu toplantısında, bakanlar ile müsteşarların politikadan ayrılıp herhangi bir ekonomi kuruluşunda işe başlayabilmesi için 18 aya kadar bekleme süresi içeren bir yasa tasarısı kabul edildi.
Tabii bu tasarının yasalaşabilmesi için Federal Meclis’in de onayına ihtiyaç var.
Ama işin ilginç yönü, Almanya’da bu ve benzer tartışmaların hiç de yeni olmamasıdır.

* * *

1984-1988 yılları arasında Federal Ekonomi Bakanı, 1989-1999 yıllar arasında sanayi politikasından sorumlu Avrupa Birliği (AB) Komiseri olarak görev yapan Hür Demokrat Partili (FDP) Martin Bangemann, istifa edip 2000 yılında İspanyol Telefonica şirketine geçti.
Almanya’da farklı partiden politikacılar, “Nasıl olur da politikayı bırakıp hiç beklemeden bir ticari kuruluşa geçer?” diye haftalarca tantana yaptılar.
Ama somut bir adım atma cesareti gösteremediler.
Aynı durum daha sonraki yıllarda da yaşandı.
Sosyal Demokrat Partili (SPD) Başbakan Gerhard Schröder, 2005 yılındaki genel seçimleri kaybedip koltuğunu Angela Merkel’e kaptırınca, milletvekilliğinden de istifa edip aktif politikayı bıraktı.
Asıl mesleği avukatlığa dönen Schröder’in görevi bıraktıktan birkaç hafta sonra hisselerinin yüzde 51’i Rus Gazprom şirketine ait olan Nord Stream-Piepline (doğal gaz boru hattı) şirketinin yönetiminde yer alacağı yönünde haberler duyuldu.
Almanya’nın 1998-2005 yılları arasında başbakanlığını yapan Gerhard Schröder, bu haberleri doğruladı ve aktif politikadan ayrıldıktan birkaç ay sonra Rus ortaklı enerji şirketinin Denetleme Kurulu’nda yerini aldı.
Çeşitli çevrelerden tepkiler ve eleştiriler geldi.
“Eski bir Başbakan’a, eski bir devlet adamına yakışmıyor bu davranış” denildi.
Ancak Schröder, yazılanlara da söylenenlere de aldırış etmedi.
Nord Stream’in yanı sıra İsviçre’nin önde gelen yayınevi kuruluşlarından Ringer’e, Rothschild Bank’a ve Çin Dışişleri Bakanlığı’na danışmanlık hizmetleri vermeye başladı.
Yani Schröder işine devam etti.
Hala da etmekte.

* * *

Schröder kabinesinde Federal Dışişleri Bakanlığı yapan Yeşiller Partili Joschka Fischer de Almanya’nın önde gelen sanayi kuruluşlarından Siemens’e, BMW’ye ve enerji şirketi RWE’ye danışman oldu.
O dönemde de aktif politikadan ekonomi kuruluşlarına geçişte bekleme süresi uygulanması tartışmaları gündeme geldi.
Ama partiler bir türlü yasal düzenlemeleri hayata geçirme cesareti gösteremedi.
2013 yılı ortalarından itibaren de benzer tartışmalara tanık olduk.
Başbakanlık Dairesi Devlet Sekreteri olan CDU’lu Eckardt von Klaedden’in, 2013 yılı eylül ayında yapılacak genel seçimlerde aday olmayıp, Almanya’nın otomotiv sanayi devlerinden Daimler-Benz’de Politika ve Dışişlişkiler bölümünün başına geçeceği haberleri üzerine aynı tartışmalar yaşandı.
Kısa bir süre sonra bir dönemler CDU genel sekreterliği de yapan Başbakanlık Dairesi Başkanı Ronald Pofalla’nın Alman Demiryolları (DB) yönetim kurulu üyesi olmayı planladığı (1 Ocak 2015’te göreve başladı) haberleri üzerine de ateşli tartışmalar yaşandı.

* * *

Aynı şekilde FDP’li eski Federal Sağlık Bakanı Daniel Bahr’ın Almanya’nın önde gelen sigorta şirketlerinden Alliance’ın Özel Hastalık Sigortası biriminde, aynı partiden eski Federal Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanı Dirk Niebel’in savunma sanayi şirketlerinden Rheinmetall’de görev alması günlerce tartışıldı.
Ama politik sorumluluk taşıyanlar politikadan iş dünyasına geçişte bekleme süresini düzenleyici bir yasa çıkarma cesareti gösteremedi.
İşte yıllar süren tartışmalardan sonra Almanya’da ilk adım atıldı.
Tabii tasarıdaki 18 aya kadar bekleme süresini az bulanlar var.
Böyle bir tasarının yalnız bakanlar ile müsteşarları kapsamasını eleştirenler de...

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!