O zamanlar neredeydiniz?

Güncelleme Tarihi:

O zamanlar neredeydiniz
Oluşturulma Tarihi: Şubat 06, 2023 09:55

Almanya’nın Hessen eyaletinde 8 Ekim 2023 tarihinde Eyalet Meclisi seçimleri yapılacak. İktidardaki CDU ile Yeşiller başbakan adaylarını aylar öncesinden ilan etti. Geçen yıl mayıs ayında, 2010 yılından beri görevde olan CDU’lu Hessen Başbakanı Volker Bouffier’in gönüllü olarak istifa etmesi üzerine yerine gelen parti arkadaşı Boris Rhein “Ben adayım” dedi.

Haberin Devamı

O zamanlar neredeydiniz

2014 yılından beri Hessen’de CDU ile ortaklık eden Yeşiller’li Hessen Eyalet Ekonomi, Enerji, Ulaşım ve İmar Bakanı Tarek Al-Wazir “Ben de adayım” dedi.
Adı sık sık telaffuz edilen ve “Kalbim Hessen’de” diyen Almanya’nın ilk kadın Federal İçişleri ve Yurt Bakanı Nancy Faeser (SPD) de geçen hafta cuma günü başbakan adaylığını resmen ilan etti.
2003 yılından Başbakan Olaf Scholz kabinesinde 8 Aralık 2021’de Federal İçişleri ve Yurt Bakanı olarak görev alıncaya kadar, Hessen Eyalet Parlamentosu milletvekili ve 2019’dan beri de SPD Hessen Teşkilat Başkanı olan Faeser, çok açık biçimde “Eyalet Başbakanı seçilemezsem, Berlin’deki bakanlık görevimi sürdürürüm” açıklamasında da bulundu.
Tabii ilk tepki ve eleştiriler ana muhalefet CDU/CSU’dan geldi.
CSU Genel Başkanı ve Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder, Bakan Faeser’i özellikle göç politikasında ihmalkâr davranmakla suçlarken, önümüzdeki aylarda sürdürülecek seçim kampanyası nedeniyle asli görevi olan Federal İçişleri ve Yurt Bakanlığı’na odaklanması uyarısında bulundu.
Yani bir yerde “Ya seçim kampanyası ya bakanlık” dedi.
CDU Genel Sekreteri Mario Czaja da “İç güvenlik bir yan iş değildir” diyerek Bakan Nancy Faeser’in tutumunu eleştirdi.
CDU/CSU’lu birçok politikacı da savaş yaşanan bir dönemde Almanya’nın iç güvenliğinden birinci derecede sorumlu Bakan Faeser’in ‘ikiye bölünmesine’ ateş püskürdüler.
Hükümet ortakları Yeşiller ile FDP’den de eleştiriler geldi.
Yeşiller Federal Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Konstantin von Notz “Lider adaylık da Federal İçişleri Bakanlığı da tam gün sorumluluk ister” dedi.
Aynı zamanda FDP Genel Başkan Yardımcısı olan Federal Meclis Başkan Yardımcısı Wolfgang Kubicki de “Federal İçişleri Bakanlığı seçim kampanyası için uygun bir sahne değildir” açıklamasında bulundu.

Haberin Devamı

AYNI TEPKİYİ GÖSTERMEDİNİZ
İşte bu yöndeki eleştirisel açıklamaları duyunca aklımdan, “Sizler ve partileriniz, partilerinizde sorumluluk taşıyanlar daha önceki yıllarda neden aynı tepkiyi göstermediniz?” demek geçti.
Evet...
Gerçekten “Daha önceki yıllarda neredeydiniz? Neden aynı tepkileri göstermediniz?”
Helmut Kohl’ün başbakanlığı döneminde, 1993 yılında Federal İçişleri Bakanlığı’nı üstlenen CDU’lu Manfred Kanther, 1995 yılında yapılan Hessen Eyalet Parlamentosu seçimlerinde partisinin başbakan adayı oldu.
CDU seçimlerden ‘en güçlü parti’ olarak çıktığı halde, SPD ile Yeşiller ‘ortaklığa devam’ dedikleri için Kanther muhalefet lideri olarak Wiesbaden’de (Hessen) kalmadı.
Almanya’nın o dönemdeki hükümet merkezi Bonn’da Federal İçişleri Bakanı olarak görevine devam etti.
Hem de 1998 yılında SPD ile Yeşiller’in ortaklığında ve Gerhard Schröder başbakanlığında yeni bir hükümet kuruluncaya kadar.
Ama CDU’lu ve CSU’lu politikacıların hiçbirinden de seçim öncesi “Seçim kampanyası ile bakanlık görevi paralel olarak sürdürülemez. Ya o ya o” demedi.
Seçimleri kaybettikten sonra da Kanther’e “Madem lider adaydın, neden Hessen’de ana muhalefet lideri olarak kalmıyorsun? Neden bakanlık koktuğuna yapışıp kalıyorsun?” diyen de olmadı.

Haberin Devamı

LASCHET DÜRÜST DAVRANDI
Angela Merkel döneminde 2009 yılında Federal Çevre, Doğa Koruma ve Reaktör Güvenliği Bakanlığı’nı üstlenen Norbert Röttgen, 2012 yılında Kuzey Ren Vestfalya’da (NRW-KRV) Eyalet Parlamentosu seçimlerinde CDU’nun başbakan adayı oldu.
Kimse de “Ya başbakan adaylığı ve seçim kampanyası ya da bakanlık” demedi.
CDU, seçimlerde toplam oyların ancak yüzde 26.3’ünü alarak KRV’de tarihi bir yenilgiye uğrayınca, Norbert Röttgen, ana muhalefet lideri olarak Düsseldorf’ta kalmayıp Berlin’deki bakanlık koltuğunda kalmayı yeğledi.
CDU/CSU’dan “Norbert, bu tutumun bize yakışmıyor. Senin yerin muhalefet liderliği. Neden koltuğuna yapışıp kalıyorsun?” diyen olmadı.
Neyse ki, CDU’lu Almanya Başbakanı Angela Merkel, kararlı bir tutum sergileyip 1990’lı yıllarda partideki ‘Junge Wilde’ (Haşarı Gençler) grubunun öncülerinden olan Norbert Röttgen’i bakanlık görevinden aldı.
Ama ‘Türk Armin’ (Armin Laschet) yıllar sonra daha ‘dürüst’ bir tutum sergiledi.
CDU/CSU’nun başbakan adayı olarak katıldığı 26 Eylül 2021’deki genel seçimleri kaybeden CDU Genel Başkanı ve KRV Eyalet Başbakanı Armin Laschet “Ben Eyalet Başbakanlığı’na devam edeceğim” diye tutturmadı.
KRV Eyalet Başbakanlığı’ndan istifa edip Federal Meclis milletvekilliği ile yetindi.
Laschet, muhafazakâr kanadın imajını birazcık da olsa düzeltti ama arkadaşlarının başkalarına ‘çamur atmasını’ engelleyemedi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!