Kiminle? (Mit wem?)

Güncelleme Tarihi:

Kiminle (Mit wem)
Oluşturulma Tarihi: Şubat 10, 2024 12:14

Siyasette, yıllarca Türkiye’nin başbakanlığını ve cumhurbaşkanlığını yapan Süleyman Demirel’in “Dün dündür, bugün bugündür” söylemi geçerlidir her yerde. Almanya’da da öyle... Daha geçen yıl eylül ayında ana muhalefetin büyük kanadı CDU Genel Başkanı Friedrich Merz, SPD’li Başbakan Olaf Scholz’a “Yeşiller’i hükümetten kovun, şu sığınmacı sorununu birlikte çözelim!” önerisinde bulundu.

Haberin Devamı

Kiminle (Mit wem)
AYNI Merz, daha birkaç hafta önce “Ana rakibimiz, en büyük hasmımız Yeşiller’dir” dedi.
Almanya’da iktidara gelme hazırlığı yapan aynı Friedrich Merz, geçen hafta da CDU üyelerine ‘Mit wem?’ (Kiminle?) başlığıyla gönderdiği e-postalarda, tercihlerinin FDP ile koalisyon oluşturmak olduğuna yer verdi.
Ancak son dönemlerde yapılan kamuoyu yoklamalarına göre bunun mümkün olma şansının yok denecek kadar az olduğuna işaret ederken, “Ama hükümet edecek bir çoğunluk sağlanmalı” diyerek hem SPD de hem de Yeşiller ile ortaklık kapısını açık bıraktı.

GENÇ BİRLİK: ‘BİZ YOKUZ’
Evet...
Daha dün Yeşiller’i nerdeyse ‘düşman’ ilan eden Friedrich Merz, aynı partiyle, aynı partili politikacılarla ortaklık etmeye hazır olduklarının sinyalini verdi.
Yani bir yerde tıpkı rahmetli Süleyman Demirel gibi Merz de “Dün dündür, bugün bugündür” dedi.
Friedrich Merz’in Yeşiller ile ortaklık ‘hesaplarına’ bazı CDU’lulardan destek geldi.
Bazıları ise “Yeşiller ile olmaz” diyerek seslerini yükseltti.
CDU ile ‘kardeş parti’ CSU’nun gençlik teşkilatı ‘Genç Birlik’ (JU), “Yeşiller ile federal düzeyde ortaklık etmek hayal gücünü bile zorlar. Biz yokuz” açıklamasında bulundu.
Yani JU, çok açık bir biçimde Yeşiller ile ortaklık edilmesine karşı çıktı.
CSU’lu politikacılar da öyle.
CSU Federal Meclis Grup Başkanı Alexander Dobrindt, “Almanya’da politik değişim ancak bizimle mümkündür. Yeşiller, ideolojik projeleriyle Almanya’da toplumu birbirine düşürdü. Bu nedenle Yeşiller bizim partnerimiz değil, olsa olsa rakibimiz olur” dedi.
CSU Genel Sekreteri Martin Huber de “CSU ile Yeşiller bir arada hiç olmaz, politikalarımız hiç bağdaşmaz” açıklamasında bulundu.

Haberin Devamı

YILLARCA ‘ÖCÜ’ GÖZÜYLE BAKTILAR
Almanya’da 1980 yılında doğa korunması, barış hareketine destek, nükleer santrallara karşı politik hedeflerle kurulan ve 1983 yılındaki genel seçimlerde yüzde 5.6 oy alarak Federal Meclis’e giren Yeşiller’e köklü partiler yıllarca ‘öcü’ gözüyle baktı.
“Ben Yeşil faşolarla iş birliği yapmam” diyen SPD’li Hessen Başbakanı Holger Börner, Yeşiller’i yanına alarak 1985 yılında Almanya’da eyaletler düzeyinde ‘ilk kırmızı-yeşil koalisyonu’ kurdu.
Daha sonraki yıllarda başka eyaletlerde de SPD, Yeşiller ile ortaklık etti.
Hatta SPD, Gerhard Schröder başbakanlığında 1998 yılında Yeşiller ile Almanya’da federal düzeyde ilk koalisyon hükümetini kurdu.
‘Kırmızı-yeşil’ koalisyon 2005 yılına kadar da iktidarda kaldı.
Daha sonraki yıllarda CDU da Yeşiller ile ortaklık etmeye başladı.
Nitekim şu anda CDU, Kuzey Ren Vestfalya’da (KRV) ve Schleswig-Holstein eyaletlerinde ortaklık etmektedir.
CDU, Baden-Württemberg’de de Yeşillerli Başbakan Winfried Kretschmann’ın ‘küçük ortağı’ konumundadır.

Haberin Devamı

YENİ BİR ‘PİZZA ÇETESİ’ Mİ?
İşte Friedrich Merz’in bu yaklaşımı, beni 1990’lı yılların ortalarına götürdü.
Helmut Kohl’ün başbakanlığı döneminde Almanya’nın eski başkenti Bonn’daki ‘Sassella’ isimli İtalyan lokantasında CDU’lu ve Yeşillerli genç parlamenterler ilk kez 1 Haziran 1995 tarihinde birbirlerini daha yakından tanımak için bir araya geldiler.
Bu buluşmada, CDU’dan Armin Laschet, Norbert Röttgen, Peter Altmaier, Hermann Gröhe, Ronald Pofalla, Eckart von Klaeden, Yeşiller’den Volker Beck, Matthias Berninger, Rezzo Schlauch, Cem Özdemir gibi genç politikacılar vardı.
Tabii bu buluşmadan CDU Genel Başkanı olan Şansölye Kohl’ün haberi vardı.
Her ne kadar İtalyan lokantasında pizza yemeseler de ‘Wilde Junge’ (Vahşi Gençler) denilen genç politikacıların oluşturduğu bu grup, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) ‘Pizza connection’ (Pizza Çetesi) olarak bilinen uyuşturucu ticareti yapan mafya çetesinin ismiyle anılmaya başladı.
Bu buluşmalara daha sonraki dönemlerde CDU’lu Julia Klöckner, Kristina Schröder ve Yeşiller’li Katrin Goering-Eckardt, Simone Probst gibi genç kadın politikacıların katılımıyla devam edildi.
İki parti ve politikacılar arasındaki ilişkiler artırıldı, dostluklar bile kuruldu.
İşte bu sayede, zamanla eyaletler düzeyinde CDU ile Yeşiller iş birliği gerçekleşti.
Kim bilir, belki yıllar sonra Friedrich Merz’in yeni bir sinyal vermesiyle yeni bir ‘Pizza Çetesi’ oluşturulur da federal düzeyde de ortaklık yolu açılır.
Bekleyip göreceğiz...
“Dün dündür, bugün bugündür...”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!