Gauck’un aşırı sağ tedirginliği

Güncelleme Tarihi:

Gauck’un aşırı sağ tedirginliği
Oluşturulma Tarihi: Eylül 20, 2023 10:00

Joachim Gauck... Almanya’nın 11. Cumhurbaşkanı... 24 Ocak 1940 tarihinde eski Doğu Almanya sınırları içinde kalan Rostock kentinde dünyaya geldi. Liseyi bitirdikten sonra Protestan teolojisi öğrenimi gördü ve yıllarca papaz olarak görev yaptı. Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nin (DDR) yani eski Doğu Almanya’nın çöküş döneminde ‘barışçı devrim’ hareketi ‘Yeni Forum’da aktif görev aldı.

Haberin Devamı

Gauck’un aşırı sağ tedirginliği
DDR’de ilk ve son kez 18 Mart 1990’da yapılan hür seçimlerde Halk Meclisi’ne milletvekili olarak girdi.
İki Almanya 3 Ekim 1990 tarihinde birleştikten sonra eski Doğu Almanya istihbarat servisi Stasi arşivlerinin sorumlusu olarak göreve getirildi.
Bu göreviyle o kadar bütünleşti ki, o daire ‘Gauck Makamı-Dairesi’ olarak bile anıldı.
1990 yılında Birlik Partisi/Yeşiller üyesi olan Gauck, 2010 yılındaki Cumhurbaşkanı seçimlerinde SPD ve Yeşiller tarafından aday gösterildi.
Ancak seçimleri CDU/CSU’nun adayı Christian Wulff kazandı.
“İslam da Almanya’ya aittir” söylemi yüzünden eleştirilere hedef olan ve tanıdık bir iş insanından düşük faizli kredi almakla suçlanan Wulff, 2012 yılında istifa etmek zorunda kalınca, SPD ve Yeşiller’in yeniden aday gösterdiği Joachim Gauck, CDU/CSU ve FDP’nin de desteğiyle Cumhurbaşkanı seçildi.
Ve Almanya’nın ‘Doğulu ilk Cumhurbaşkanı’ oldu.
2017 yılına kadar da görevde kaldı.

Haberin Devamı

DEMOKRASİ SEVDALISI
Alman Anayasası’na göre Cumhurbaşkanı uluslararası alanda devleti temsil eder.
Aktif politikaya dahil olmaz, diğer ülkelerle Almanya adına sözleşmeler imzalar, büyükelçileri atar, diğer ülkelerin atadıkları ve itimatnamelerini sunan büyükelçilerini kabul eder.
Görevi bıraktıktan sonra ön plana çıkmamaya özen gösteren Joachim Gauck, pazar akşamı Alman İkinci Televizyonu’na (ZDF) bir demeç verdi.
Çok tedirgindi...
Yaşamının yarıdan fazlasını sosyalist-komünist rejimde geçiren 83 yaşındaki ‘demokrasi sevdalısı’ Gauck, Almanya’da aşırı sağcıların güçlenmesinden endişe duyuyordu.
ZDF Berlin Büro Şefi Theo Koll’un sunduğu ‘Berlin direkt’ programında soruları yanıtlayan Joachim Gauck, Almanya’da aşırı sağın önünü kesmek için sığınmacı ve iltica politikasında ‘cesur kararlar’ alınması gerektiğini söylüyordu.
2015 yılında Cumhurbaşkanlığı döneminde o zamanki Başbakan Angela Merkel’in ‘Das schaffen wir’ (Üstesinden geliriz-beceririz-başarırız) diyerek Almanya’nın kapılarını başta Suriyeliler olmak üzere diğer ülkelerden gelen sığınmacılara sonuna kadar açması üzerine, halk arasında yaşanan tedirginlik artınca, “Bizim kalbimiz geniş, ama imkânlarımız sonsuz değil” diyen Gauck, şu andaki sığınmacı politikasında da radikal bir değişime gerek duyulduğunu söyledi.
“Bizim, halkı yöneticilerin sorunlara sahip çıkmadığı ve bu yetiye sahip olmadığı hissinden uzaklaştıracak bir kararlılığa ihtiyacımız var. Bunun için de yeni yöntemler ve yollar üzerinde tartışmalıyız” dedi.
“Politika yeni imkânlar yaratma cesareti göstermeli. Ve şu ana kadar alınan önlemlerin yeterli olmadığını keşfederek, kontrol kaybı yaşandığını görmeli ve bu eksiklikleri gidermeli” dedi.

Haberin Devamı

‘KAPASİTEMİZİN SINIRINA GELDİK’
Yani bir yerde SPD, Yeşiller ve FDP’den oluşan koalisyon hükümetine, hiç zaman kaybetmeden bu alanda halkın tedirginliğini ve huzursuzluğunu azaltacak radikal kararlar alma cesareti gösterme çağrısında bulundu.
Almanya’daki sığınmacı tartışmaları ve uygulanan politika nedeniyle “Halktaki şahane dayanışma duygusunun tehlikeye girmekte olduğunu görüyorum” diyen Gauck, toplumsal barışın korunması için toplumsal dayanışmaya ihtiyaç ve gerek duyulduğunu vurguladı.
Son dönemlerdeki sığınmacı sayısındaki artışı kastederek, “Kapasitemizin sınırına geldik” diyen Joachim Gauck, Almanya’da halkın yüzde 70’inden fazlası gibi düşündüğünü gizlemedi.
“Bizim göçe ihtiyacımız var. Ama bizim sosyal sisteme göçe ihtiyacımız yok” diyerek, böyle düşünen ‘sokaktaki vatandaşları’ yeniden kazanmak ve onları demokrasiye kararlı bir biçimde sahip çıkmaya yönlendirmek için ‘İnsancılmış gibi gözükmeyen, sempatik olmayan’ cesur adımlar atılmasını istedi.
‘Sıradan bir vatandaş’ gibi konuşan Joachim Gauck, aşırı sağcıların, sağ popülistlerin daha da güçlenip demokrasinin tehlikeye girmesinin engellenmesi için politik sorumluluk taşıyanlara bu ülkedeki “demokrasi sevdalıları” ile el ele vererek gereken önlemleri alma çağrısında bulundu.
Aksi takdirde demokrasi düşmanlarının tehdit ve tehlike oluşturacakları uyarısında da bulundu.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!