Dün öyleydi, bugün böyle mi?

Güncelleme Tarihi:

Dün öyleydi, bugün böyle mi
Oluşturulma Tarihi: Nisan 17, 2023 10:16

Japonya’nın doğu kıyılarında 11 Mart 2011 tarihinde 9.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.Ardından da dev bir tsunami. Deprem sırasında 40 metre yüksekliğe ulaşan tsunami, sahile vurduğunda yüksekliği 15 metreye düşse de Japonya’nın Fukuşima kenti yakınlarında sahil kenarına kurulmuş Fukuşima Nükleer Santralı’nı da vurdu. Önlem almaya yeterli zaman olmadığı için reaktörleri su bastı ve tam bir felaket yaşandı.

Haberin Devamı

NÜKLEER santraldaki kazada değil ama deprem ve tsunami nedeniyle 22 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.
Fukuşima Nükleer Santralı’ndaki radyasyon tehlikesi nedeniyle bölge boşaltıldı.
Bu, 26 Nisan 1986’da o zamanlar Sovyetler Birliği’ne (SB) bağlı olan Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ndeki Çernobil Nükleer Santralı’nda meydana gelen felaketten sonraki en büyük kazaydı.

MERKEL TUTUM DEĞİŞTİRDİ
Fukuşima’nın hemen ardından dünyanın çeşitli kesimlerinde olduğu gibi Almanya’da da nükleer santralların kapatılması tartışmaları başladı.
SPD ile Yeşiller’in Gerhard Schröder başbakanlığında oluşturduğu ‘kırmızı-yeşil’ koalisyonun 2002 yılında nükleer santralların üretim süresinin sınırlandırılması ve kademeli olarak tümünün 2022 yılı sonuna kadar kapatılması kararını 2010’da iptal eden Merkel liderliğindeki CDU/CSU-FDP koalisyonu, birden tutum değiştirmek zorunda kaldı.
Ve Başbakan Angela Merkel, 9 Haziran 2011’de Federal Meclis’te kürsüye çıkarak, Almanya’daki tüm nükleer santralların 31 Aralık 2022 tarihine kadar kapatılacağını ilan etti.
Ama Başbakan Merkel’den daha hızlıları da vardı.
Bunlardan biri de o dönemde Bavyera Çevre ve Sağlık Devlet Bakanı olan Markus Söder’di.

Haberin Devamı

25 SAYFALIK RAPOR YAZDI
2018 yılından beri Bavyera Eyalet Başbakanı ve 2019’dan beri de CSU Genel Başkanı olarak görev yapan Söder, o günlerde eyaletteki tüm nükleer santralların 2020 yılına kadar kapatılmasını istiyordu.
Hatta “Bavyera’da nükleer enerjiden feragat 2020 yılına kadar mümkün” başlıklı 25 sayfadan oluşan bir rapor bile hazırlamıştı.
Nükleer enerjiye “Hayır, teşekkürler!” (Nein, danke!) demişti.
Cumartesi gece yarısına doğru kapılarına kilit vurulan Bavyera’daki Isar 2 Nükleer Santralı’nın 2020 yılına kadar kapatılmasını bile istemişti.
CSU ile o dönemde ortaklık eden FDP’li Bavyera Ekonomi Bakanı Martin Zeil ise “Sanayi memleketi Bavyera’nın geleceğini tehlikeye sokuyor” diyerek Söder’in planlarına tepki göstermişti.
Kendisinin planlarına FDP’nin sıcak bakmaması üzerine, Devlet Bakanı Markus Söder, “İstifa ederim” tehdidinde bile bulunmuştu.

Haberin Devamı

SCHOLZ’U ELEŞTİRDİ
İşte aynı Söder, Bavyera Eyalet Başbakanı olarak geçen hafta perşembe günü Isar 2’yi ziyaret etti.
Yanında CSU’yla ortaklık eden Özgür Seçmenler’in lideri Hubert Aiwanger ve CSU Genel Sekreteri Markus Blume de vardı.
Isar 2 yöneticileriyle görüştükten sonra Söder, ayaküstü açıklamalarda bulundu.
Bavyeralıların enerji tüketiminin yüzde 15’inin Isar 2 Nükleer Santralı’ndan sağlandığına dikkati çekerek, Başbakan Olaf Scholz’a verip veriştirdi.
“Bu hükümetin bir B planı bile yok. Bu kış durumun ne olacağı belli değil. Faaliyetteki nükleer santralların kapatılması büyük bir hatadır” dedi.
Hatta “Bu günahtır” bile dedi.
Aynı gün bazı gazetelere ve televizyonlara verdiği demeçlerde, “Kardeş parti CDU ile yeniden iktidara gelince, biz yapılan bu yanlışı düzeltip nükleer enerjiye döneceğiz” açıklamasında bile bulundu.

Haberin Devamı

*
Nereden nereye değil mi?
2011 yılında Bavyera’daki tüm nükleer santralları 2020 yılına kadar kapatmak isteyen ve nükleer enerjiye “Nein, danke!” diyen Markus Söder, başına bir şeyler düşmüş olmalı ki, tam 12 yıl sonra “Bu hükümetin kapatacağı nükleer santralları yeniden açacağız” tehdidinde bulunuyor.
Bu ve benzer açıklamaları duyduğumda, davranışlara ve tutumlara tanık olduğumda, aklıma hep Türkiye’nin eski Cumhurbaşkanı ve Başbakanı Süleyman Demirel’in adeta özdeyişe dönüşmüş o “Dün dündür, bugün bugündür” söylemi geliveriyor.
Gerçekten Söder de “Dün öyleydi, bugün böyle” diye mi düşünüyor?
Tabii kendisi gibi benzer tutum sergileyen diğer politikacılar da...

BAKMADAN GEÇME!