Avusturya’nın ‘hayali düşmanı’ siyasal İslam

Güncelleme Tarihi:

Avusturya’nın ‘hayali düşmanı’ siyasal İslam
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 20, 2020 13:46

Siyaset Bilimci Dr. Farid Hafez, Avusturya’nın kurmayı planladığı dökümantasyon merkezini değerlendirdi: “Müslümanların kendi alanlarında, bağımsız, kendilerinin yönettiği herhangi bir kurum ya da kuruluşa sahip olmaları, Sebastian Kurz ve ekibi tarafından tehlikeli olarak değerlendiriliyo. Burada temel hedef, Müslümanlar tarafından ortaya konulan her türlü sivil muhalefet, siyasal İslam’ı temsil ettiği gerekçesiyle suç oluşumu olarak gösterilebilecek.”

Haberin Devamı

AVUSTURYA’da merkez sağ Halk Partisi (ÖVP) ve Yeşiller Partisi’nin ocak ayında açıkladığı hükümet programında, aşırı sağcı eski hükümet döneminde başlatılan Müslüman ve yabancı karşıtı politikaların sürdürülmek istenmesine toplumun çeşitli kesimlerinin tepkileri sürüyor. Hükümet programında ‘antisemitizm, ırkçılık ve din motivasyonlu aşırıcılıkla mücadele’ başlığı altında kurulması planlanan dokümantasyon merkezinin, hükümetin büyük ortağı ÖVP tarafından yalnız ‘siyasal İslam’ ve Müslümanlara yönelik faaliyet göstereceğinin açıklanması, başta koalisyon ortağı Yeşiller Partisi’nden bazı milletvekilleri olmak üzere sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerin tepkisine neden oldu. Avusturya Entegrasyon Bakanlığı bünyesinde hayata geçirilmek istenen merkezin sözde mücadele yürüteceği siyasal İslam’ın ne olduğuna ilişkin hem Entegrasyon Bakanı Susanne Raab’ın hem de beraberindeki uzmanların bir tanım yapmamaları, ülkedeki Müslüman azınlık içinde kaygılara neden olan en önemli konu olarak öne çıkıyor. Söz konusu merkezin hayata geçmesiyle, Müslümanlara ait bütün dernek, cami, kültürel faaliyetler yürütülen kurumları gözlem altına almayı planlayan hükümet, yapılacak çalışmalar doğrultusunda hangi kurumlarla iş birliği yapılıp yapılmayacağına karar verecek.

Haberin Devamı

Avusturya’nın ‘hayali düşmanı’ siyasal İslam

TARAFLI VE ŞAİBELİ UZMANLAR
Kapsamı, içeriği ve tanımı yapılmamış ‘hayali bir düşman’ üzerinden Müslümanlara ait bütün dernek, cami ve benzeri kuruluşları söz konusu merkez üzerinden gözetlemeyi planlayan hükümetin bu yaklaşımı, Müslümanları potansiyel suçlu olarak gördüğü ve gözlem adı altında fişleme çalışması yapılacağı yorumlarına neden oldu. Ülkede artan ırkçılık ve İslam karşıtlığını hiçbir şekilde gündemine almayan, bu alanda çalışma yürüten kuruluşlara herhangi bir destekte bulunmayan hükümet, taraflı ve şaibeli sözde uzmanlardan oluşan bir heyetin başında bulunacağı dokümantasyon merkezi için 500 bin Euro bütçe ayırdı.
Avusturya’da 1963’te ‘nazizm’le mücadele ve neonazi oluşumlara yönelik araştırmalar yürütmek üzere ilk ve tek dokümantasyon merkezi kuruldu. Başta Museviler olmak üzere milyonlarca insanın ölümüne neden olan ve ülkede yasaklanan nazi ideolojisine karşı çalışmalar yürüten merkezin bir benzerinin siyasal İslam gerekçesiyle Müslümanlara yönelik faaliyete geçecek olması, nazi ideolojisiyle İslam dininin aynı kefeye konulmaya çalışıldığı yorumlarına neden oldu.

Haberin Devamı

Avusturya’nın ‘hayali düşmanı’ siyasal İslam
‘İÇİ BİLEREK DOLDURULMUYOR’
Georgetown Üniversitesi’nden Siyaset Bilimci Dr. Farid Hafez, Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz’un akademik olduğu ileri sürülen bazı çalışmalar yaptırarak, bunları siyasi hedefleri doğrultusunda kullanmasının bilinen bir durum olduğunu, söz konusu merkezin de bu tür ‘bilimsel çalışmaların’ Kurz’un başında bulunduğu iktidarın işine yarayacak şekilde daha sıklıkla yapılmasına hizmet edeceğini söyledi. ‘Siyasal İslam’ söyleminin içinin bilinçli şekilde doldurulmadığını, böylelikle bu ifadenin Müslümanlara yönelik çok daha kullanışlı kılındığını belirten Hafez, şöyle konuştu: “Burada temel hedef, Müslümanlar tarafından ortaya konulan her türlü sivil muhalefet, siyasal İslam’ı temsil ettiği gerekçesiyle suç oluşumu olarak gösterilebilecek. Hatırlanacağı üzere, daha önce camilerin kapatılması, başörtüsünün yasaklanması siyasal İslam’la ilişkilendirilmişti. Buradan hareketle, herhangi bir kurum, bir kişi ya da bir dini faaliyet siyasal İslam’la ilişkilendirilerek, çeşitli sınırlama ve engellemelere maruz kalacak.

Haberin Devamı

‘GÖZLEM ALTINDA TACAKLAR’
“Dokümantasyon merkezine öncülük eden uzmanlardan Lorenzo Vidino, ‘siyasal İslamcıları’, şiddete başvurmayan, yasalar çerçevesinde hareket eden ancak toplum için zararlı gruplar olarak tanımlıyor. Bu çok önemli, Müslümanların kendi alanlarında, bağımsız, kendilerinin yönettiği herhangi bir kurum ya da kuruluşa sahip olmaları, Sebastian Kurz ve ekibi tarafından tehlikeli olarak değerlendiriliyor. Onlara göre Müslümanlar, devlet tarafından kontrol edilen unsurlara bağımlı hareket etmeli ve onlara verilenlere rıza göstererek, kendileri herhangi yeni bir şey meydana getirmemeli. Merkez, Müslümanlara ait kuruluşları özel bir gözlem altında tutacak, sınırsız bir denetimle, dernek, cami ve benzeri yapılar hükümete göre iyi ya da kötü olarak sınıflandırılacak, kötü listesinde yer alacak kurum ya da kişiler toplum nazarında itibarsızlaştırılacak.”
Merkez bünyesinde ‘bağımsız ve bilimsel çalışmalar’ yürüteceği ileri sürülen akademisyenlere de değinen Hafez, özellikle Lorenzo Vidino’nun uluslararası arenada Müslümanlara ait kurumları ya da Müslüman şahsiyetleri itibarsızlaştırma konusunda bilinen bir aktör olduğunu, Vidino’nun yalnız Avusturya için değil, başta ABD olmak üzere, İtalya ve Fransa için de benzer çalışmalar yaptığını anlattı. Hafez, ayrıca bir diğer isim Mouhanad Khorchide’nin geçmiş yıllarda ÖVP’nin Müslümanlara yönelik sert politikalarını açık şekilde desteklediğini, doğal olarak ismi geçen kişilerin tarafsız, bilimsel çalışmalar yürüteceklerinin inandırıcı olmadığını savundu.

Haberin Devamı

KURZ'UN POLİTİK ÇIKARLARINA HİZMET EDECEK
SÖZ (Geleceğin Sosyal Avusturyası) Partisi Genel Başkanı Hakan Gördü de İslami değerlere saldıran, tamamen taraflı sözde uzmanların öncülüğünde hareket edecek dokümantasyon merkezinin Sebastian Kurz’un siyasi hedeflerine altyapı hazırlayacak faaliyetlere hizmet etmek amacıyla kurulduğunu dile getirdi. Gördü, siyasal İslam’ın tanımının yapılmadığını, bilimsel olduğu ileri sürülen bir yapının tanımı yapılmamış bir söylem üzerinden hareket etmesinin bilimle çeliştiğini ifade etti. İktidarın ucu çok açık ‘siyasal İslam’ ifadesiyle istediği kişi ya da kurumu rahatlıkla damgalayabileceğini vurgulayan Gördü, “Siyasetle ilgilenen, Müslümanların haklarını savunan bir kişi onların gözünde siyasal İslam’ın bir tezahürü olarak değerlendirilebiliyor. Bu insanları susturmak ve baskı altına almak için kullanılacak çok tehlikeli bir durum. Dokümantasyon merkezi, Müslümanlara ait cami, dernek gibi kurumlara yönelik sistematik fişlemenin yapılacağı, sözde uzmanlar eliyle bilimin siyasete alet edileceği, iktidarın isteği doğrultusunda hareket edecek bir yapı olarak faaliyet gösterecek” dedi.

BAKMADAN GEÇME!