AfD’nin ‘Dexit’ inadı

Güncelleme Tarihi:

AfD’nin ‘Dexit’ inadı
Oluşturulma Tarihi: Ocak 29, 2024 10:34

Aralarında sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) partili politikacıların da bulunduğu Alman aşırı sağcıların başkent Berlin yakınlarındaki Potsdam kentinde bir villada buluşarak ülkede yaşayan milyonlarca göçmen kökenliyi sınır dışı etme ‘Tersine Göç’ (Remigration), hatta bir Afrika ülkesine sürgün etme planlarına tepkiler artarken, şimdi de ‘Dexit’ (Almanya’nın Avrupa Biriliği’ni (AB) terk etmesi) gündeme geldi.

Haberin Devamı

AfD’nin ‘Dexit’ inadı
AfD Eş Başkanı Alice Weidel, İngiltere’de yayınlanan Financial Times gazetesinde verdiği demeçte, iktidara gelmeleri halinde AB’de köklü bir reforma gidilmesini talep edeceklerini söyledi.

Bunun gerçekleşmemesi halinde de ‘Brexit’ (İngiltere’nin AB’yi terk etmesi) gibi ‘Dexit’ yolunun açılması için referandum talebinde bulunacaklarını ilan etti.
AfD’nin bu yaklaşımı hiç de şaşırtıcı değildir.
Zaten AfD, 6 Şubat 2013 tarihinde Avrupa, Euro (Avro) karşıtı bir parti olarak kurulmuştur.
Baştan beri aşırı milliyetçi bir tutum sergilemiştir.
Yahudi düşmanı ve ırkçı bir tutum sergilemiştir.
2014 yılında ortaya çıkan ‘Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Vatanperver Avrupalılar’ (PEGIDA) hareketinde yer alarak, İslam düşmanlığını ve daha sonraki yıllarda da sığınmacı düşmanlığını körüklemiştir.

Haberin Devamı

HER GEÇEN GÜN GÜÇLENİYOR
Evet...
Partinin zamanla iyice çığırından çıkması üzerine ilk dönemlerdeki liderleri Bernd Lucke, Frauke Petry, Jörg Meuthen gibi sağ popülistler bile AfD’yi terk etmiştir.
Ama aralarında Alman mahkemesinin ‘faşist’ denilmesine izin verdiği Björn Höcke gibi politikacıların da bulunduğu AfD, her geçen gün güçlenmektedir.
Son yapılan kamuoyu yoklamalarına göre Almanya genelinde oy oranı yüzde 23’lere, eski Doğu Almanya sınırları içinde oluşturulan yeni eyaletlerde yüzde 37’lere yükselen AfD, koşar adım iktidara doğru ilerlemektedir.
İngiltere’nin AB’yi terk etme kararının ‘son derece doğru’ olduğunu savunan ve “Bu Almanya için de bir model, böyle egemen bir karar alınabilir” diyen Alice Weidel’in partisine destek artmaktadır.
Ama Almanya’da halkın önemli bir bölümünün Brexit’in İngiltere’ye neye mal olduğundan haberi yoktur.
Birleşik Krallık (İngiltere) şu andaki AB’nin öncüsü konumundaki Avrupa Ekonomik Topluluğu’na (AET) 1973 yılında üye oldu.
Çok geçmeden ülkede AET’yi terk etme tartışmaları başladı.
Nitekim 1975 yılında halk oylamasına, referanduma gidildi.
Halkın yüzde 68’i ülkenin AET’yi terk etmesine “Hayır” dedi.
2015 yılında İngiltere’de Brexit tartışmaları yeniden alevlendi.
23 Haziran 2016’da yeniden referanduma gidildi.
İngilizlerin yüzde 51.89’u ülkenin AB’yi terk etmesine destek verdi.
Ve İngiltere 31 Ocak 2020’de AB’den ayrıldı.

Haberin Devamı

İNGİLTERE’NİN EKONOMİSİ KÜÇÜLDÜ
1 Ocak 2021 tarihi itibariyle de Serbest Ticaret ve Gümrük Birliği sonlandırıldı.
Resmi verilere göre Brexit, yalnız 2023 yılında İngiltere’ye 140 milyar Sterlin (163.8 milyor Euro) kaybettirdi.
Ülke ekonomisi 2021 yılından beri yüzde 6 küçüldü.
Serbest Ticaret ve Gümrük Birliği sözleşmelerinin sonlandırılması, İngiltere’de serbest piyasayı altüst etti.
Serbest dolaşımın zorlaştırılması nitelikli eleman açığını artırdı.
Ve İngiltere’nin şu anda 800 bin işçiye ve nitelikli elemana ihtiyacı olduğu resmi verilerde yer aldı.

TAM BİR ÇILGINLIK
AB’nin anası konumundaki AET’nin kurucu üyelerinden olan Almanya gibi bir sanayi ülkesinin AB’yi terk etmesini istemek çılgınlıktır.
Almanya, ithalatının da ihracatının da çok büyük bir bölümünü AB ülkeleriyle yapmaktadır.
2022 yılında pandemiye rağmen Almanya’nın AB ülkelerine ihracat hacmi 859.8 milyar Euro’ya ulaşmıştır.
İthalat hacmi de 739 milyar Euro’yu bulmuştur.
Almanya’nın AB’yi terk etmesi halinde ithal ve ihracata yönelik alanlarda çalışan 5 milyon 750 bin kişi işyerlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.
Almanya’da 3 milyonun üzerinde AB vatandaşı çalışmaktadır.
Bu insanların ülkeyi terk etmeleri sosyal kasalara ödemeleri de azaltacaktır.
Yüz binlerce AB vatandaşı öğrencinin Almanya’da öğrenim yapmasını engelleyecektir.
Ülkeye gelecek turist sayısının büyük ölçüde azalmasına yol açacaktır.
Son dönemlerde sokaklara dökülen Alman çiftçilere ve başka kesimlere AB’nin her yıl yaptığı 6 milyar Euro’nun üzerindeki katkı son bulacaktır.
*
Evet...
“AB’yi terk edelim” demek kolaydır.
Ama bunun sonuçları tehlikelidir...
AB’yi terk etmek, Almanya’yı iflasın eşiğine getirir...
Bu acı ve tehlikeli gerçek hiçbir zaman göz ardı edilmemeli, unutulmamalıdır.
Almanlar gibi sağlıklı düşünebilen, mantıklı, disiplinli ve sağduyulu bir toplum da sağ popülist, ırkçı AfD’li politikacıların dolduruşlarına gelmemelidir.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!