GeriÇocuk Sağlığı Öğrenme güçlüğü bir zeka problemi değildir!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Öğrenme güçlüğü bir zeka problemi değildir!

Öğrenme güçlüğü bir zeka problemi değildir!

Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarla çalışırken nelere dikkat edilmeli?

Öğrenme güçlüğü, çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları kapsamında ele alınır ve tedavinin bir parçası olarak özel eğitim desteği önerilmektedir. Peki, ebeveynler öğrenme güçlüğü çeken çocuğa nasıl yaklaşmalı, çözümü için neler yapmalı? Uzman Psikolog & Aile Danışmanı Gözde Emik anlatıyor.

  

“Çocuğum okuma yaparken satır atlıyor, okuduğu yeri tekrar okuyor, okurken kelimeleri yanlış telaffuz ediyor. ‘Para’ diyecekken ‘Pala’ diyor. Yazısı o kadar kötü ki… Yazarken ‘b’ ve ‘d’yi karıştırıyor. ‘Kız’ yazacağı yerde ‘Kıs’ yazıyor. Kelimeleri hecelerine ayırırken yanlışlık yapıyor. Matematik problemlerini çözerken işlem hataları yapıyor. ‘15’ yazacakken ‘51’ yazıyor.”

  Saydığımız bu belirtilerin çoğu ya da birkaçı tanıdık mı geliyor? “Evet” cevaplarınızı duyar gibiyim. Öncelikle endişelenmeyin ve gelin “Öğrenme güçlüğünü” birlikte inceleyelim.

Öğrenme güçlüğü, okul çağı çocuklarında sıklıkla karşılaşılan ancak başlangıcı okul öncesi döneme dek uzanan gelişimsel ve nörobiyolojik bir rahatsızlıktır. Normal zihinsel gelişim düzeyine rağmen, çocuğun okuma, matematik ve yazılı anlatım becerilerinde gerilik ile kendini gösteren bir durumdur. Öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin zeka düzeyi normal ve normalin üzerindedir. Buna rağmen okuma, yazma, matematik gibi alanlarda güçlükler yaşanmaktadır.

Öğrenme güçlüğü, okuma güçlüğü (disleksi), matematik güçlüğü (diskalkuli) ve yazmada güçlük (disgrafi) olmak üzere üç alt tipten oluşmaktadır.

Aileler, öğretmenler sıklıkla çocukların derslerde başarısız oldukları gerekçesi ile uzmana başvurmakta ve ayrıntılı değerlendirmeler sonucunda tanı konmaktadır. Öğrenme güçlüğü, çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları kapsamında ele alınır ve tedavinin bir parçası olarak özel eğitim desteği önerilmektedir. Aile, öğretmen ve uzman üçgeninde sağlanan iş birliği ile bireylerin hem akademik hem sosyal, duygusal yaşamlarında başarılar elde etmesine yardımcı olmak amaçlanmaktadır.

Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarda akademik başarısızlık yanında sosyal ve duygusal güçlükler de gözlenir. Sınıf ortamında, arkadaşlarının içinde okuma, yazma, matematik gibi becerilerde hatalar yapan çocukların öz güven duygusu azalır, buna bağlı olarak ders çalışmayı reddetme, çabuk sıkılma, arkadaşları ile aynı ortamdan kaçınma gibi davranışlar gözlenmektedir.

Elbette ki öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarımız sadece başarısızlıkları ile anılmıyorlar. Onlar bir o kadar yaratıcılar, meraklılar… Bir bakarsınız yeni aldığınız bir cihazı, aleti kullanma kılavuzuna bile bakmadan öğrenmişler ya da çözülmesi zor olan bir matematik problemine ilişkin yaratıcı bir çözüm yolu geliştirmişler.

Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarla çalışırken dikkat edilmesi gerekenler

Öğrenme güçlüğü yaşayan bireye, yaşadığı güçlüklerin zekası ile ilgili bir problem olmadığı, farklı öğrendiği, öğrenme için daha fazla zaman ayırması ve çaba göstermesi gerektiği uygun bir dille anlatılmalıdır. Bu şekilde birey, eğitim sürecinde belirlenen hedeflere ulaşmak için daha etkin katılım gösterebilecektir.

Bilgiyi işleme süreçlerinde birtakım farklılıklar olduğu için yeni bir bilgiyi öğrenmede daha fazla zaman ve çabaya ihtiyaç duymaktadırlar. Bu nedenle onlarla çalışırken sabırlı olmak, hoşgörülü olmak ve yapabileceklerine dair cesaret vermek yararlı olacaktır.

Etkinlik süresince bireyin herhangi bir tepki vermeden önce düşünmesi sağlanmalı, bireyin kendisinin kullanabileceği stratejiler geliştirerek kendine yeterli ve bağımsız çalışabilmesi desteklenmelidir. Örneğin; okuduğunu anlamayı artırmak için kendi kendini sorgulama tekniği bireye öğretilebilir. Bunun için bireyin kendisine “Bu metne neden çalışıyorum?”, “Metnin ana fikri ne?” gibi sorular sorarak nasıl daha fazla bilgi edinebileceğini araştırması sağlanabilir. Ayrıca bireylerin kendi hatalarını kendilerinin bulmasına olanak verilmelidir.

Öğrenme güçlüğü olan öğrenciler düzenli ortamlara ihtiyaç duyarlar. Dış dünyalarının düzenlenebilmesi için listeler yapın. Ne yapacaklarını unutan ya da bilemeyen çocuklar bu listeleri çok faydalı bulacaklardır. Onların hatırlatılmaya, uygulama ve tekrar yapmaya, yönlendirmeye, sınırlar konulmasına ve düzene ihtiyaçları vardır.

Çalışma, dinlenme zamanlarının planlanması hem ders hem de dinlenme için zaman ayırmalarına yardımcı olacaktır.

Hatırlamalarına yardımcı olabilmek için onlara ipuçları, kafiyeler, kodlar, gruplandırmalar vb. bellek geliştirilmesine yardımcı olacak yöntemler kullanılmalıdır. Talimatlarınızı basitleştirin. Zamanlamayı basitleştirin. Basit cümleleri kavramak daha kolaydır.

Büyük projeleri, küçük ve bitirilmesi kolay parçalara bölün. Büyük projeler söz konusu öğrencilerin hemen yılmasına ve "Ben bunu bitirmeyi asla başaramam" demelerine neden olur. Oysa büyük bir işi, kolayca başarılabilir küçük parçalara bölmek onları ürkütmeyecek ve öz güven duygusu desteklenmiş olacaktır.

Uzman-Aile-Öğretmen işbirliği sağlanmalı, görüşmeler düzenli biçimde yapılmalıdır. Sadece sorun ortaya çıktığında görüşmek yerine belirli aralıklarla görüşmek daha yararlı olacaktır.

Çocuğun başarılarını yakalamak ve övmek için hep tetikte olun. Çocuklar, o kadar fazla başarısızlık yaşarlar ki, verebileceğiniz her türlü olumlu tepkiye ihtiyaçları vardır. Göz ardı edilmemesi gereken diğer bir nokta da; bu öğrencilerin övgüye çok olumlu tepki verdikleridir. Cesarete, çok ihtiyaçları vardır.

Öğrenme güçlüğüne sahip bireylerin öz güven duygularını geliştirmek, yapabileceklerine dair inançlarını arttırmak çok önemlidir. Amaç bireylerin kendine, çevresine faydalı olmalarını, toplumla uzlaşmalarını sağlamaktır. Bu amaç ile aileler, psikologlar, öğretmenler ve tüm uzmanlar işbirliği yapmalı ve bireylerin gelişimine destek olmalıdır. Farklılıkları olan tüm bireylere gereksinim duydukları ortamı hazırladığımızda, kendi yapabileceklerinin en iyisini yapacaklarını unutmayalım.

Uzman Psikolog & Aile Danışmanı
Gözde Emik 

False