Güncelleme Tarihi:
Kış aylarında çok severek içilen bozanın sağlık üzerindeki etkileri saymakla bitmiyor. Özellikle de çocukların, hamile ve emziren bayanların ve kilo almak isteyenlerin mutlaka tüketmesi gereken bu harika içeceğin bilinen en eski Türk içeceklerinden biri olduğunu biliyor muydunuz?
Boza nedir, ne ile yapılır, kaç kaloridir, kimler tüketebilir, nasıl saklamalıyız, besin değeri nedir? İşte tüm bu soruların cevaplarını Uzman Diyetisyen İpek Ağaca Özger sizler için cevaplıyor.
Bozayı tanımlamak gerekirse; darı irmiği, su ve şekerden üretilen alkolsüz, mayalı bir kış içeceğidir.
Yapıldığı tahıl türlerine göre boza çeşitleri bulunmaktadır. Türkiye’de genellikle darıdan yapılan boza, başka ülkelerde yapıldığı yerin başlıca ürününe göre mısır, arpa, çavdar, yulaf, buğday, kara buğday, Arnavut darısı, gernik gibi tahılların unu, bazen da pirinç ve ekmek, nadir olarak da kenevir unu ve karamuk mayalandırılarak yapılır. Bozanın mevsimi Eylül - Mayıs ayları arasıdır.
200 ml (1 su bardağı) boza, ortalama 350 kalori enerji verir.Besleyici değeri yüksek olan bozanın; içeriğinde fosfor, çinko gibi mineraller, B1 ve B2 vitamini gibi vitaminler bulunur.
Aktif mayalar sayesinde sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri bulunur; yani bozanın probiyotik etkisi vardır. Mayalanması sırasında oluşan laktik asit de sindirim sistemi için oldukça önemlidir.
Bozayı; zengin karbonhidrat, protein ve B vitamini içeriği nedeniyle çocuklar, gelişme dönemindeki gençler, gebeler, emziren kadınlar, sporcular ve kilo almak isteyenler için iyi bir enerji kaynağı oluşturur. Fazla kilosu olan kişilerin boza tüketirken 1 çay bardağını geçmemeleri ve ara öğün yerine tüketmeleri tavsiye edilir.
Boza, serin bir ortamda; tercihen buzdolabında 3-5 gün saklanabilmektedir. 3-5 günden fazla beklemiş olan bozanın tüketimi sonucunda besin zehirlenmeleri oluşabileceğinden dikkat edilmelidir.







