Kaçak elektrikle mücadeleye tam gaz devam

Güncelleme Tarihi:

Oluşturulma Tarihi: Aralık 06, 2023 12:35

Dicle Elektrik Dağıtım Genel Müdürü Yaşar Arvas “2013’te özelleştirdiğimizde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki kayıp kaçak oranı yüzde 76’ydı. Biz oranı 2022 sonu itibarıyla yüzde 43’e getirmeyi başardık. Kırsal alanda yüzde 90 seviyesinde olan kayıp kaçak oranını, uzaktan okunabilir sayaçlarla kısa sürede düşürmeye çalışacağız” dedi.

Kaçak elektrikle mücadeleye tam gaz devam

  • Kaçak elektrik kullanımında ne noktadayız? Şu anda mevcut durumu aktarabilir misiniz?

Türkiye'de 2022 sonu itibarıyla kayıp kaçak oranı yüzde 14 iken bu oranın en yaygın olduğu bölge, hizmet verdiğimiz Güneydoğu Anadolu Bölgesi. Dicle Elektrik olarak Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Batman ve Şırnak illerine 2,2 milyon aboneye elektrik dağıtım hizmeti veriyoruz. 2013'te özelleştirmeyle göreve başladığımızda hizmet bölgemizde kayıp kaçak oranı yüzde 76'ydı. Biz oranı, OSOS gibi akıllı sistemler ve yapay zeka teknolojileri kullanarak mevcutta yüzde 43'e düşürmeyi başardık.

  • Peki, nasıl başardınız? Neler yaptınız? Kaçak elektriğin önüne geçmek için neler yapıyor?

Bu başarıda en önemli argümanımız teknoloji. Bugün 21 dağıtım şirketi içinde en çok teknoloji yatırımı yapan şirketlerden biriyiz. Öncelikle işe ana şebeke altyapımızı, SCADA sistemleri ile donatarak başladık. Daha sonra abonelerimizin ölçü sistemlerini yani sayaçlarını dijitalleştirdik. Bugün 1.1 milyon abonemizin anlık enerji tüketimini takip edebiliyor, verileri analiz eden yapay zeka sistemlerimiz sayesinde kaçak kullanıldığı an fark edebiliyoruz. Söz konusu anlık haber alma sistemimiz, kaçakla mücadelede bize çok önemli bir avantaj sağladı.

Kaçak elektrikle mücadeleye tam gaz devam

  • Hep merak edilir, bilmeyenler için bir kez daha hatırlatalım… Bu kayıp elektriğin parası kimden çıkıyor?

Aslında hepimizden çıkıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde kayıp kaçak oranı yüzde 14 seviyesindeydi. Bu oran kaçak elektrik kullanmayanların üzerinde yük oluşturuyor. Yani vatandaşımız yıllık fatura tutarının yüzde 14’ünü kaçak kullanan abonelerden ötürü fazladan ödemiş oluyor.

  • Tarımsal sulamada tablo nasıl?

Öncelikle abonelerimizi; şehir merkezinde yaşayanlar, kırsalda yaşayanlar ve tarımsal sulama aboneleri olarak üç gruba ayırıyoruz. Dijitalleşme projemizi ilk olarak şehir merkezlerinde devreye almaya başladık ve günümüzde bu bölgelerde kayıp kaçak oranı yüzde 17 seviyelerinde. Kent merkezlerini kontrol altına alırken kayıp kaçak oranlarını düşürürken altyapıda iyileştirme yaptık. Artık şehirde yaşayan vatandaşlarımız kaliteli enerji kullanıyor ve uzun süreli kesintiler yaşamıyor. Kırsal alanda ise yüzde 90 seviyesinde olan kayıp kaçak oranını, uzaktan okunabilir sayaçlarla kısa sürede düşürmeye devam edeceğiz.

Bununla birlikte bölgemizde 100 binin üzerinde tarımsal sulama yapan irili ufaklı çiftçimiz var ve bunların 35 bine yakını büyük ölçekli çiftçiden oluşmakta. Bu çiftçilerimiz neredeyse 200 haneli bir mahallenin enerjisini karşılayacak büyüklükte trafo kullanıyor. Özellikle elektrik bedeli ödemedikleri için israf söz konusu. Türkiye'de yıllık 15 milyar kWh tarımsal sulama amaçlı enerji tüketimi var ve bunların yarısı bizim bölgemizde. Üstelik bu aboneler; damlama, yağmurlama veya pivot sulama dediğimiz israfı engelleyen teknolojilere de çok ilgi duymuyorlar. Daha çok salma sulama veya vahşi sulama olarak tabir edilen metodu tercih ediyorlar. Kısacası sorun bir elektrik problemi değil, aslında bir sulama problemi olarak karşımıza çıkıyor.

  • İklim değişikliği ile beraber su ihtiyacı daha da çok artıyor ve açılan kuyular var. Sizin söylediğiniz vahşi sulama var. Bunlar doğaya ne tür zararlar veriyor?

Hizmet verdiğimiz bölge, ülkemizin en verimli tarım arazileri arasında yer alıyor. Birçok bölgede tek ürün yetişirken bölgemizde, aynı sezonda üç ürün bile yetiştirilebiliyor. Bu tarımsal potansiyele karşın, yüksek elektrik enerjisi harcanarak kuyulardan çekilen yer altı suları, hem ekonomiye hem de coğrafyamıza zarar veriyor. Yer altından çekilen suların bölgemizde neredeyse 700 metre derinliğe indiğini söyleyebiliriz. Geleceğimizi tehlikeye atan bu sulama modeli sürdürülebilir değil. Sınırlı kaynaklarımızı bilinçsizce tüketmek, ciddi kuraklığa sebep oluyor ve yaşam kaynaklarımızı tehdit ediyor. Özetle, bu durumun önüne geçmek için yer üstü sularını en verimli şekilde kullanmamız gerekiyor.

  • Burada yer üstü sularının doğru dağıtımından bahsediyoruz herhalde?

Yer üstü sularının doğru dağıtıldığı noktalar var ancak bizim bölgemizde bu yeterli seviyede değil. Bu nedenle çiftçilerimiz yer altı kaynaklarına yöneliyor. Yer altı sularını kullanabilmek için de aşırı elektrik tüketimi gerçekleştiriyorlar. Böylesi bereketli topraklarda yer üstü su kanallarının daha aktif olarak tarıma katkı sağlaması gerekiyor. O sebeple biz bu bölgenin bir elektrik problemi değil sulama problemi var diyoruz.

  • O zaman aman diyelim şu projeler bir an önce hayata geçsin ve yer üstü sularını çiftçiye ulaştıralım ki yerin altını en azından kurtaralım.

7 yıl önce devletimiz çiftçiye yönelik modern tarım uygulamalarının kullanılması adına teşviklerin de yer aldığı bir proje başlattı. Proje kapsamında, bölge çiftçisinin modern tarım araçlarını kullanması ve bu esnada DSİ’nin su kanallarını tamamlaması hedeflendi. Maalesef proje planlandığı gibi henüz yürümedi ve bu kapsamda çiftçimiz de modern tarıma pek de yönelmedi. DSİ de kanal altyapısını tamamen bitiremedi. Sonuç olarak çözüm için tüm tarafların hızlı bir biçimde hedeflere ulaşması gerekiyor.

Kaçak elektrikle mücadeleye tam gaz devam

  • Elektrik dağıtımında yatırım gerekiyor, hizmet gerekiyor. Neler yapıyorsunuz? Ne kadarlık yatırım yaptınız?

2022'nin sonuna kadar geçen ilk 9 yıllık süreçte 20 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Bu sene içinde de 8 milyar liranın üzerinde yatırım yapıyoruz. Toplam yatırırımımız 10 yılda 1 milyar Amerikan doları seviyesine ulaştı. İl ve ilçe merkezlerimizde altyapısını yenilemediğimiz hat kalmadı. Şimdi kırsala, köy ve beldelerimize yoğunlaştık. Bu yatırımlardaki en büyük kazanım da bölge halkının kaliteli enerji ile buluşmasını sağlamak oldu. Elektrik enerjisinde kayıp oranını 76'dan 43' e indirerek her yıl ülke ekonomisine 1 milyar Amerikan doları katkı sağlıyoruz.

  • Kaçak elektrik tespitinden sonraki süreçte neler yaşıyorsunuz? Bu duruma vatandaşlar nasıl yaklaşıyor?

İlk olarak mahalle baskısından dolayı kaçak elektrik kullanan kesimi hızlıca kazandık. Enerji kalitesinin somut artışını ilk gören ve kaçak elektriğe karşı mücadelemize destek veren ilk kesim de bu grup oldu. Diğer bir kesim ise kaçak enerji tabirini halen bilmeyen ve bunu hak olarak görenler. Bir teyzemiz “Bedava olan bir hizmetin kaçağı mı olur?” demişti. Bu ifade çok şey anlatıyor. Uzun yıllara yayılan bu anlayış, meselenin bir diğer temeline işaret ediyor. Biz bedelsiz hizmet olarak görülen bu anlayışı değiştirmek için çok mücadele ettik. Kaçak elektriğin ne olduğunu, enerjinin bedelli olması gerektiğini kırsala gidip aktaran gezici araçlarımız var. Köylere kadar giderek bu durumu halen anlatmaya devam ediyoruz.

  • Bu esnada karşılaştığınız zorluklar neler?

Kaçakla mücadele eden sahadaki arkadaşlarımız arasında yaralanan, hatta rehin alınanlar oluyor. Araçlarımıza saldırılar gerçekleşiyor. Bugün kırsal alanda yaptığımız yatırımların yarısına yakınını, kolluk kuvveti desteği olmadan yapamıyoruz maalesef. Yatırımı bile istemeyen bir kırsal abone grubumuz var ama ikna edeceğiz. Bugüne kadar da hep ikna yöntemini kullandık ve algıyı yönetmeyi başardık. Bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz.

Enerji kaybını önlemek adına kaçak kullanan abonelerle mücadelede kesim işlemi uyguluyoruz. Çünkü bu bahsettiğimiz kişiler yasal yollarla ilgili de tedbir alıyor. Örneğin kendi adına değil, annesinin, babasının veya vefat eden dedesinin adına abonelik alabiliyorlar. Dolayısıyla bazen yasal zeminde tıkanabiliyoruz. 2024 yılı için çok ciddi kararlarımız var.

  • Kaçak elektrik sadece cebi değil aslında insan hayatını da ilgilendiriyor değil mi?

Maalesef öyle ve sonucunda çok acı ölümler ve ayrılıklar yaşanabiliyor. Daha kötüsü de bu sayı gün geçtikçe artıyor.

  • Sürdürülebilirlik konusunda neler yapıyorsunuz?

7 bine yakın çalışma arkadaşımızla bölgemizin en büyük istihdam sağlayan kurumuyuz. 7/24 anlayışıyla çalışıyoruz. Çalışma arkadaşlarımızın yüzde 95’ini bölge insanımızdan alıyoruz. Kazandığımızı bölge insanımıza harcamayı düstur ediniyoruz. Sadece kaliteli enerji vermekle kalmıyor; kültürel, sportif, eğitim gibi sosyal fayda sağlayacak her alanda birçok projeye imza atıyor, sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz.

İlandır

BAKMADAN GEÇME!