"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Tarihten yapraklar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, son şehit cenazeleri merasiminden ikisinde yapılan saldırı, bize Demokrat Parti’nin (DP) son zamanlarını hatırlattı.

Bugün toplumu ayrıştıran ve bölen AKP siyasetinin benzeri, o tarihlerde ‘Vatan Cephesi’ adı altında DP tarafından yapılıyordu.

 

TRT bugün olduğu gibi, iktidar partisinin yayın organı düzeyine düşürülmüştü.

 

1959 ve 1960 yıllarında yurt gezilerine çıkan anamuhalefet partisi CHP’nin Genel Başkanı İsmet İnönü’ye Uşak’ta, İstanbul Topkapı’da ve Kayseri’de engellemeler ve hatta saldırılar düzenlenmişti.

 

UŞAK, TOPKAPI VE KAYSERİ OLAYLARI

 

29 Nisan 1959’da CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Kurtuluş ve Bağımsızlık Savaşı’nda, Trikopis’i esir aldığı Uşak’a ulaştığında taşlı saldırıya uğrayıp, başından yaralanmıştı. Devrin İçişleri Bakanı’nın emriyle İnönü’nün gezisini engelleyen Uşak Valisi İlhan Engin’e, muhalif basın “İktidarın ‘Uşak’ Valisi” adını koymuştu...

 

4 Mayıs 1959’da İnönü, İstanbul’a gelmiş ve o zamanki adıyla Yeşilköy Havalimanı’ndan şehir merkezine giderken, Topkapı’da önce trafik müdürü tarafından durdurulmuş ve sonra bir kalabalığın saldırısına uğramıştı. Polisler müdahale etmemişlerdi. Ancak o sırada Binbaşı Kenan Bayraktar’ın emriyle askerler müdahale etmiş ve İnönü kurtarılmıştı.

 

2 Nisan 1960’ta Kayseri’ye gelen İsmet İnönü’nün treni, Vali Ahmet Kınık’ın emriyle, İnönü’nün Himmet Dede Demiryolu İstasyonu’nda durdurulması ve yolunun kesilmesi için emir verilmiş olan Binbaşı Selahattin Çetiner, İnönü’ye şöyle demişti: “Sizin yolunuzu kesmek ve Kayseri’ye gitmenize engel olmaktansa, intihar etmeyi tercih ederim.”

 

Halkın ilgisi nedeniyle zorlukla yoluna devam eden İsmet İnönü’yü Kayseri’de 50 bin kişi karşılamıştı. Bunun üzerine DP hükümeti Selahattin Çetiner’i emekliye sevk etmiş, ancak Çetiner Danıştay kararıyla görevine dönmüştü.

 

Bu olaylardan devrin Ulaştırma Bakanı sorumlu tutuldu. 27 Mayıs 1960 harekâtından sonra hazırlanan 1961 Anayasası’na bir madde eklenerek (Madde 114), “Her genel seçimden önce Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları görevlerinden ayrılır ve yerlerine tarafsız bakanlar atanır” kuralı getirilmişti. (AKP iktidara geldikten itibaren, genellikle çekilen bakanların müsteşarları atanmaktadır. Yani tarafsızlığa uyulmamaktadır.)

 

Toplumu bölenler, “% 50’yi içerde zor tutuyorum” diyenler, muhalefete tahammül edemeyenler, partileri demokratik rekabet kurumları olarak değil de düşmanca görenler, yukarıda verdiğimiz korkunç örneklerden ders almalıdırlar.

 

Dursun ATILGAN- ADD Avrupa Başkanı

 

 

LİSELERE ÇOMAK SOKMAK

 

ÜNİVERSİTELERDE siyasi kutuplaşmaların arttığı gözlemlenirken, liseler de kaynamaya başladı. Bakanlık, proje okullar başlığı altında yeni düzenlemelere başladı; yüksek puanlı okullara öğretmen ve müdür atamalarını yönetmelik dışına çıkararak, ilgili atamaları doğrudan bakanlık inisiyatifine aldı. Bakanlık kendi seçtiği okulları ‘proje okul’ olarak ilan edip kendi fikriyatı doğrultusunda yönetimler oluşturuyor. ‘Proje okul’ uygulaması, adından da anlaşıldığı gibi, monolitik -tek tip- bir yönetim anlayışını ortaya koyuyor...

 

Okullarda, Türklük, doğruluk ‘temalarını’ içeren ‘andı’ dahi, toplumu formatlamak için yapılan bir uygulama olarak sakıncalı bulan Bakanlık, liselerin yönetimlerini de resen kendi siyaset anlayışına göre şekillendirmekte bir beis görmüyor. Türkiye’nin köklü liselerinin yıllar içinde kendilerini göre gelenekleri oluştu. Bu birikimlerin üzerine siyaseten bir zihniyet yüklemesi yapmak sakıncalı ve de çoğulculuğu da aykırı, hem formatlamadan müşteki olmak hem de tek merkezden ‘kültür’ dayatması yapmanın eğitime-öğretime katkısı tartışmalı olup, şu an olduğu gibi gereksiz ihtilaflar doğurma potansiyeli taşır. Okullaşmada, iktidara yakın kurumlar lehine ayrımcılık yapıp, kendi geleneklerinde gelişmiş okulları ‘proje’ altına almanın pedagojik bir izahı bulunmuyor.

Gülbin SOYLU

 Tarihten yapraklar

SON günlerde İstanbul Erkek Lisesi’nde başlayıp, Galatasaray Lisesi, Cağaloğlu Anadolu Lisesi, Bornova Anadolu Lisesi, Vefa Lisesi ve Kadıköy Anadolu Lisesi ile devam eden okul yönetimlerine dönük protestoları okuyunca emekli gazeteci ve fotoğraf sanatçısı ve aynı zamanda Adana Erkek Lisesi mezunu Yüksel Hançerli’nin 50 yıl önceki bu nostaljik fotoğrafını paylaşmak istedim.

(Ziya Yergök’den)

 

70’LİK ‘GENÇ’ GAZETECİLER

 

TÜRKİYE Gazeteciler Cemiyeti 70. yaşını kutladı. TGC Başkanı Turgay Olcayto “Gazeteciliğin onuru için mücadele veriyoruz” dedi. Kuruluş yıldönümünü yaşayan ilk 20 üyesine (Altemur Kılıç, Nadide Çubukçular, Muzaffer Kayar, Hıfzı Topuz, Nuyan Yiğit, Halit Kıvanç, Necati Zincirkıran, Semiral Bilbaşar, Sedat Ağralı, İzzet Sedes, Ferhunde Ülküsel, Mehmet Biber, Erdoğan Arıpınar, Aysel Okan, Sami Kohen, Suat Yalaz, Veli Sezai Balcı, Doğan Uluç, İhsan Onur, Nail Güreli) şükran plaketi verdi.

 

MESAJ PANOSU

 

- “KILIÇDAROĞLU’nu siyaset dışına itmek istiyorlar.” - Dr. Cengiz ALP

 

- “SAYIN Erdoğan, Muhammed Ali’yi ve mücadelesini en iyi anlayan kişidir ve dünyadaki mazlumların hamisi ve lideri artık Erdoğan’dır. Şimdi de bayrağı teslim alan Erdoğan, mazlum milyonlarla birlikte dünyanın sömürü düzenini değiştirecektir.” - Nuh ALBAYRAK

 

- (MHP) “Genel Başkanımız ve diğer adaylarla birlikte bir iftar sofrasında buluşmayı arzu ediyorum.” - Sinan OĞAN

X