Süleyman Genç’i ne kadar tanırsınız? CHP, Ecevit ve 12 Eylül

Süleyman Genç, 1943 Rize İkizdere doğumluydu ve yoksul bir ailenin çocuğu idi. Erzincan Askeri Lisesi’ni bitirdi. Harp Okulu öğrencisiyken 1961’de Albay Talat Aydemir’in başlattığı başarısız darbe girişimi bastırılınca Kara Harp Okulu bir süreliğine kapatıldı. Açıkta kalan öğrencileri sokakta bırakmayan Başbakan İsmet İnönü, onları çeşitli üniversite ve yüksek okullara dağıttı. Süleyman Genç de İzmir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ne girenler arasındaydı. Yani ‘ihtilalci’ öğrencileri okuması için taksim etti. Nizamettin Çoban ile Ertöz Vahit Suiçmez’in isimlerini de sayabiliriz.

Haberin Devamı

Genç, CHP’ye katıldı ve İzmir Gençlik Kolları Başkanı oldu, yıl 1965’lerdi. Bu süreçte ‘Ortanın Solu’ mücadelesi başlamıştı; ‘sağcı’ takımına karşı tavır alanların başında Ecevit vardı. Onu, Gençlik Kolları Başkanlığı’na getirdi. Müthiş bir gençti, siyasal yaşamında ismi çok öne çıktı, kendisini bütün Türkiye tanıdı. Müthiş bir İnönü-Ecevit kavgası başlamıştı. Genç’in kadrosu içinde Av. Sabri Ergül, Hasan Belovacıklı ve Nafiz Bostancı gibi isimler vardı. Bütün il kongrelerinde gençler ağırlık koydu; Ecevit’in, İnönü’nün yerine gelmesi için büyük bir mücadele verdikleri bilinir. Kadın Kolları da onlara destek veriyordu. Ve 45. Olağanüstü Kongre’de Ecevit, İsmet Paşa’yı yendi! 1973 seçimlerinden önce 70 civarındaki milletvekili ve senatör, CHP’den istifa etti. İnönü’nün de istifasından sonra ‘Artık CHP bitti’ dendi. Ancak hiç öyle olmadı, bu genç kadro çok başarılı oldu, CHP 185 milletvekili ile birinci parti oldu. (Adalet Partisi 149, Demokratik Parti 45, Milli Selamet Partisi 48 milletvekili çıkarmışlardı.)

Haberin Devamı

O zaman bu genç ekibin içinde yer alan Kdz. Ereğli İlçe Başkanı olan Kemal Anadol o süreci şöyle anlatır:

“Ben, partileri futbol takımına benzetirim. Ecevit ekibi, altyapı ekibiydi. Yani dışarıdan transferleri yoktu. Türkiye’nin tanımaya başladığı isimler genç yaşta başarılı olup parlamentoya girdiler. Ben 32 yaşındaydım. Süleyman Genç 29 yaşındaydı, hatta vekil olabilmek için yaşını mahkeme kararıyla büyütmüştü. Yüksel Çakmur 31, Baykal 36, Önder Sav 37, en yaşlılarımız 40 yaşındaki Mahmut Türkmenoğlu ve Ali Topuz’du.

CHP içinde ‘göbekçi’ denilenlere karşı tam bir kavga vardı. Daha sonra Ecevit, Süleyman Genç ve bizlerle ‘Sol kanat’ı oluşturduk. 1977 seçimlerinde bir daha milletvekili olduk, 1980 darbesi oldu, Türkiye karıştı. 12 Eylül’e kadar CHP içinde sol grup olarak çok etkindik. 31 kişiydik, 12 Eylül’den üç gün önce sol kanat olarak bizleri gözaltına aldılar. Genel Sekreter Mustafa Üstündağ’ı aldılar. Bu arada Alev Çoşkun’u ve Yılmaz Alpaslan’ı da sol kanat mücadelesi içindekiler olarak söylemeliyim.”

Haberin Devamı

Süleyman Genç, Ecevit-Bağımsızlar hükümeti sırasında yine kontrgerillanın üstüne gidiyordu. 6 Ocak 1978 günü evi bombalanmış, gerekli yerlerden yanıtını almıştı. Bugüne dek failinin bulunmaması ise Genç’in savlarını kanıtlıyordu!

Türkiye’de iç ve dış istihbarat örgütleri darbe koşullarını hazırlıyordu. Tehlikeyi gören milletvekili ve senatörler, 9 Eylül 1980 günü, demokrasi tarihimize geçen faşizme karşı 31 imzalı sol kanat bildirisini yayımladılar. Üç gün sonra yapılan 12 Eylül darbesinin ilk işi bu imza sahiplerini gözaltına almak olmuştu.

ZİNCİRBOZAN VE KAPANAN DÖNEM

12 Eylül’den sonra partileşme aşamasında aktif rol alan Süleyman Genç, cuntanın Zincirbozan’a gönderdiği kafile (Demirel, Baykal, Cindoruk) içinde yer aldı.

Haberin Devamı

Demokratik yaşama geçildiğinde Genç sağlık sorunlarıyla boğuşuyor, saygıdeğer eşi Şükran Hülagü Genç’in titiz ilgisiyle yaşamını sürdürüyordu. Kendini yetiştiren ve ülke sorunlarına çözüm arayan gerçek bir halk adamıydı. ‘Türkiye’nin Yapısal Analizi’, ‘12 Mart’a Nasıl Gelindi?’, ‘Bıçağın Sırtındaki Türkiye’ ve ‘Kuşatılan Devlet Türkiye’ adlı kitapların yazarıydı. Ölmeden bir gün önce yattığı hastanede kendisiyle konuşan arkadaşı Alev Coşkun’a, yazdığı son kitabın basılmasını vasiyet etmişti.

Süleyman Genç geçen cumartesi Bursa’da toprağa verildi...

Anadol, “Parti içi demokrasi ile demokratik sol savlarını ömrü boyunca savunan ve yaşama geçirmeye çalışan Süleyman Genç’le birlikte bir dönemin kapandığını söyleyebiliriz” dedi.

Haberin Devamı

ŞİŞLİ’YE MÜKEMMELİYET MARKASI

Gelişen katılımcı demokrasilerde yerel yönetimler günden güne önem kazanıyor. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de bu gelişmeyi yakından takip ederek 2008 yılında bir karar aldı ve ‘Yerel Düzeyde Yenilik ve İyi Yönetişim’ stratejisini geliştirdi. Bu strateji doğrultusunda, Avrupa demokrasisinin temel değerlerini temsil eden 12 ilkeyi uygulayan yerel yönetimleri ödüllendirmek için ‘Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası’nı (ELoGE) vermeye başladı. Bu değerler nedir derseniz; katılım, temsiliyet, seçimlerin adil yapılması, açıklık ve şeffaflık, sağlam mali yönetim, insan hakları, kültürel çeşitlilik ve sosyal kaynaşma, hesap verebilirlik gibi demokratik bir yönetimde olması gereken değerler.

Haberin Devamı

Türkiye’de ise Şişli Belediyesi ve Sultanbeyli Belediyesi bu markayı almak için mayıs ayında başvuru yaptı. Bağımsız jürinin değerlendirmesi sonucunda, her iki belediye de bu markayı kazandı. Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin’in yaptığı çalışmaları kendisinden dinlemiştik zaten. Başkan Keskin her zaman ‘Başka bir yerel yönetim mümkün’ felsefesini düstur edindiklerini ifade ediyor.

BARTIN’IN SATRANÇÇILARINA ÖDÜL

Bartın’da faaliyet gösteren, özellikle genç kızlara yönelik eğitim öğretim faaliyetleri ile tanınan İnci Bankoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı çeşitli kategorilerde ödüllü satranç turnuvası düzenledi. Ödül alanlar: Emir Duhan Akgün, Parviz Rzayev, Cumhur Yılmaz, Kerem Karabudak, Kıvanç Özcan (açık kategori), Erberk Basri Erdil, Eylül Yılmaz, Mustafa Kayra Polater, Uras Ören, Baran Makar (14 yaş altı kategorisi), Ömer Salih Ak, Fatih Erdem Köse, Rüzgar Çelik, Doğukan Yıldız ve Rüzgar Deniz Güvel.

KATKI PAYI CAN YAKIYOR

Alaca gelen her zam, emeklinin ödediği katkı payını ve cebinden çıkan parayı artırıyor. Şubat ayında kur güncellemesinden ötürü ilaç fiyatlarına yüzde 37.5, temmuzda yüzde 25 zam yapıldı.

SGK’nın ilaç birim fiyatlarına ödediği katkı payını indirmesiyle dar gelirli ve emeklinin cebinden çıkan para da arttı. Önceden katkı payı vermediği bazı ilaçların yüzde 50’si tutarından bile fazla para vermeye başladı emekli. Hastalara fiyat farkı çıkmayan ilaç neredeyse kalmadı. Bazı ilaçlarda SGK’nın karşıladığı tutarın daha fazlasını cebinden ödemek zorunda kalıyorlar. 13.8 milyon emekli, dul ve yetimin cebinden daha fazla para çıkacak.

Fiyatların artmasına karşın piyasada hâlâ ilaç kıtlığı yaşanıyor.

Ne yapmalı: Emekli katkı payından muaf tutulmalı.          Şükrü KARAMAN

MESAJ PANOSU

- Tasarruflarınızı dövize, altına değil, nitelikli şirketlere yatırınız. Ülkenin kalkınmasının hızlanmasını sağlayınız. Borsanın önünü açarsanız yeni fabrikalar açılır.

Ali ÖZDEMİR

Eğitimci, Yazar, Yayıncı

Yazarın Tüm Yazıları