Sebze ve meyvede ucuzluk hayaldir

Son günlerde medyada sürekli “Sebze ve meyve fiyatları neden ucuzlamaz?” haberleri yer alıyor. Genelde de döviz kurlarında olan gerilemeye bağlı bir beklenti var. Tabii ki bu haberleri yapan basın mensupları, dövizin sebze fiyatlarını ne kadar etkilediğini bilmedikleri için halkı da beklentiye sokuyorlar. Sorunu anlatalım:

Haberin Devamı

Turfanda üretim, tesis kurulduktan sonra toprak işleme ile başlar. Bu işlem traktörlerle yapılır. Daha sonra toprakta kalıntı bırakmayan kimyasallar da kullanılarak toprak dezenfekte edilir. Bu işlemde kullanılan mazot, traktör ve kimyasal fiyatlarında düşüş oldu mu? Hayır!

Toprak hazırlandıktan sonra tohum veya fidan dikim işlemleri yapılır. Daha sonra da sulama, gübreleme ve ilaçlama işlemleri gerçekleşir. Fide, fideleri sulama için gereken elektrik, zirai ilaç ve gübre fiyatlarında düşüş oldu mu? Hayır!

Sert kış günlerinde ürünlerimizi dondan korumak için seralarımızı ısıtmamız gerekir. Yakıt olarak kullanılan mazot, fueloil, doğalgaz ve kömür fiyatlarında indirim oldu mu? Hayır!

Sebze üretimini yaptıktan sonra ürünlerimizi toptancı hallerine götürürüz. Buraya götürürken nakliye, hallerin çiftçilerden aldığı vergiler, paketleme giderleri, devletin hallerden aldığı vergilerde indirim oldu mu? Hayır!

Haberin Devamı

Hallerden metropollere ürün nakliyesi yapan lojistik firmaları vardır. Gerek mazot gerekse de firma giderleri için bir vergi indirimi veya teşvik ödemesi oldu mu? Metropollerdeki hallerde uygulanan bir vergi indirimi veya teşvik oldu mu? Tabii ki de hayır, hayır, hayır...

Gazipaşa’da en çok turfandası yapılan ürün salatalıktır. Üretim maliyeti 2.5. TL/kg civarındadır. Çiftçi eğer 2.5 TL’den aşağıya satarsa zarar eder. Üretim aşamasından sonraki giderler hep aynıdır. Paketleme giderleri, lojistik giderleri, vergi giderleri çok büyük bir devalüasyon olmadıkça aynıdır.

Tüketiciye ulaşana kadar sebze ve meyve fiyatlarındaki artışta dövizin etkisi o kadar fazla değildir. Eğer halkımıza ucuz sebze-meyve yedirmek istiyorsak üreticilerimize, paketleme ve lojistik firmalarına destek verilmelidir. Bu destek, çiftçilerimize üretim girdileri için vergi indirimi olabilir. Paketleme tesisleri için destekleme ve enerji indirimi olabilir. Lojistik firmaları için de ucuz mazot, köprü ve otoyolların bedava veya ucuz kullanımı olabilir.

Yani sırf döviz fiyatları gerilediği için sebze-meyve fiyatlarında düşüş beklemek hayalciliktir.

Haberin Devamı

Hidayet BİLGİÇ-Gazipaşa-ANTALYA

İMTİYAZLI ORTAKLIK (3)

TAVAK Vakfı Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen ‘AB Türkiye’ye ne yapacak?’ yazısında AB ile Türkiye arasında imtiyazlı ortaklık konusunu önemli bulduğunu söylemişti. Eski Bakan ve milletvekili Bülent Akarcalı da bu konu üzerinde dünkü yazısında, imtiyazlı ortaklık önerisinin havanda su dövmekten öteye gitmeyeceğini savunmuştu. Buna Faruk Şen bir yanıt verdi ve dedi ki: “Akarcalı’nın yazısını okudum. Özel statü artık yeni yeni ortaya atılan bir görüştür. 2000’li yıllarda Sarkozy ve Merkel bunu dile getirdiğinde, hepimizin karşı çıktığı bir görüştü. Alman atasözüne göre ‘Yarım hamilelik olmaz, Türkiye ya tam üye olur ya olmaz’ görüşünü ben de her zaman savunmuştum. Fakat şu anda AB’yi bilenler, birliğin 5 ayaktan oluştuğunu da bilirler. Politik katılım, ekonomik katılım, serbest dolaşım hakkı, gümrük birliği ve güvenlik ve savunma kimliğinden oluşur. Serbest dolaşım ve politik katılım dışında Türkiye’nin katılımı görüşülebilir. İngiltere’nin de esasında büyük ölçüde bir özel statüye dayanan üyeliği vardır. Eski bir politikacının bu konuda bilgi edinememesi herhalde kendi sorunudur.”

Haberin Devamı

GÜNÜN HABERİ
İSTANBUL’A AKP DE ‘ORDULU’ ADAY BULDU

AKP’nin bugün gerçekleştirecek İstanbul il kongresinde Osman Nuri Kabaktepe tek aday gösterilecek. Kabaktepe, Fatsalı ve imam hatip kökenli. Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un hemşerisi. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da Ulubey-Mesudiyeli. İstanbul’da Sivas’tan sonra Ordulular nüfus bakımından ikinci sırada. Yani yarış büyük olacak.

ANAYASA’YA NE GİRMELİ

ANAYASA’nın, ilk üç maddesini değiştirmeye yönelik FETÖ ve benzeri her türden paralel devlet yapılanması faaliyetleri ve silahsız/silahlı eylemleri; Anayasamıza eklenecek bir hüküm ile af ve infaz indirimi kapsamı dışında bırakılarak mücadelenin sürekliliği ve kalıcılığı Anayasal teminat altına alınmalıdır. Tahir ÇALGÜNER

Haberin Devamı

MESAJ PANOSU
GÜBREYE DESTEK DEVEDE KULAK

İKTİDARIN gübre desteklerini yüzde 100 artışla iki katına çıkardığı müjdesi boşa çıktı. CHP Tekirdağ Milletvekili Dr. İlhami Özcan Aygun, buğday, arpa, yulaf gibi hububat ürünlerinde dekar başına 8 TL olan desteğin 16 liraya çıkmasının gübredeki büyük zam nedeniyle işlevsiz hale geldiğini vurgulayarak, “Gübre destek zammı devede kulak kaldı. 2020 Ocak ayında üre gübresinin tonu 1775 lira iken şimdi 3 bin 10 TL; 20-20-0 gübresi 1480 TL idi, 2 bin 375 TL oldu; DAP gübresinin tonu geçen yıl 2 bin TL iken şimdi 3 bin 555 lira oldu. Müjde diye söylenen iyileştirme çiftçinin dekar başına gübre maliyetinin sadece yüzde 8-9’unu karşılıyor” dedi.

Haberin Devamı

‘YERLİ VE MİLLİ AŞIYI BEKLİYORUZ’

ÜÇÜNCÜ DALGA YERİNE YENİ SALGIN

ABD’de 1997-2001 yılları arasında dışişleri bakanlığı yapan Madeline Albright, 2018’de bir konferansında dünyanın gidişatıyla ilgili olarak “Endişeli iyimserim” demişti. COVID-19 salgınıyla ilgili olarak galiba bizim de öyle dememiz gerekiyor. “İyimseriz” çünkü COVID-19 salgınına karşı tek çare olan aşıyı tedarik edip aşılanmaya başladık. Hatta bu konuda dünyada önde gelen ülkeler arasındayız. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, iki doz olmak üzere aşı olanlarımız 7 milyonu aşmaya başladı. Dünyada ‘aşı savaşı’ yaşanıyor. Aşıyı ilk geliştiren BioNTech’in bulunduğu ülke Almanya’da henüz 5 milyon sınırını ancak aşabildi. Her ülke bir an önce kademeli olarak normal yaşama geçmek istiyor. İnsanlarda sabır kalmadı, neredeyse bıçak kemiğe dayandı. Ama vaka sayısı da istenilen düzeye inmiyor. Almanya’da gazeteci bir dostla konuştum. “Uzmanlar üçüncü dalgayı ağzına almak istemiyor. Daha çok yeni salgın diye telaffuz ediyorlar” diyor. Çünkü vaka sayıları Almanya’da da inmiyor. Her 100 bin kişi için yedi günlük ortalama yeni vaka sayısı 60 civarında dolaşıyor. Alman Şansölye Merkel, “Hedef önce 50, ardından 35” diyormuş ama günlerdir 50’ye bile inmemiş. Almanya’da artık çare olarak aynen bizdeki gibi bölgesel olarak kademeli açılmaya karar verilmiş. Bu arada kulağımızın yerli ve milli aşı çalışmalarında olduğunu hatırlatalım. Görülüyor ki bu dehşet virüs yakamızı kolayca bırakmayacak.

 

Yazarın Tüm Yazıları