"Ünal Çeviköz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ünal Çeviköz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ünal Çeviköz

Uluslararası ilişkilerde 2018 yılı ve sonrasının  senaryoları- I

Birkaç gün sonra 2017 yılını geride bırakacağız. Uluslararası ilişkiler açısından bu yılın değerlendirmesini yapmak gelecek yılların bize neler hazırlamakta olduğu hakkında bazı ipuçları verebilir. Bu yazıdan başlayarak, 2018 yılı ve ötesine yönelik bazı senaryoları bu köşede paylaşacağım. Öncelikle mevcut durumun bir fotoğrafını çekmek yerinde olur.

Avrupa ile Ortadoğu arasında yer alan Türkiye'nin bu iki coğrafyanın karşılaşacakları gelişmelerden etkilenmemesi beklenemez. Dolayısıyla, öncelikle Türkiye'nin çevresinde yaşanan ve yaşanabilecek olası gelişmelere odaklanmakta yarar var.

 

Avrupa son yıllarda hem kendi içinden hem dışarıdan kaynaklanan çeşitli krizlerin etkisinde kaldı. 2008 yılından itibaren dünyayı sarsan mali krizin olumsuz etkileri yavaş yavaş azalıyor olsa da, Avrupa'nın hala çözümlenemeyen sorunları var. Bunların başında Rusya ile Batı ülkeleri arasında yeniden oluşmaya başlayan ve Soğuk Savaş dönemini hatırlatan gerginlikler geliyor.

 

2008 yılında Gürcistan, 2014 yılında da Ukrayna'da yaşanan ve Rusya'nın kazanç hanesine yazılan gelişmeler Doğu-Batı dengesini yeniden dünya uluslararası sisteminin odak noktası haline getirdi. Silahlanma olanca hızıyla devam ediyor. Rusya,  Karadeniz ve Batı'ya doğru uzanan eski Sovyetler Birliği coğrafyasındaki etki alanını yeniden genişletmeye başladı. Bu durum, Soğuk Savaş döneminde Doğu bloku içinde yer alan ancak son yıllarda NATO ve AB üyeliğine kavuşan bazı Doğu ve Orta Avrupa ülkelerinde tedirginlik yaratıyor.

 

Batı Avrupa'nın daha yeni yeni aşmaya başladığı ekonomik durgunluk ise bir yandan himayeci ve içine kapanık eğilimleri, bir yandan da popülist politikaların etkisiyle siyasi partilerde merkezden sağa doğru hızla yayılan bir kayma sonucunu doğurdu.

 

Bu gelişmenin temel sebebini sadece Batı dünyasında aramak eksik olur. Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde başlayan, ancak başarısız kalan demokratikleşme hareketleri bölge ülkelerinde yönetişim sorunlarını artırdı. Bu durum uluslararası terör örgütlerinin faaliyetlerinin  Batı'ya daha çok yakınlaşmasına ve Avrupa'yı doğrudan etkilemesine yol açtı.

 

Avrupa'daki içine kapanma güdüsünün ve göç politikalarının Ortadoğu'daki gelişmelerden etkilenmediği söylenemez. Bugün birçok Avrupa ülkesindeki yabancı düşmanlığının artmasının ve göç politikalarının daha sıkı hale gelmesinin sebeplerinin başında elbette uluslararası terör ve Doğu'dan Batı'ya göç dalgası geliyor. Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden ayrılmasına yol açacak olan Brexit referandumunun sonucunu dahi buna bağlamak mümkün.

 

Avrupa iki olgu ile karşı karşıya. İlki, Rusya'nın kaydettiği etki alanı genişlemesi. Bu sadece Doğu ve Orta Avrupa'yı etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda Ortadoğu'da Rusya'nın kazanç hanesinin zenginleşmesine yol açacak gelişmeleri de içeriyor. Suriye, Mısır, İsrail, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri, Afrika boynuzu gibi bölgelerde Rusya konumunu ve etkisini  sağlamlaştırıyor.

 

İkinci olguyu ise, Avrupa'nın karşı karşıya kaldığı bütün bu baskılar sonucunda siyasetin artan biçimde sağa kayması, bu gelişmeyi de Rusya'nın desteklemekte olduğuna dair işaretlerin artması oluşturuyor. Aşırı milliyetçi ve himayeci popülist politikalara prim veren sağ partilerin hemen her ülkede siyasi yelpazeyi artan biçimde etkileri altına almalarında Rusya'nın maddi desteğinin dahi rol oynadığından söz ediliyor.

 

Bütün bu gelişmelerin ABD'de yaşanan yönetim değişimi ve Donald Trump gibi öngörülebilirliği giderek azalan bir Başkan'ın yönetimde bulunduğu bir sırada gerçekleşmesi Batı dünyası içindeki dayanışma ve bütünlüğü olumsuz etkiliyor. ABD ile Avrupa arasındaki Trans-Atlantik güvenlik yapılanmasının geleceği hakkında kuşkular beliriyor. Avrupa, özellikle Brexit sonrası dönem için şimdiden hazırlanmaya başlıyor ve NATO dışında kendi Ortak Savunma ve Güvenlik Yapılanması'nı kurmak için tedbirler almaya başlıyor.

 

Uluslararası ilişkilerin temelde hala Avrupa odaklı ve Doğu ile Batı arasındaki dengeler üzerinden gelişmeye devam ettiği bu ortamda, Avrupa'yı ilgilendirecek gelecekle ilgili senaryoları ileriki yazılarda incelemeye devam edeceğiz.

 

2018'in yurdumuza ve tüm dünyaya barış ve huzur getirmesi ümidiyle, tüm okurlarımıza mutlu bir Yeni Yıl diliyorum.

 

X