Uçak inerken deprem olursa

Yukarıdan bakıldığında depremi anlamak çok kolay değil. Uçağın süratini de düşünürseniz, aşağıda yerleşim yerleri yoksa depremi pilotların fark etmesi pek mümkün değil. Ancak aşağıdan, hava trafik kontrolörlerinden gelecek bilgi ile depremi öğrenen pilotlar böyle durumlarda ne yapacaklarını iyi bilirler. İşte bu süreçte yaşanacaklar...

Haberin Devamı

Uçağınız alçalmaya başlıyor. Pist görünüyor. Yerden çok da yüksekte değilsiniz. Deprem oluyor. Ne siz ne de pilotlar fark ediyor. Bu çok doğal. Aynı sıralarda kule pilotları deprem olduğunu söyleyerek uyarıyor.

İşte o zaman pilotlar uçaklarının iniş takımlarını açmışlarsa hemen toplayıp ağır ağır yükselmeye başlıyorlar. Yani pas geçiyorlar.

Depremde pist yüzeyinde neler olduğu bilinmediği için uçaklar hava trafik kontrolörünün uygun bulduğu irtifaya, yani yüksekliğe çıkarak orada turlayıp beklemeye başlıyorlar. Deprem geçiyor, pist üzerinde kontroller hızla yapılıyor. Çatlak, kırık ya da beton-asfalt pistte ufalanmalar meydana gelmediği anlaşılınca beklemedeki uçak veya uçaklara iniş izni veriliyor.

Uçak inerken deprem olursa

Haberin Devamı

Uçakların inişinden sonra da yine pist üzerinde havalimanı ekipleri inceleme yapıp, mikro çatlaklar olup olmadığına bakıyorlar. Elbette bu, gece olduğunda çıplak gözle bir hata yapılma olasılığı artıyor. Yani pist üzerindeki bir bozulmayı anlamak güçleşiyor. Bu arada kule de yıkılmış olabilir. Deprem büyükse o zaman sabaha kadar operasyona ara veriliyor. Gün doğunca pist yeniden kontrol ediliyor ve havalimanının yaklaşma, iniş sistemleri yeniden kalibre ediliyor. Özellikle aletli iniş sistemi diye bilinen ILS ( Instrument Landing System) hassas yaklaşma sistemlerinin yayınları inceleniyor.  İnişe yardımcı olan bu sistemde bir sapma görülürse yeniden kalibre ediliyor. Aynı şekilde NDB-ADF adlı yer bazlı seyrüsefer sistemleri de kontrol ediliyor.

HAVALİMANI PAS GEÇİLİYOR

Uçakların iniş yaptığı havalimanı çevresinde depremden yıkılmalar, çökmeler ve bunlara bağlı toz bulutlarının kalkması ve görüşün hızla düşmesi durumunda pilotlar çıplak gözle olayı fark edince zaten hemen kule ile konuşarak havalimanını pas geçiyorlar. Kule yıkılmış, pist ışıkları hasar görmüş olabilir. Bu durumda aşağıdan cevap alamayan pilotlar yine hızla uçaklarını yükselterek bölgeden uzaklaşıyorlar. Deprem çok büyükse yeniden inişi denemek yerine çoğu zaman başka bir havalimanına “divert” yani yön değişikliği yaparak gidiyorlar.

Haberin Devamı

Uçak inerken deprem olursa

UĞULTU YUKARIDAN DUYULABİLİR

Eğer uçak çok yüksekte değil, havalimanına göre 1.000 metrede falan ise bazen deprem dalgalarının yukarı yükselen uğultusu motor seslerinin üzerinde az bir ses de yapabilir. Yolcuların kolay duyabileceği cinsten değildir. Ama genellikle yerdeki katı cisimleri etkileyen depremlerin uğultuları yukarı doğru giderek hızla kaybolur. Yani  bir uçakta deprem bölgesinin üzerinden uçarsanız hiçbir şey hissetmezsiniz. Sismik dalgalar o kadar zayıflar ki, onları uçağınızın kükreyen motorunun sesinin üzerinde duymazsınız. Yani depremler havada,  denizlerdeki tsunami gibi oluşumlar yaratmıyor. Bu yüzden depremlerde en güvenli yer uçaklar oluyor. Bazen büyük depremlerin uçaklarda çok düşük irtifalarda türbülans artırdıkları da rapor edilmiş.

Haberin Devamı

YA KALKIŞTA OLURSA

Uçak pistte koşmaya başladı. Tam da o sırada deprem olduysa uçuştan vazgeçilebilir. Eğer V1 denilen sürati geçmemişse bu yapılabilir ama V1 denilen, uçağın artık yerde durdurulamayacağı koşma süratine erişilmişse o zaman mutlaka uçağın kalkması gerekiyor.  Uçağın ağırlığı müsaitse mümkün olduğu kadar erken uçağın burnunu kaldıran pilotlar hızla tırmanırlar. Uçağın tam da kalkış için burnunu kaldırmaya başladığı, yerden kesilme gerçekleşmek üzere olduğu bir anda deprem meydana gelirse de çok sorun çıkmaz. Eğer hâlâ iniş takımları pistteyken, yerdeki hareketlilik sapmalara yol açabilir. Yine de durumu anlayan pilotlar uçağa olan hâkimiyetlerini kontrolde tutmanın yolunu denerler. Pistler elbette depremin ilk anlarına karşı direnç gösterirken, kalın beton tabakaları bir anda dağılmazlar ama uzun süren depremlerde bozulmalar da hızla başlayarak çatlaklar ve kırıklar olur.

Haberin Devamı

SİSMİK DALGALARIN GÜCÜ KALMAZ

Yerden yüksekte olduğunuzda bu sismik dalgalara ne olur? Bir uçaktaki gürültünün sesini hissedebilecek veya duyabilecek misiniz? Cevap HAYIR.

Bu etki eksikliği, fizikçilerin zayıflama dedikleri şeyden kaynaklanır. Dalgaların zaman ve mesafe içinde enerjilerini yavaş yavaş kaybetme ve dolayısıyla hava gibi bir ortamdan geçerken yoğunluklarını iyice kaybetme eğilimidir. Yani ön sırada otururken bir kişinin ders verdiğini belirgin bir şekilde duyabiliriz. Ancak sınıfın arka sırasında otururken ses o kadar net değildir. Bu nedenle, sismik dalgalar yaklaşık 39.000 feet veya 11 kilometrelik bir mesafeyi (uçakların genellikle uçtuğu yükseklik) seyahat etmeyi başarsalar bile, o kadar zayıflarlar ki, onları uçağınızın kükreyen motorunun sesinin üzerinde duyamazsınız. Bir şey çok açık; deprem sırasında bulunabilecek en güvenli yer bir uçaktır. Eğer zamanında birine binebilirseniz.

Haberin Devamı

Uçak inerken deprem olursa

HIZLI PİST ONARIM SİSTEMİ PERCOL

Percol hızlı onarım teknolojisi, havaalanları için geliştirilmiş bomba hasarı onarım teknikleri oluşturmak için 1983 yılında başlayan bir ABD Hava Kuvvetleri araştırma projesi ile ortaya çıktı. Avrupa’daki 33 NATO hava üssü için bomba hasarlı pistlerin hızlı onarımına ihtiyaç vardı. Mevcut onarım malzemeleri, Hava Kuvvetleri’nin ihtiyaç duyduğu hava ve sıcaklık koşullarının tamamı altında pistler için hız ve yapısal gereklilikleri karşılamadı. Ancak, PERCOL kimyagerleri tarafından formüle edilen poliüretan ürünlere sahip BDM Corporation ve Batelle Columbus Laboratuvarları, sonunda Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri’nin HIZLI PIST ONARIMI için tüm performans ihtiyaçlarını karşıladı. Bu sistem depremler sonrasında da uygulanabiliyor.

HATAY İÇİN TÜBİTAK KARARI BEKLENİYOR

Depremler sırasında pistinde ciddi çatlaklar oluşan Hatay Havalimanı’nın son durumu için karar TÜBİTAK’tan bekleniyor. Gerekli parçalar alındıktan ve keşifler yapıldıktan sonra TÜBİTAK sismik araştırma laboratuvarında çalışmalar başlatıldı.

Her üç-beş uçak inişinden sonra pist üzerinde genellikle mikro çatlaklar görülüyor. Buralardan çıkan çok küçük parçalar da tehlike yaratabiliyor. FOD (Foreign Object Damage ) denilen bu parçacıkların uçakların motorlarında ciddi hasarlar yaratabiliyor. DHMİ sürekli pist üzerinde temizlik yapıyor. Havalimanının başka yere taşınmasının maliyeti düşünüldüğünde en iyi yolun var olan pistin yanına bir yedek pist yapılması hedefleniyor. Yine de tam karar verilebilmesi için TÜBİTAK raporunun gelişi beklenecek.

Uçak inerken deprem olursa

ORTADOĞU’DA HAVAYOLLARININ EKSENİ KAYACAK

İlginç bir gelişme oldu. Hindistan’ın büyük havayolu şirketi Air India, birden uçak fabrikalarına rekor siparişler verdi. Hem Boeing, hem de Airbus’dan toplam 470 yeni uçak alacağını açıkladı. Boeing’den 190 adet 737 MAX, ve 20 adet 787 ve 10 adet 777X uçağı alacak. Airbus’a ise 210 A320 Neo,40 adet A350 uçağı siparişi verdi. A350 uçaklarının 34 adedi 1000 serisi 6 adedi de 900 serisi olacak. Ayrıca opsiyonlu siparişleri de var. Sipariş yapısına bakılırsa şirketin gözü hem çevresinde hem de çok uzaklardaki noktalarda. Bu demektir ki, Air India hem bulunduğu coğrafya da hem de okyanus aşırı coğrafyalar da tam bir hakimiyete hazırlanıyor. Bu uçaklar gelinceye kadar Orta Doğu’lu havayolu şirketleri Katar, Emirates ve Etihad rahat. Ama sonrası Ortadoğulu havayollarının ekseni kayacak.

Yazarın Tüm Yazıları