"Tuba Şatana" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Tuba Şatana" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Tuba Şatana

Yılbaşı alışveriş listeniz hazır!

Yazım Beyoğlu’nda geçiyor. Alışveriş merkezi arıyorsanız, yanlış yazardasınız.

Ne o bozuldunuz mu? Beyoğlu’na gitmiyor musunuz artık, neden gitmiyorsunuz, gitmiyorsanız o sizin ayıbınız bir kere! Neden sahipsiz bıraktınız oraları, siz düşünedurun, ben size nokta atışı yerler yazayım, Beyoğlu’na dönüş, ısınma turu olsun size.

 

Bir zamanların vitrinleri hala bir iki yerde saklı! Mesela Ali Muhiddin Hacibekir’in vitrini, size o kalabalığı ve gürültüyü arkanızda bıraktırıyor. İstiklal’den aşağıya doğru binaların üst katlarına, mimarisine bakarak yürürseniz zaten başka zamanlara gidiveriyorsunuz. Ama yol çalışmalarından dolayı çukura düşme olasılığı da yok değil.

 

Evet, inşaatlar, alt yapı çalışmaları bitmiyor, Beyoğlu’nda dolaşan çehreler de değişti, dükkanlar da. Siz gitmedikçe bu beğenmediğiniz değişimin de bir parçası olmaya devam ediyorsunuz.

 

Tüm dükkanlar değişmedi neyse ki! Sizi Beyoğlu’na bağlayan üç beş güzel dükkan da, sizin yolunuzu gözlüyor, sahipleri eski müşterilerim artık gelmez oldu diyor…

 

Madem bir alışveriş furyası dönüyor etrafta, siz de Beyoğlu’nda harcayın zamanınızı, ama benim liste üst-baş kılık-kıyafet barındırmaz, çiçek böcek de yok. Şeker, kitap, sakatat, turşu filan var bu listede.

 

Yılbaşı üzeri zaten lazım olur bence, hem eşe dosta hediye alırsınız, hem de sofranıza koyacağınız bir iki şeyi belki bu listede bulabilirsiniz.

 

Balık Pazarı’nın hala en güzel dükkanları:

Tunç Balık’tan: Füme somon, tarama, mumlu balık yumurtası, çiroz, lakerda, palamut ve uskumru füme, kırmızı havyar gibi ürünleri temin edebilirsiniz. Ben füme somonunu çok beğeniyorum, Murat birazcık da kalınca kesiyor somonu, güzel bir dilim ekşi maya, azıcık tereyağına portakal kabuğu rendesi, biraz da kapari, güzel bir öğün olur kendi kendine bile.

 

Arıoğulları Petek Turşu’dan: Her çeşit turşu, ama özellikle lahana ve kaldıysa gül biber turşusu. Biber turşulanınca bile o aromatik tadını korumuş ve acısı tam kıvamında, yemesi çok keyifli. Erik, ayva, greyfurt, kızılcık gibi meyve turşularını da bulabilirsiniz, geleneksel sebze turşularının yanında, ayrıca benim pek beğendiğim acı sosları var, Macar biberi sosu da pek güzel diğer soslar da.

 

Galata Ciğercisi’nden bıldırcın ve köy tavuğu da alabilirsiniz diğer sakatatın yanı sıra, şanslıysanız horoz bile bulmak mümkün, şöyle uzun uzun pişirmelik, şaraplı maraplı.

 

Üç Yıldız’ı anlatmama gerek yok zaten ama malum yılbaşı, manduletleri de yapmışlar, rengarenk vitrinlerin arasında jelatinli kağıtlara sarılı olarak çam ağacınız varsa ağaca asabilirsiniz, ya da ağaçla kim uğraşır diyerek cebinize atıp, cebinizdeki minik yılbaşı tatlınız olarak kendinizi mutlu edebilirsiniz o mandulet ile. Hatta yurtdışına hediye götürecekseniz, daha da iyi bir dükkan öneremem size, badem ezmesi, lokum, akide şekeri… Hiçbirini yollamayıp siz yerseniz sonra…

 

Senin Ciğerci’den: Ne pişireceğinize bağlı olarak gene tüm sakatattan dilediğinizi seçersiniz ve eve giderken dükkanın önünde sattıkları kelle tandırı alır, evdekiler sevindirirsiniz. Geçenlerde aldığım uykuluk ve koç yumurtasının tadı hala damağımda.

 

Arada acıkırsanız, bu kadar lezzetli bir alışveriş listesi arasında, o kadar çok adres var ki size: Şahin Lokantası’nda bir dirseklik kendinize yer açıp Ali Usta o gün ne pişirdiyse o lezzetli ev yemeklerinden yiyebilirsiniz.

 

Rahat rahat oturayım ama gene sıcacık bir yemek yiyeyim derseniz, Fıccın’da hem günlük yemeklerden, salatalar, zeytinyağlılar hem de havanızdaysanız Çerkez mantısı da olur, benim kışın en sevdiğim öğle yemeği nohut, bulgur pilavı ve turşu, Fıccın’da.

 

Acelem var diyorsanız, Dürümzade’den dürüm yiyin. Çoktandır gitmediniz değil mi, gidin gidin hem Cuma Usta’ya da merhaba dersiniz, hep dükkanının başında. Birazcık yağlı, etli, soğanlı bir lezzet peşindeyseniz tabii, içinizi ısıtır kış vakti hem…

 

Yediniz, canınız kahve mi istedi; Mandabatmaz’da sert bir Türk kahvesi için, iki soluklanın. Kahveden sonra isterseniz Sent Antuan Kilisesi’ni de ziyaret edebilirsiniz belki de mum yakarsınız yeni yıl dileklerinize…

 

Gelelim yenilmez hediye kısmına, ben gene kitaptan yanayım.

Homer Kitabevi! Benim en sevdiğim bağımsız kitapçı İstanbul’daki, iyi ki var! Tarih ve arkeoloji konusunda kendi yayınları hem keyifle okumalık hem de okullarda referans kitap değerinde. Felsefe, sanat, yemek, tarih, roman hem İngilizce hem Türkçe aklınıza ne gelirse Homer’de var. Çocuk kitapları konusunda ise hiçbir yer eline su dökemez Homer’in, ben de hayranıyım o bölümün. Cumbalı katı, çam ağacı, kitaplar ile sizi bekler Homer Kitabevi…

 

Homer’den çıkınca yukarı doğru yürürken de Asya Büfe’den, Ahmet Abi’den bir çay içiverirsiniz hem. İçiniz ısınır, Beyoğlu, dersiniz, ne iyi geldi, özlemişim, hem neden gelmiyordum ki bu kadar zamandır…

 

İLLA Kİ!

 

Hediye listesinden devam…

 

Mesela, Kimma’dan kahve alıverin. Hem eve, hem de sevdiklerinize. İyi bir kahve gibisi yok değil mi?

 

Mesela, Ala Dükkan’dan tandırda kavrulmuş nohut, kavurga, buğday çerezlik, erik, kayısı kuruları, pestil ve o muhteşem cevizli sucukları…

 

Mesela, Fest Travel ile bir İstanbul turu hediye edebilirsiniz, Adım Adım İstanbul Turları’ndan mesela, güzel olmaz mı…

 

Mesela Salted Goods’dan isli yaprak tuz ve yaprak tuz, şef tuzu, fleur de sel, kimi kandırıyoruz, hepsinden…

X