Bilim Kızı projesi yaşama değer katacak

Mesleki kariyerinde hep ilklere imza atan Müjgân Çetin, şimdi de inovasyon yönetimi alanındaki tüm bilgi birikimini Bilim Kızı projesine adadı. Danışman, eğitimci Müjgan Çetin “İnovasyon ile Değer Katanlar” kitabının gelirini bağışladığı, “Bilim Kızı” projesi ile en büyük hayalinin Nobel Ödülü alacak kız çocuklarına yol açmak olduğunu söyledi ve “10 yıl sonra 100 bilim kızının yetişmesine olanak sağlayacağız. 1 Bilim Kızı’nın Nobel ödülü almasına tanıklık edeceğiz” dedi.

Haberin Devamı

Bilim Kızı projesi yaşama değer katacak

Yaşam hikâyesi projesinin amacını destekler nitelikte olan Çetin ile tüm kırılmalara rağmen örnek bir mücadeleyle yoluna devam etmeyi nasıl başardığını da konuştuk.

Arçelik’te Endüstri Mühendisliği bölümünü kurarak, ilk kadın mühendis yöneticilerinden olan TÜBİTAK’ta internetin Türkiye’ye de kurulumu ve üniversitelere yaygınlaştırılması çalışmalarına liderlik eden elektronik bilgi merkezi ULAKBIM’i kuran bunlara rağmen “Bilim kariyeri yapmak, içimde hep ukde kaldı” diyen Müjgan Çetin ile yaklaşan ‘21 Nisan Dünya Yaratıcılık ve İnovasyon Günü› haftasına özel bir söyleşi gerçekleştirdik. Çetin ile kitabını tanıtmak üzere geldiği Simbiyoz Aktivite Derneği etkinliği vesilesiyle bir araya geldik.

Haberin Devamı

Çocukluk hayallerinizi merak ettim. Mesleğinizi seçerken bilinçli bir tercih mi yaptınız?
Rahmetli babam bir asker emeklisiydi. Her sene başka bir okulda okuyorduk ve ilkokul öğrencisi için sürekli öğretmen, sınıf değiştirmek, arkadaş edinmeye çalışmak çok travmatik şeylerdi. Şimdi öğrencilere hayatımı anlatırken fark ediyorum; o zamanki mutsuzluğum şimdiki yeteneğim haline dönüştü. Hiç tanımadığım insanlarla hemen bağ kurup, sohbet edebiliyorum. O yaşlarda yaşadıklarım, 10 yaşında bir kız çocuğu olarak, babamın olmamı istediği öğretmen mesleğini seçmek ve kendimi babama sevdirmekti... İlk kırılmamı o zaman yaşadım. O kadar çok ders çalıştım ki, ODTÜ’de kimya lisansını birincilikle kazandım.

Bilim Kızı projesi yaşama değer katacakKARDEŞLERİM İÇİN MESLEĞİMİ DEĞİŞTİRDİM

Öğretmen olmak isterken mühendisliğe geçişiniz nasıl oldu?
Birinci sınıftayken bir gecenin sabahında annem beyin kanamasından öldü. Kardeşlerim 10 ve 15 yaşındaydı. Bu da ikinci kırılma idi…18 yaşındaydım ve ne yapacağımı bilmiyordum. Lisedeyken dershaneye gidecek parayı kazanmak için işçi olarak çalıştığım iş insanının burs desteğiyle, kardeşlerimi de yanıma alarak okuluma geri döndüm. Sonra arkadaşlarım, kimya bitirirsen öğretmen maaşı sana yetmez, deyince endüstri mühendisliği bölümüne geçiş yaptım. Böylece kardeşlerimi okutmak ve geçimimizi sağlayacak para kazanmak için endüstri mühendisi oldum. Kardeşlerimin biri tıp fakültesinden diğeri de ODTÜ Fizik’ten mezun oldu. Ben mühendis olarak bilim kariyeri yapamadım. Sanırım içimde hep ukde kaldı…

Haberin Devamı

İLK KADIN MÜHENDİS OLDUM

Yine alanınızda bir ilki gerçekleştirdiğiniz, işe giriş hikâyenizi de dinlemek isteriz?
Kendim için bir hayat kurabilirim dediğim zamanlarda, bir küçük valiz alarak İstanbul›a gittim. Arçelik’e başvurdum, kadın mühendis çalıştırmıyorlar o sırada. “Sen ilk kadın mühendislerden olacaksın, başarılı olursan başkalarını da alacağız,” dediler. O zaman genel müdür yardımcımız olarak beni işe alan kişiyle konuşurken daha yeni öğrendim; “Müjgan bütün kızlara tek bir soru sordum, seni verdiğin cevap yüzünden işe aldım” dedi. “Yurt dışından misafirlerimiz gelir, yemeklere götürürüz, otellerine bırakırız. Sen geç saatlere kadar nasıl ilgileneceksin?” diye sormuş. Ben 17 yaşından beri, yanımda bir erkeğe ihtiyaç duygusu taşımadan, her şeyi tek başıma yaptığım için, niçin böyle bir soru soruluyor diye gözlerimi açıp bakmışım. “Kendim götürüp getiririm, işin gereği ise yaparım” demişim. İşte bu cevabım sayesinde işe alınmışım. İşte hayatımdaki kırılmaların üçüncüsü de böylece oldu. Kendime hiç küçük hedefler koymam, iddialıyımdır. O zaman da hedefim doğrultusunda Arçelik’te Endüstri Mühendisliği bölümünü kurarak, ilk kadın mühendis yöneticilerinden oldum. Sonra evlendim, evlat sahibi olmak da bir kırılmaydı, çocuğumla daha fazla vakit geçirmek için işimden ayrıldım ve TÜBİTAK’a danışman olarak girdim.

Haberin Devamı

Bilim Kızı projesi yaşama değer katacak

İNTERNETİ YAYGINLAŞTIRDIM

Kariyer hayatınızda hep ilklere atmışsınız. Çalışma alanlarınızdan kısaca söz edebilir misiniz?
Çok şanslı bir kadınım, güzel projeler, güzel insanlar ile çalıştım. TÜBİTAK’ ta Başkan Danışmanı ve Enformatik Daire Başkanı olarak internetin Türkiye’ye de kurulumu ve bütün üniversitelere yaygınlaştırılması çalışmalarında ekibime liderlik ettim. Elektronik bilgi merkezi olan ULAKBIM’i kurdum. Türkiye’de ilk olan ve halen güncel teknolojiler ile kullanılan MIS projesini gerçekleştirdim. Aradan 35 yıl geçti, halen benim isimlerini de koyduğum çalışmalarım devam ediyor. Çalışmaya 17 yaşında başlayınca, 35 yaşında TÜBİTAK’tan emekli oldum.
Şimdi serbest danışman, eğitmen olarak çalışıyorum. Çok sayıda ulusal ve uluslararası kongrelerde, sempozyumda bildiriler sunarak, makaleler yazarak  fikir ve düşüncelerimi paylaşıyorum. Üniversitelerde inovasyon eğitimleri veriyorum. Bursa’yı da evim gibi hissettiğimi belirtmek isterim. Liseyi Orhangazi’de okudum, sonrasında da profesyonel iş hayatımda iş insanlarıyla da birlikte mesleki kariyer oluşturmak için hep geldim.

Haberin Devamı

AYAĞA KALKMAK KOLAY OLMADI

Hayatınızda hep ciddi kırılmalar yaşamışsınız ama bir şekilde yola devam etmeyi başarmışsınız. Bu motivasyonu nasıl sağladınız?
Evet, hep 7 ile 10 yılda bir kırılmışım, hayatım değişmiş. Kiminde annem ölmüş, işten atılmışım, koca ile başım belaya girmiş. En son kırılmamda da 3 sene önce, 25 yaşında evladımı kaybettim. Yere yapıştım, hiç kolay değildi kalkmak. Bekledim evladıma kavuşmayı ama ölüm gelmedi. Kendimi şöyle hissettim; dom dom kurşunları atılınca parçaladığı yerden karşısını görürsünüz. Benim de yüreğim parçalandı, kocaman bir boşluk var ve onu doldurmaya çalışıyorum. Bütün gayretim, her sabah yataktan kalkma enerjisi gösterip, o boşluğun sızısını kabul edip, onu taşıyabilmek. Sizin karşınıza çıkıp kitabımı tanıtmak… Yeniden konuşmayı başarmam 3 yılımı aldı, konuşmak iyileşmenin göstergesiymiş ama henüz iyileşmiş sayılmam. Bütün kırılmalarımda aynı şeyi söyledim, bu bir deneyim ve zaman içinde bundan da öğrenecek bir şeyim var. Sadece yaşıyorum, iyi bir öğrenciyim ve dersime çok iyi çalışıyorum.

Haberin Devamı

İNOVASYON İÇİN MÜCADELE ETTİM

İnovasyon konusunda ne zaman çalışmaya başladınız?
İnovasyon Yönetimi alanındaki kariyerim ise 2010-2014 döneminde ise bir AB projesini, yüksek lisans öğrencilerim için öğrenip, anlatmak üzere Madrid’e gitmemle başladı. Kitabımı da bu sırada yazmaya başlamış oldum. Sonrasında sınavlara katılarak, Türkiye’nin ilk akretide inovasyon yönetimi danışmanı haline geldim. Avrupa Birliği’nin IMP³rove  Akademi Küresel İnovasyon Yönetimi Ödülü’nü 2014 yılında Türkiye’nin kazanmasına olanak sağladım. Uluslararası Standartlar Örgütü’nün (ISO), İnovasyon Yönetimi Standartı’nın hazırlanması için çalışma gruplarına Türkiye delegesi olarak katıldım ve deneyimlerimi standartın yazılmasına aktardım. Yıllarca ülkemin kuruluşları başka ülkenin ürünlerine veya çözümlerine mahkûm kalmasınlar, ülkemin hakları şartnamelere girsin diye direndim, tek başıma mücadeleler verdim. Servetimi de bu uğurda harcadım diyebilirim. Şu anda, MTC139 Türkiye İnovasyon Yönetimi Ayna Komite Başkanı olarak çalışmaya devam ediyorum. Aynı zamanda BUSİAD Yenileşim ödülü 2017-2019 eğitmeni ve baş denetçisiyim.

Bilim Kızı projesi yaşama değer katacak

KİTABIN GELİRİ BİLİM KIZLARINA

“İnovasyon ile Değer Katanlar” kitabını alanlar hangi bilgileri edinecek?
Kitabı alanlar öncelikle kurumsal inovasyon yönetim sistemi kurmak için birinci elden bir rehbere kavuşacak. Uluslararası referans dokümanlarda yazdığımız, okuduğunuz zaman anlayamadığınız, yapılmalı edilmeli diye cümlelerle kurduğumuz şartları; alt yapısında neler yapmanız gerektiğini, kullanacağınız metotları anlatıyorum. 460 sayfalık bu kitapla bilgiyi herkese erişilir kıldım. İnovasyon Yönetimi derken, hayatımızdaki yaşadığımız bir problemi yenilikçi bir yöntemle çözerek hayata değer katmaktan ve değeri gerçekleştirmekten, bahsediyoruz. Kitapta yazdığım standartların hepsi dünyada yayınlandı. İsveç inanılmaz bir atağa geçti, Kanada bastırıyor, kendi ülkelerinde geliştirdikleri yazılımlarla dünyanın inovasyon yönetimi know-how’ını dünyaya satmaya çalışıyorlar. Süreç inovasyonu da hem ülkemiz hem dünya için çok değerli. Çevrenin ve doğanın kaynaklarını daha az tüketecek şekilde bir yaşam kurmalıyız. Koronavirüs de bize bunu öğretti. Eğer öğretmediyse de kendimizi insanlık olarak çok zor bir geleceğe doğru sürüklüyoruz, bunun farkına varalım artık.
Kitabınızın gelirini bağışladığınız “Bilim Kızı” projenizden bahsedebilir misiniz?
Ülkemizin inovasyon odaklı gelişimine katkı sağlayacak şekilde; önerdiğimiz ‘Bilim Kızı’ projesi, bir sosyal inovasyon projesi olarak planlandı. Kitabımın geliri de Türk Eğitim Vakfı üzerinden burs olarak bu projemize gidiyor. Maddi imkansızlık, fırsat eşitsizliği, vizyon sapması ve yön karmaşası yaşayan; orta öğretim ve üniversite (15-25 yaş arası) çağındaki akıllı kızların, bilimsel faaliyet yapabilecek ve başarılar elde edebilecek seviyede, eğitim ve yetiştirme süreçlerine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Yaşamı bilimle güzelleştirecek, kolaylaştıracak, yaşama değer katacak akıllı kızlarımızın içerisinden, 10 yıl sonra 100 bilim kızının yetişmesine olanak sağlayacağız. 1 Bilim Kızı’nın Nobel ödülü almasına tanıklık edeceğiz. Kitabım da bilimsel kariyerlerinde Nobel Ödülü’ne en azından aday olmalarını veya ödülü almalarını sağlayacak bir yolculuğa çıkartıyor. Kendimi 10 yıl sonra, ödülün verildiği Stockholm’de kızlarımızı alkışlarken hayal ediyorum. Şimdiden kızlarımızın bilim yolunda ilerlemesine katkı sağlamış olacaklara, gönülden teşekkür ediyorum.

Yazarın Tüm Yazıları