Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kalp tamir kiti

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Mahmut Tokur’un 2008’den bu yana araştırmalarını yürüttüğü “kalp tamir sondası”, sene sonunda seri üretime geçiyor.


Dr. Mahmut Tokur, göğüs cerrahisi uzmanı olarak çalıştığı hastanede “kalp yaralanma vakalarının sadece yüzde 5’lik kısmının ameliyata alınabildiği, geriye kalan yüzdenin yolda ya da ilk yardım ekipleri yetişemeden hayatını kaybettiğini” gördü. Bunun üzerine sondadan yola çıkarak kalp tamir kitini geliştirdi.Kalp, yaralandığında da çalışmaya devam ediyor. Yani kalp, her kontraksiyon yaptığında, kanı damarlar yerine vücut boşluğuna atıyor. Bu da iç kanamaya sebep oluyor. Hastaneye ulaşan vakalar, hekim müdahalesiyle kurtarılabiliyor. Ancak hastaların çoğu hastaneye yetişemiyor.

 

Kalp tamir kiti
NASIL KULLANILDIĞINA GELİRSEK

Kullanabilmek için tıbbi eğitim veya cerrahi müdahale gerekmiyor. Tıp bilgisi olmayan bir insanın bile rahatlıkla kullanabileceği bir kit. Genelde göğüs ön kafesinde kullanılıyor. Çünkü kalp yaralanmaları en çok bu bölgede oluyor. Olay yerinde hastanın kesi bölgesi batikon ile temizlenip cilde lokal anestezi uygulaması yapılıyor. Sonra kateter göğüs yüzeyindeki kesiden içeri gönderilip kateter kılavuz tel yardımı ile kesi yolu yönünde yavaş hareketler ile yönlendirilerek ilerletiliyor. (İkinci yoldan kan geldiği görüldüğünde kateter kalp boşluğuna girmiş demektir.) Balon enjektör yardımıyla şişirilip göğüs dış yüzeyinde de kapak sıkıştırılarak olay yerinde kanama durdurulmuş oluyor.
Sonda ucunda bir balon var. Ucundaki balonu şişirdiğinizde kanayan bölümü tıkayarak kanamayı durdurmayı sağlıyor. Şişirdikten sonra balon geriye çekilip göğüs kafesine oturması sağlanıyor. Dış kısımda bulunan vantuz ve klips yöntemiyle balon göğüs kafesine sabitleniyor. İçeriden ve dışarıdan hareket etmemesi sağlanmış oluyor. Deliğin tekrar açılması da engellenmiş oluyor.
Hasta bu şekilde hastaneye götürülebilir. Eğer hastaneye gittiğinde çok kan kaybetmişse arkasındaki kılavuz kanaldan kan ya da serum vererek kaybettiği sıvı yerine koyulabilir. Böylece hastanın şoktan çıkması sağlanır ve ameliyathaneye ulaşabilir.
Bu katater ile kanama kontrolü sağlanırken hastanın şoka girmesi engellenmekte, bu sayede cerrahi müdahaleler için daha rahat bir zemin hazırlanmış oluyor.


BAŞARI ORANI YÜZDE 90’IN ÜZERİNDE

2014 yılında tamamlanan projenin uzun süredir denemeleri insan damarlarına en çok benzemesi sebebiyle domuzlar üzerinde yapılıyor. Şimdiye kadar yüzde 90’ın üzerinde başarı sağlandı. Bütün denemeleri ve iyileştirmeleri tamamlanan proje yıl sonunda seri üretime geçerek öncelikli olarak bütün hastanelerde yerini almaya başlayacak.

Kalp tamir kiti

ÖĞRENMEDEN GEÇMEYİN

SEVGİLİ okurlar...
“Öğrenmeden geçmeyin” bölümümüzde sizlerden gelen öneri ve yazılara da yer vereceğimizi daha önce belirtmiştim.
Bu hafta D vitamini ve eksikliğinden bahsedecegiz.
* * *
Güneşin iyice kendini hissettirmeye başlamasıyla beraber herkesin ağzında bir D vitamini dolanmaya başladı. Gelin neymiş, nasıl alınırmış hep beraber kısaca bakalım.


* * *
Diyetisyen Derya Sahin göndermiş:
“D vitamini, diğer vitaminlerin aksine vücutta sentezlenebiliyor. Ancak vücut bu vitamini direkt kullanamıyor. Sentezlenen madde aktif D vitaminine dönüşmesi için güneşle temas etmemiz gerekiyor. Bu nedenle D vitamini basit bir vitamin değil. Moleküler düzeyde bir biyolojik düzenleyici. En önemli görevi kalsiyum ve fosfordan oluşan kemiklerin bu ihtiyaçlarını karşılamak. Eklem bölgelerinde ağrı, aşırı halsizlik gibi şikayetleriniz varsa ve özellikle masa başı çalışıp güneş görmüyorsanız D vitamininizi ölçtürmekte fayda var. Çok önemsenmese de dünya üzerinde erkeklerin yüzde 60’ında kadınların ise yüzde 80’inde D vitamini eksikliği var.

Eksikliğinde; kas güçsüzlüğü, sinir yapısında bozukluk, saç dökülmesi, depresyon, halsizlik, yorgunluk gibi belirtilerin yanında kilo alma eğilimini de artırıyor. Serotoninden insülin salınımına kadar bütün vücudu düzene sokan bir vitamin diyebiliriz. Tuna, somon gibi yağlı balıklarda, karaciğer ve yumurtada D vitamini bulunur. Bunun yanında aktif D vitamini sentezi için en önemli etken güneş ışınlarının deriye direkt teması. Cam arkasında durmak veya 8 faktörden fazla koruyucular D vitamini sentezini engeller. Özellikle saat 10.00-15.00 arasında oluşan açı güneş ile D vitamini sentezi için en uygun zaman dilimidir. Tabii ki son yıllarda artan cilt kanseri sebebiyle güneşlenme süresi 10-15 dk ile sınırlamak önemli.”

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI