Emlak vergisi yenilensin

Fahiş emlak vergisi artışları karşısında Urlalılar belediyeyi dava yağmuruna tuttu. Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar ise emlak vergi değerlerini tespit eden komisyonun ilçedeki değerlerin en üst sınırını baz aldığını öne sürdü, iptali için dava açtıklarını açıkladı. Neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Emlak vergisinde tartışmaları bitirecek, vatandaşı isyan ettirmeyecek yeni düzenleme şart.

Haberin Devamı

SORULAR, sorular, sorular... Emlak vergisi ile ilgili ilk yazımın üzerinden yaklaşık bir aydan fazla zaman geçti ama bu konudaki şikayetlerin ve soruların arkası kesilmedi. Biraz sonra ayrıntılarını okuyacağımız somut olaylar sonrasında rahatlıkla söyleyebilirim ki önemli bir emlak vergisi buhranı ile karşı karşıyayız. Ve buhranı aşmak için yapılabilecek iki şey var. Birincisi bu yıl yeniden ele alınan emlak vergileri için resmi bir artış oranı belirlemek (5 yıllık enflasyon ve/veya başka bir takım kriterlerle). İkincisi ve daha önemlisi acilen emlak vergisi konusunda vatandaşın anlayabileceği, izah edilebilir, mantıklı şeffaf bir kanuni düzenleme yapmak. Kanunların birbiriyle nasıl çeliştiğini önceki yazılarımda ele aldığım için ayrıntıya girmiyorum.

Haberin Devamı

Sakın demagoji falan yaptığımı, abarttığımı düşünmeyin. Emlak vergisini dürüstçe ödemeye çalışan, fahiş artışlar karşısında kafası karışan vatandaşa yazıktır. Lütfen yeni bir yasal düzenlemeyi acilen ele alın, bu komisyon, belediye, mahalle üçgeninde ehil olmayan ellerce belirlenen emlak vergisi kabusuna son verin.

EZBER BOZAN DAVA

Vatandaşın ödeyeceği emlak vergisi belirleyenler Takdir Komisyonları. Takdir Komisyonları’nda belediyeden iki üye, vergi dairesinden iki üye, tapu müdürlüğünden bir üye, ticaret odasından bir üye ve ilgili mahalle muhtarı olmak üzere 7 kişi görev yapıyor. Peki emlak vergisi kimin kasasına giriyor. Belediyelerin. Bu durumda belediyelerin süper artışlar karşısında memnun olmasını beklersiniz değil mi? Ama belli ki bazı belediyeler bu durumdan hoşnut değil. En azından biri.

1 Ağustos’ta Doğan Haber Ajansı’nın geçtiği habere göre, İzmir Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, emlak vergi değerlerini tespit eden komisyonun ilçedeki değerlerin en üst sınırını baz aldığını öne sürerek, iptali için dava açtıklarını söyledi.

Sibel Hanım’ın söyledikleri aslında sadece Urlalıları değil emlak vergisi ödeyen, ödeyecek tüm vatandaşları çok yakından ilgilendiriyor. Şöyle diyor Uyar:

“Urla’da emlak vergilerinin yüksekliği için 31 Temmuz 2017 tarihinde Vergi Mahkemesi’ne dava açtık. İlan edilen değerler üzerinde yaptığımız incelemelerde değerlerin asgari değer üzerinden değil, en üst düzey olan alım-satım (rayiç)  değeri dikkate alınarak yapıldığını gördük. Urla’da gayrimenkul ticareti yapmayan halkımız, tarlada çalışan köylümüz ve ilçede mevcut eski binaların varlığı da dikkate alındığında, hakkaniyete aykırı bir sonuç yarattığını tespit ettik. İlçede bina değerlerinin çok üzerinde beyanlarda bulunulması sonucu da doğuracak bu fiyatlandırmaların, sadece emlak vergisi ödemelerini artırmayacağı, gelir vergisi ile tapu harcı, ruhsat harcı gibi birçok vergiyi yüksek düzeyde artıracağı gerçeği  de mevcuttur.”

Haberin Devamı

KOMİSYON ETKİLENMİŞ

“İYİ de Urla Belediyesi’nden iki üyenin de yer aldığı Takdir Komisyonu neden abartılı değerler belirledi” diye sorabilirsiniz. Belediye Başkanı Sibel Uyar’ın bu konuda söyledikleri de diğer şehirler için emsal olacak nitelikte: “Son yıllarda ülkemizdeki yaşanabilecek yerler arasında ilk sıralara gelen Urlamız ile ilgili emlak ticareti yapanların anlatımları, değerlendirmeleri ve bu haberlerin yerel-ulusal basında sürekli yer almasının da komisyonumuzu etkilediğini düşünüyorum.”

URLA’YA ÇOK, ÇEŞME’YE YOK!

HAZIR İzmir’e uzanmışken Hürriyet İzmir Temsilcisi Deniz Sipahi ve Hürriyet İzmir Yazarı Selim Türsen’in yazılarına da değinmemde fayda var. Önce, Sipahi’nin İzmirli okurlarımızla paylaştığı yazısından bir bölüm aktarıyorum: “Benim oturduğum Sasalı’da emlak vergilerinin iki kattan fazla artırıldığı söyleniyor. 2018’de bir önceki yıl ödediğimizin üç, dört katı emlak vergisi ödeyeceğiz. Urla ve diğer bazı bölgelerde oturan arkadaşlarım ise tam bir isyan içinde, ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.

Haberin Devamı

İçlerinde emekli maaşlarıyla geçinenler var.

Diyorlar ki...

“Bu rakamlar değişmezse biz bu evlerde oturamayız. Çünkü emekli maaşlarımızla zar zor geçiniyoruz, evlerimizi satmak zorundayız...”

Hesaplamışlar; bahçeli, mütevazi bir evin emlak vergisi 10 bin liradan başlıyor, 25 – 30 binlere çıkanlar var. Yani ay başına 2 bin liraya denk geliyor. Çalışırken aldıkları evleri emeklilikte satmak zorundalar şimdi... Şaka gibi...

Selim Türsen ise okurlarıyla şu tespitlerini paylaşmış:

“Urla’da geçen yıl metre kare birim fiyatı 200 TL üzerinden 800 TL emlak vergisi vergi ödeyen bir arkadaşım anlattı. Hürriyet gazetesinin uyarısı üzerine Belediye’ye gidip ‘Takdir Komisyonu‘nun belirlediği yeni birim fiyatlara baktığında gözlerine inanamamış. Yeni takdir edilen değerde arsanın metrekare birim fiyatı tam 10 kat artışla 2.000 TL olmuş. Bu da 800 TL yerine yılda 8 ile 10.000 bin lira arasında vergi ödemesi anlamına geliyormuş. 

Haberin Devamı

Bu gelişmeler üzerine ben de acaba Çeşme’de neler oldu diye düşünerek korkuyla  Belediye’ye gittim. Asılan listelere baktığımda hiç artış göremedim. Bir memura sorduğumda “Çeşme’de emlak vergileri için  değer artışı yapılmadı.” dedi.  Kulaklarıma inanamadım. Tam Belediye’nin kapısından çıkarken içime “Ya memur sorumu yanlış anlamışsa”  kuşkusu düştü. Dönüp bir başka memura 2018 – 2021 dönemi için Takdir Komisyonu’nun belirlediği birim fiyatlara bakmak istediğimi söylediğimde çok sorulmuş olacak ki görevli hanım gülerek “Çeşme’de eski değerlerden emlak vergisi ödeyeceksiniz, merak etmeyin” dedi. Gel de kızma.” 

KIZILOT’UN ARDINDAN

EKONOMİ gazetecisi olarak ne yazarsam yazayım ucunun vatandaşa dokunması ve yazdıklarımın anlaşılır olması konusunda birkaç ismi örnek aldım. Birlikte çalıştığım meslek büyüklerim Selim Türsen ve Rifat Ababay ile okumaktan keyif aldığım Güngör Uras’ın bu konuda bende çok iz bıraktığını söyleyebilirim.

Haberin Devamı

Tabii ki bir de Prof. Dr. Şükrü Kızılot. Hafta ortasında en verimli yaşlarındayken yitirdiğimiz Şükrü Hocamız.

Onunla birlikte çalışmak gerçekten onurdu benim için. Hürriyet Ekonomi’nin sürpriz golcüsüydü o. Vergi gibi sıkıcı ve sevimsiz bir konuda öyle bir dil kullanır, öyle bir başlık atardı ki okuru avucunun içine alırdı. Çünkü vatandaşın dilinden anlar, o dili çok iyi kullanırdı.

Önüme gelen yeni bir yasal düzenlemeyi kendisine aktarıp kendisinden bir yazı talebinde bulunduğumda cevabı hiç değişmezdi. “Tamam efendim. Biraz sonra elinizde bilin.” 15 dakika sürmez yazı elimizde olurdu. Hem de süper, birinci sayfalık bir başlıkla…

Şükrü Hoca’nın ardından çok şey yazıldı. Ama köşe yazarı, gazeteci Şükrü Hocamızı bir cümle özetledi:

“Verginin gülen yüzüydü...”

Mekanı cennet olsun...

Yazarın Tüm Yazıları