Taraftarların yüzde 44’ü maç izlerken totem yapıyor

Yarısı kadın olmak üzere 1200 kişiyle yapılan bir araştırma, Türkiye’deki taraftar davranışları hakkında ilginç sonuçlara ulaştı.

Haberin Devamı

 Tutulan takımın taraftarı olmaya karar vermede en önemli etkenlerde “Kişisel tercih” (yüzde 71), “Sevgi, sempati” (yüzde 32), “Yakın çevre ve aile telkini” (yüzde 29) ve “Takımın başarıları” (yüzde 12)...
Yakın çevrenin çok daha çok etkili olacağını düşünürdüm, yanılmışım.
* Bilyoner’in yaptırdığı çalışmaya göre en çok ilgilenilen spor dalları futbol (yüzde 86), basketbol (yüzde 62), voleybol (yüzde 51), tenis (yüzde 32), masa tenisi (yüzde 21), hentbol ve buz hokeyi (yüzde 15) ve diğer (yüzde 3)...
Hentbol ve buz hokeyi hariç bu sıralamada sürpriz yok bence.
*Taraftarların yüzde 36’sı tuttukları takım dışında herhangi bir kulübe sempati duymuyor.
Beşiktaş, yüzde 16 ile taraftarları dışında en çok sempati kurulan takım.
* “Bugüne kadar hiç taraftarı olduğunuz spor kulübünü değiştirdiniz mi?” sorusu karşısında yüzde 89 “Doğduğumdan beri aynı spor kulübünün taraftarıyım” cevabını veriyor. “Ne olursa takımınızı değiştirirsiniz?” diye sorunca da yüzde 82’si “Hiçbir koşulda takımımı değiştirmem” diyor.
* Kadınların yüzde 63’ü, erkeklerin ise yüzde 50’si taraftarlığı sadece bir eğlence olarak gördüğünü dile getiriyor. Erkeklerin yüzde 28’i taraftarlığı kişiliğinin bir parçası olarak tanımlıyor. Taraftarların yüzde 11’i fanatiklik düzeyinde taraftar olduğunu belirtiyor...
Yüzde 11 size biraz az gelmedi mi?
* “Her ne olursa olsun, kulübümün taraftarı olmak bana gurur verir” diyenler yüzde 82. “Takımımın başarısı beni kendi hayatımdaki bir başarı kadar mutlu eder” diyenler yüzde 75. “Takımım kaybettiği zaman çok üzülürüm” diyenler yüzde 74...
25-34 yaş aralığındakiler, takımı maç kaybettiğinde diğer yaş gruplarındakilerden daha çok üzülüyor.
* Taraftarların yüzde 56’sı için tutkulu bir taraftar olmanın olmazsa olmazı, takımının her maçını kaçırmadan izlemek.
Katılımcıların yüzde 50’si maçları televizyondan, yüzde 37’si de internetten izliyor.
* Taraftarların yüzde 44’ü forma giymek, dua etmek, aynı tişörtü giymek, aynı kişiyle izlemek, aynı kıyafeti giymek ve ayakta maç izlemek gibi totemler yapıyor...
Totem yapanların neredeyse yarı yarıya olması da çarpıcı bir sonuç olarak geldi bana.
* Lisanslı ürünleri satın alarak takımına finansal katkı sağlayanların oranı yüzde 52. Yüzde 27 takımına herhangi bir finansal katkı sağlamadığını düşünüyor. Taraftarlar takımları için yıllık ortalama 830 lira katkı sağladıklarını söylüyor.
* Yüzde 62 eşiyle/sevgilisiyle aynı takımı destekliyor. Yüzde 25 farklı bir takımı desteklerken, yüzde 13’ün eşi/sevgilisi takım tutmuyor.
* Yüzde 39, takımıyla ilgili her gündemde görüşlerini yazıp yorum yapıyor. Yüzde 30 sadece çok kızdığında, yüzde 25 ise sadece çok mutlu olduğunda görüşlerini yazıp yorum yapıyor. Demek ki kızgınlık, paylaşım yapmak için mutluluktan daha önemli bir motivasyon.

Haberin Devamı

Elon Musk şirketinizi almak isterse...

Haberin Devamı

Twitter’ı satın almasıyla dünya gündemine oturan ABD’li iş insanı hakkında eğlenceli bir yoruma denk geldim.
Haftalık bilim dergisi New Scientist’in eski dijital editörü Conrad Quilty-Harper, “Elon Musk şirketinizle ilgilenirse paniklemeden yapmanız gerekenler” diyerek bazı ipuçları paylaştı.
Musk, 2019’da dergiye ulaşarak onları da satın almak istediğini bildirmiş ama sonra bu satış gerçekleşmemişti.
Şunları salık veriyor editör:
* Twitter üzerinden görüşün. Musk’ın şirketinizi satın almaya hazırlanıyor olabileceğinin işaretlerinden birisi de sizi Twitter üzerinden takip ediyor olmasıdır. Size DM atıyor mu? Üstü kapalı mesajlar yolluyor mu?
*Emoji kullanın.
Teklifinin şaka çıkması halinde bile sadece emojiyle cevap vermek daha güvenli.
* Çok da ciddiye almayın.
Sonuçta Musk dergiyi satın almadı...

Haberin Devamı

Müsilaj kiraları düşürür mü?

Geçen yazın kâbusu deniz salyası Kadıköy ve Tuzla sahillerinde yine görülmüş. Umarım geçen seneki gibi bir felaket yaşanmaz bu yaz.
Bir tanıdığım Bayramoğlu’ndan yazlık kiralamıştı.
Evi tuttuklarında henüz ortada müsilaj falan yoktu tabii. Sonra koca yaz denize giremediler.
Bu kez herkes neyin, ne olduğunu baştan biliyor artık.
Müsilajın yeniden yüzünü gösterir gibi yapması, Marmara sahillerindeki yazlıkların fiyatını etkiler mi?
Göreceğiz.

Yazarın Tüm Yazıları