Ne gerek vardı?

.

Haberin Devamı

◊ “Pera Palas’ta Gece Yarısı”nın galasında davetlilerin diziyi otelin odalarında ayrı ayrı izlemesine...
Gala birlikte izlenir, gelenek. Bu tuhaf uygulama için pandemi önlemi desen... O zaman niye parti yapıldı? Bence pişti olan “Bergen” galasıyla rekabet içindi bu atraksiyon. Otelde kalan Greta Garbo’nun kemikleri sızlamıştır.
◊ Farah Zeynep Abdullah’ın “Bergen” filminin galasındaki fantastik kıyafeti, saçı ve eldivenlerine...
Rastalı gibi ucu düğmeli saçlar... Bir yandan havai, bir yandan klasik ama ikisi de tam değil gibi. Herhalde Bergen’e çok benzetildiği için “Ben Bergen değilim. Tamamen başka biriyim. O başarı oyunculuğuma ait” mesajı vermek istedi.
◊ Yemek Sepeti’nin kurucusu Nevzat Aydın’ın hakkını arayan kuryeler için “Hepsini kovardım” demesine...
Yahu sen Yemek Sepeti’ni devrederken “çalışanlarına 27 milyon dolar dağıtmış patron” olarak hafızalarda yer etmiş birisin. Şirketle alakam da kalmadı diyorsun. Ne işin var böyle emek karşıtı bir polemiğin içinde?
◊ Emina Jahovic’in “Mustafa Sandal nafakamı ödemedi” diye ortalığı ayağa kaldırmasına...
“Hiç ödeme yapmadı” diye milleti günlerce bununla yatırıp kaldırdı. Sonra? Sonra mahkemede dekontlarıyla ortaya çıktı ki Sandal eski eşine 968 bin lira artı ev kirası bedeli yollamış. Ayıp...

Haberin Devamı

Nabokov’un “meşhur şiiri” mi...

Önceki gün İzlandalı yönetmen Thor Saevarsson’un, sevgilisi Dilan Çiçek Deniz için yazdığı doğum günü mesajını ti’ye almıştım.
Fena çuvalladım, meğer o paylaşım Rus yazar Nabokov’dan alıntıymış, ona göndermeymiş:
“Hayatımın ışığı, kasıklarımın ateşi. Günahım, ruhum...”
Ne yalan söyleyeyim, aradaki bağlantıyı hiç kuramamıştım.
Bir çeviri hatasının (‘kasık’ yerine ‘bel’) peşine takıldım, âşık çifte haksızlık ettim. Dilan, Thor, Nabokov... Bütün taraflardan özür dilerim.
Yazarımız Orkun Ün de dünkü yazısında bunu çok ‘sert’ eleştirdi:
“Thor, Nabokov’un ‘Lolita’ şiirinden bir alıntı yapmış... O meşhur şiirde öyle demiyor... Demek ki sosyal medyaya çok inanmamak, adam yabancı damat diye onu kıskananların oyununa gelmemek gerekiyormuş...”
Tadından yenmez bir eleştiri olacakmış ama... Keşke “Lolita”yı “Nabokov’un meşhur şiiri” ilan etmeden yapsaymış bunu Orkun.
Çünkü “Lolita” şiir değil, yazarın Pulitzer aldığı, en bilinen romanı. Mevzubahis bölüm de romanın giriş cümlesi.
Hemen bir tane sipariş ediyorum, yarın masanda olur Orkun. Çok seveceksin, şimdiden iyi okumalar. Kib.

Haberin Devamı

Merve Boluğur’un ilacı olsa

Ünlü oyuncu, YouTube üzerinden ilişkiler hakkında tavsiyeler veriyor.
En son, “İlk buluşmaya giderken fazla açık giyinmeyin” tavsiyesi buyurdu.
Boluğur’un kendi özel hayatını düşünüyorum da...
Murat Dalkılıç ile yıpratıcı ayrılığı...
Peşinden “Gerçek aşk” dediği ama 2 ay sonra esamesi okunmayan hayranı...
Mekânından durup durup paylaşım yaptığı işletmeci sevgilisi...
Kendisinin “Artık arkadaşız” demesine rağmen, o sevgilinin “Arkadaş falan değiliz” açıklaması...
Sonra müzisyen Emre Kaya ile bir var, bir yok halleri...
İlişkiler konusunda tavsiye alması gerekirken bir de tavsiye vermiyor mu?
Türkçe ne güzel dil. Tam da bunun için atasözü var: Kelin ilacı olsa başına sürer.

Haberin Devamı

İncili geceye geri sayım

Kendimi bildim bileli, “Türkiye neden restoran değerlendirme rehberine dahil değil” diye tartışılır. Daha doğrusu tartışılırdı.
Hürriyet-Karaca iş birliğiyle çıkarılan İncili Gastronomi Rehberi ülkemizde bu konudaki önemli bir eksikliği giderdi.
Pazartesi akşamı büyük bir törenle dördüncü rehber elimizde olacak ve en iyi restoranlar ‘inci’lerine kavuşacak.
Bakalım bu sene kimler sınıf atlayıp inci sayısını artırmış, kimlerin “incileri dökülmüş”, kimler yerini korumuş...
Heyecanlı bir organizasyon bizleri bekliyor.

PANDEMİ GÜNLÜĞÜ

Maskesiz ilk gün raporu

Açık alanlarda maske zorunluluğu kalkmasının ilk günü...
Eski normale henüz alışamadım günlük, ne zaman dışarı çıksam elim maskeye gidiyor.
Tam takacağım, “Dur oğlum artık zorunlu değil” diyorum kendime.
Bu konuda da bölündük tabii. “Madem diğerleri takmayacak, kendimi koruyabilmek için ben artık çift maske takarım” diyen de var.
Bu maskeye niye bu kadar takmışlardı, onu da anlamıyordum gerçi.
Tamam klostrofobik bir şey, bazen nefes alamayacak gibi oluyordum ama aşı karşıtlarının öne sürdüğü argümanları gibi sağlığa da bir zararı yoktu herhalde.
Neyse pandeminin giderek gündemimizden düşmesiyle birlikte “Hepimize çip takacaklar” gibi saçmalıklar da hayatımızdan çıkacak.
Çünkü bu hesaba göre bende üç çip var. Annemde dört. Başka aşı olup da beş falan takılan var.
Bu Bill Gates de pek müsrif canım...

Yazarın Tüm Yazıları