"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Yoğurdu ayranı sağlık dostu yapan 5 neden

Biz yoğurt ve ayran sever bir milletiz. İyi ki öyleyiz. Çünkü ikisinin de beş parmağında en az beş farklı marifet var. İşte o marifetler...

1- Mükemmel bir kalsiyum kaynağı: 1 su bardağı kadar yoğurtta 300 mg. civarında kalsiyum var.
2- Kilo kontrolünü kolaylaştırıyor: Zengin protein ve kalsiyum içeriği, yoğurdu kilo dostu bir gıda haline getiriyor.
3- Bol miktarda protein ihtiva ediyor: 200 gram yoğurtta yaklaşık 12-13 gram kadar protein var.Biliyorsunuz protein insüler sisteme zarar vermeden enerji sağlıyor. Ayrıca yapım ve onarım işlerinde de proteinler kullanılıyor.
4- Probiyotik zenginliği var: Yoğurt bifidobakteriler ve laktobasillerden zengin bir besin. Bazıları bu bakterilerden yana ayrıca da güçlendirilebiliyor. Bağırsağınızdaki probiyotik güç arttıkça kabızlık sorununuz hafifliyor, enfeksiyon riskiniz azalıyor, bağışıklığınız güçleniyor, kilo kontrolünüz kolaylaşıyor.
5- Kemik dostu: Yoğurdun protein, D vitamini ve kalsiyumdan güçlü yapısı, onu olağanüstü etkili bir “kemik ilacı” haline getiriyor. Yoğurt tüketimi arttıkça osteoporoz, yani kemik erimesi ihtimali azalıyor. 

MERCİMEK Mİ, MAŞ FASULYESİ Mİ

İkisi de birbirinden lezzetli. İkisi de tıka basa bitkisel protein, posa, vitamin ve mineral dolu. Ne maştan, ne de mercimekten vazgeçin. Fırsat buldukça ikisinden de faydalanmanın bir yolunu bulun.
Maş fasulyesini gündeme getirmemin nedeni farklı. Maş bizde değeri iyi bilinen bir bakliyat değil. Toroslar ve Akdeniz bölgesinde yetiştiriliyor. Piyaz, çorba ya da kıymalı sulu yemek şeklinde tüketilebiliyor.
Mercimekten farklı bir özelliği var mı? Var! Kalori içeriği mercimekten birazcık daha az, 100 gramı 90-100 kalori ihtiva ediyor. Tok tutucu etkisi ise mercimekten daha fazla; daha uzun süreli ve kalıcı tokluk sağlıyor.
Mercimeğe oranla enzimatik ve bitkisel östrojen gücü de daha fazla. Bu iki özelliği nedeniyle bilhassa 40 yaş sonrası kadınlara tavsiye edilen bir besin. Maşın bir mühim özelliği daha var: Lesitin zenginliği! Lesitinin mükemmel bir karaciğer desteği olduğu biliniyor.

PİRİNÇ Mİ BULGUR MU

Pirinci değil bulguru öne almamız, birinciliği bulgura vermemiz gerekiyor.
Bunun farklı nedenleri var: Bulgur bitkisel protein bakımından da, demir ve kalsiyum gibi değerli mineraller açısından da, posa gücü yönünden de pirinçten daha değerli ve güçlü bir besin. Düşük nişasta ve yüksek posa gücü sayesinde glisemik yükü de pirinçten çok daha az. Bu sayede kan şekerini pirinç kadar hızlı ve ani yükseltme tehdidi taşımıyor. Dolayısıyla tok tutma kapasitesi daha fazla, insülini patlatma gücü daha düşük, insülin direncini gıdıklama tehdidi daha az. Zaten bu nedenle de insülin direncine bağlı kilo sorunu veya şeker hastalığı olanlara beyaz cilalanmış pirinç değil de bulgur –özellikle de kepeklisi- tavsiye ediliyor.
Canınız ille pirinç pilavı mı çekiyor? Tavsiyemiz şunlar: Cilalanmışını değil kepeklisini tercih edin. Yuvarlak tombul olanı yerine uzun eliptik olan basmati pirincine yönelin. Bir yerine yarım tabakla yetinin.
Kan şekerinizi daha az etkilemesini istiyorsanız protein zengini bir başka besinle (yoğurt, kıyma veya et, tavuk, ton balığı) evlendirin.v

VİŞNE Mİ KİRAZ MI

Mayıs ayı kirazın en iyi zamanı. En kaliteli, en taze ve lezzetli kirazlar manav tezgahları ve pazarda sizi bekliyor.
Vişne için de durum aynı ama vişnenin iyisi kirazdan biraz daha geç olgunlaşıyor. Besin değerleri aşağı yukarı aynı. Kalori içerikleri arasında da ciddi bir fark yok.
Vişnedeki şeker daha az, bu nedenle kalorisi bir miktar daha düşük. A vitamini gücü daha fazla, antioksidan yapılanması daha güçlü. Ayrıca eklem sorunlarının çözümünde kirazdan daha fazla fayda sağladığı da kesin.
Her ikisinde de bol miktarda mineral (kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum), antioksidan (antosiyaninler), vitamin (K, B, C vitamini) var. Özetle ikisi arasında ciddi bir fark yok, tercih sizindir.

BUZLU ÇAY MI AYRAN MI

Türkiye -nedendir bilinmez- hızla bir “bol şekerli soğuk/buzlu çay” cenneti olma yolunda. Ortalık “buzlu çay” ürünü kaynıyor. Üstelik çoğu tıka basa früktoz yüklü ve bu “kötü” bir gelişme. Pek çok aile “çayda antioksidan varmış, faydalıdır” diyerek içi şeker dolu buzlu çay şişelerine yöneliyor. Peki, doğru mu yapıyor? Kesinlikle hayır.
Ayrana gelince... Yaz için en sağlıklı içeceğin ayran olduğu kesindir, onu başka bir içecekle mukayese etmekse abesle iştigaldir. Çünkü hiçbir yaz içeceği ayran kadar probiyotik, mineral, vitamin, protein zengini değildir, nokta!

ANTEP FISTIĞI MI YER FISTIĞI MI

Farklı lezzet ve yetenekleri var ama ikisi bir “sağlık maçı” yapsalar o maçı Antep fıstığının kazanacağı kesindir.
Antep fıstığının özellikle kanser karşıtı gamma tokoferollerden (E vitamini) yana olan zenginliğini daha önce de yazdım. İçeriğindeki o çok özel gamma tokoferol onu mükemmel bir akciğer kanseri önleyicisi yapıyor.
İkisinin de içinde sağlıklı yağlar çoğunlukta, ikisinde de bol protein, mineral ve vitamin var.
Peki, yer fıstığının özel bir avantajı yok mu? Var: Antep fıstığından daha ucuz. Bu da az bir marifet değil. Doğrusu ikisinden de faydalanmak...

 

X