Yeniden başa mı döndük

Sanki sihirli bir değnek hepimizin aynı anda omzuna dokundu ve yeni koronavirüs/COVID-19 meselesinde çok iyi bildiğimiz bazı önemli ayrıntıları bize unutturuverdi.

Haberin Devamı

Yani neden ve nasıl olduysa, birdenbire tam da maçın ikinci devresinde toplumsal bir virüs cahilliğinin, aymazlık ve boş vermişliğin çukuruna düştük. İşte bu nedenle bugün yeniden en başa dönüp bazı önemli şeylerin altını bir kez daha çizme ihtiyacı içinde olduğumuzu düşündüm. Lafı sözü uzatmaya gerek yok, buyurun...

Yeniden başa mı döndük

BİR GÖRÜŞ

BİZE YENİ ÇÖZÜMLER LAZIM

TABLO net ve açık: Salgının ilk döneminde gösterdiğimiz başarının çok uzağındayız. Sebebini de hemen açıklayalım: Yeni normale toplumsal uyumda maalesef sınıfta kaldık. Kademeli normalleşme sürecini bir yana bıraktık, salgın havuzunun içine adeta balıklama daldık. Tecrübeli bir hekim olarak belirtmek zorundayım: BU BÖYLE GİTMEZ! Böyle giderse de salgın asla bitmez, neticelenmez.

Haberin Devamı

Yeniden başa mı döndük

BİR ÖNERİ

PEKİ NE YAPMALIYIZ

UMUDUMUZ yaz mevsimi idi. Yazı geçelim, daha önümüzde uzun bir sonbahar, zorlu bir kış var. Okullar açılacak, işyerleri tam kapasite faaliyete geçecek, fabrika çarkları yüzde 100 dolulukla döndürülecek. Peki, bu rakamlar o zaman ne hale gelecek? Emin olun düşünmek bile istemiyorum...

NETİCE ŞUDUR: İşin sorumluluğunu birilerine atmaya, suçlu aramaya gerek yok. Suçlu ortada. Suçlu biziz. Suçlu hepimiziz. Ve hemen, yani şimdi, yani bir dakika bile geçirmeden devletimizin ve Sağlık Bakanımızın etrafında yeniden kenetlenmeli, yeni bir çözüm stratejisi ile maça ilk devredeki heyecan, özveri, çaba ve umutla devam etmeliyiz. Şimdi söz zamanı değil, yeni çözümler üretme zamanıdır.

Yeniden başa mı döndük

ÖNEMLİ

10 MADDEDE VİRÜS GERÇEKLERİ

İLK 5 MADDE

GERÇEK 1: Bu virüs insandan insana kolayca geçebilen ve çok hızlı yayılma potansiyeli olan yeni bir mikroptur ve bu yayılmacı karakterinde değişim olduğunu gösteren herhangi bir kanıtlanmış mutasyon henüz tespit edilmemiştir. Yani düşman aynıdır ve güçlüdür.

Haberin Devamı

GERÇEK 2: Virüsün esas bulaşma ve yayılma şekli, kişiden kişiye temastır. İnsandan insana “yakın temas” ile bulaşır. İşte bu nedenle “korunma söz konusu olduğunda sosyal mesafe kuralı” hâlâ değişmez bir numaralı kuraldır.

GERÇEK 3: İki numaralı gerçek nedeniyle sadece maske takmamız yeterli değildir. Maskeliyken de sosyal mesafe meselesi hep gündemde olmalı, vıcık vıcık, omuz omuza kalabalıklar oluşturulmamalıdır.

GERÇEK 4: Konuşurken de bağırıp çağırırken de öksürüp aksırırken de birbirimize virüsü her an bulaştırabiliyoruz. İşte bu nedenle “maske/mesafe” ikiz kardeşler gibidir, birbirlerinden ayrılmamalıdır.

GERÇEK 5: Bilelim ki hasta insanlar daha fazla virüs yaysalar da kendini sağlam hisseden, sağlıklı zanneden sessiz taşıyıcılar da virüsü yaymaktadır. Bu nedenle hiç kimse hiçbir yerde maske ve mesafe kuralı ihlal edildiğinde güvencede değildir, olamaz.

Haberin Devamı

İKİNCİ 5 MADDE

GERÇEK 1: Tekrar altını çizelim: Bulaşmada kişiler arası yakın temas esas yoldur. Zaten bu nedenle virüs yaşlı/hasta bakımevlerinde, fabrikalar ve üretim tesislerinde, yolcu gemilerinde, toplu taşıma araçlarında, topluca maç izleme süreçlerinde beklenenden daha hızlı yayılmaktadır. Kalabalık ve sıkışık, yakın ve kontrolsüz temasa müsait alanlar en riskli noktalardır.

GERÇEK 2: El hijyeni, yani temiz ve sık sık yıkanan eller önemli bir virüs bariyeridir. Bununla birlikte şu kural asla değişmez: Birinci derece önemli olan ortalama 2 metrelik sosyal mesafe, ikincisi maske, üçüncüsü ise el temizliğidir. En etkili sonuç bu üçlü takım birlikte harekete geçirildiğinde elde edilir.

Haberin Devamı

GERÇEK 3: Virüs insan (konakçı) bedeni dışındayken yapısını koruyamaz, daha kolay parçalanır, etkisiz hale gelir. Bu nedenle ev ve işyerine gelen postaların izolasyonu, paket/kolilerin temizliği önemlidir ama bu konuda çok da abartıya gerek yoktur. Virüs yüzeylerden (kapılar, masalar) temas yoluyla bulaşabilse de esas yayılım yolu insandan insana geçiştir.

GERÇEK 4: Bulaşmadan sakınmak için “risk-metre kuralı” daima geçerlidir: İç mekânlar dış mekânlardan, dar ve basık alanlar geniş ve yüksek tavanlı yerlerden, kalabalık ortamlar insan yoğunluğu düşük bölgelerden, asansörler merdivenlerden, toplu taşıma araçları özel araçlar ve bisikletlerden, uzun süreli yolculuklar kısa süreli seyahatlerden daha risklidir.

Haberin Devamı

GERÇEK 5: Önemli bir ayrıntı da virüs yükü ile virüse maruziyet süresidir. Aşırı virüs yüküne maruz kalmak (öksürük, hapşırık ile bulaşma), virüs yüklü biriyle uzun süreli bir arada olmak da tehlikeyi arttırmaktır. Netice şudur: Virüs hâlâ sokaktadır. Tehlike saçmaya devam etmektedir.

Yeniden başa mı döndük

OKUR SORUSU

COVID-19 DİYABETİ TETİKLER Mİ

COVID-19 enfeksiyonunun sadece akciğerlere değil, ağır vakalarda pankreas, karaciğer, böbreğe de zarar vererek kan-şeker dengesini ayarlayan sistemde bozulmaya yol açabilmesi mümkün. Bu ihtimal nedeniyle de bazı uzmanlar, enfeksiyonun muhtemel bir diyabeti de tetikleyebileceğini düşünüyorlar. Önemli bir bilgi de şu: 7 binden fazla COVID-19 hastasının incelendiği çalışmada, Tip-2 diyabetli hastalarda enfeksiyonun çoklu organ hastalığını beklenenden daha sık yaptığı, hastalığa bağlı ölüm oranını ise 3 kat yükselttiği gösterildi.

BİR SORU

VİRÜS UNUTKANLIK DA YAPAR MI

Soru haklı! Son bir haftada yaşadıklarımıza bir bakın:

Sosyal mesafeyi unuttuk.

Maske takmayı unuttuk.

İzolasyonu unuttuk.

Çok gerekmedikçe evde kalmayı unuttuk.

Yaşlı ve çocukları korumayı unuttuk.

Bütün bunlar virüse bağlı değil tabii ki ama bu “unutma meselesi” inanın çok ama çok önemli...

Yazarın Tüm Yazıları