Yeni tehdit yalnızlık

Çankaya Köşkü’nde 90’lı yıllarında ortalarında her sabah yaptığımız kahvaltı sonrası sohbetlerden birinde 9. Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel’e bir gün önceki muazzam kabul trafiği nedeniyle şu soruyu yönelttim: “Niçin bu kadar çok insanla görüşüyorsunuz ve niçin bu kadar çok ‘çoğalmaya meraklı’sınız?”

Haberin Devamı

O sorumun cevabı elimdeki notlara göre şu olmuş: “Doktor, HAYAT İNSANLARLA GÜZEL ve yalnızlık sadece yüce Allah’ın baş edebileceği bir şey. Eğer uzun ve iyi bir hayat sürmek istiyorsak, sağlıklı bir yaşam sürecine olabildiğince olumlu insani ilişkiler, anılar ve anlamlar yüklemeyi arzuluyorsak kalabalıklaşmak ve kalabalıklara karışmak mecburiyetindeyiz. Şu bilgiyi de bir kenara dikkatle not et: YALNIZLIK VE SOSYAL İZOLASYON 2000’Lİ YILLARIN ÖZELLİKLE YAŞLI İNSANLAR İÇİN EN ÖNEMLİ İNSANİ SORUNLARINDAN BİRİ OLACAK!

Yeni tehdit yalnızlık

Ne yazık ki hayat hocam rahmetli Demirel’in üzerine basa basa söylediği bu cümleler bugün bir bir doğrulanıyor.

Hayatımıza giren onca “SOSYAL MEDYA” araçlarına rağmen yalnızlık meselesi özellikle hızlı yaşlanan toplumlarda önemli bir sağlık sorunu haline geldi, geliyor. “Peki, sonuç ne? Yalnızlığın sağlıkla ne ilişkisi var hocam?” diyorsanız buyurunuz...

HAYAT İNSANLARLA GÜZEL

ARAŞTIRMALAR, net ve açık olarak gösteriyor ki yalnızlık ve sosyal izolasyon beden sağlığını da ruh sağlığını da altüst edebiliyor. Kalp damar hastalıklarına Alzheimer dahil bunama sorununa yalnızlık çekenlerde daha sık ve daha erken yaşlarda rastlanıyor. Yalnızlık ve sosyal izolasyon, depresyona hatta intihar teşebbüslerine bile yol açabiliyor. Çoğu zaman yanlışlıkla “sakinlik”le eşdeğer kıldığımız yalnızlık sorunu, ürettiği yoğun stres hormonları yoluyla damar sertliğinden eklem iltihabına, şeker hastalığından hipertansiyona pek çok hastalığın tetikçisi de olabiliyor. Yine araştırmalara bakılırsa derin ve kalıcı yalnızlık neredeyse bedenlerimiz için günde 15 sigara içmekten daha kötü ve daha yıpratıcı bile olabiliyor. Eğer yalnızlığımız giderek derinleşip kronikleşirse, kalıcı hale gelirse önünüzdeki 7 yılda ölme riskiniz yaklaşık yüzde 30 oranında artabiliyor. Kısacası “ERKEN ÖLÜM” bile ilişkilendirilen yalnızlık ve sosyal izolasyon meseleleri yeni bin yılın en önemli sağlık tehditleri olarak karşımızda öylece duruyor.

Haberin Devamı

ÖZETİ ŞUDUR: Rahmetli Demirel’in o güzel bahar sabahı sohbetimizde söylediği “HAYAT İNSANLARLA GÜZEL” cümlesinin altını lütfen dikkatle çizin.

Yeni tehdit yalnızlık


HAYAT TANGOMUZ NASIL OLMALI

EĞER şarlatan tıbbi yaklaşımlardan uzak durup sırtımızı öncelik ve kesinlikle “BİLİM”e yaslarsak -ve tabii ki bu arada binlerce yıllık deneyimlerin toplamı olan geleneksel tıbba sırt çevirmezsek-, hayat tangomuzu sahneye koyarken “iyi genlerimizi coşturup kötü genlerimizi susturmayı” başarabiliriz. Ve eğer bunu başarabilirsek bir başka deyişle, gen ifadelerimizi değiştirme yolunda olumsuz değil (sigara içmek, alkol kullanmak, aşırı şeker tüketmek, tembel bir yaşam sürmek, olumsuz düşünmek...) olumlu yaşam tarzı değişimlerini (düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, huzurlu ve keyifli bir ruh hali, kaliteli bir gece uykusu...) hayata geçirebilirsek, DNA’mızdaki senaryo ne olursa olsun, biz kendi hayal ettiğimiz bir senaryonun “başarılı iyi hayat oyuncuları” olarak ömrümüzü tamamlayabiliriz. UNUTMAYIN! Genlerinizde yazılı olan şeyler esasen bir tür “hayat senaryosu” olsa da o senaryonun sahneye konuş biçimine ve sürecine az ya da çok siz de katkı yapıyorsunuz. O senaryoyu siz yorumluyor, o tiyatroda/filmde esas oyuncu olarak siz oynuyorsunuz.

HAYAT DA BİR ‘TANGO’DUR 

Haberin Devamı

SIK sık üzerinde durduğum iki önemli kavramı gelin yeniden, bir kez daha hatırlayalım: GENETİK ve EPİGENETİK!

Bilelim ve unutmayalım ki hayat kalitemiz bu ikilinin birlikte yaptıkları dansın/tangonun kalitesiyle birebir bağlantılıdır. DNA’mızda yazılı olan ve doğarken elimize tutuşturulan ‘genetik şifreler’, yaşam sürecimizdeki “çevresel etkenler” ve “yaşam tarzı seçimlerimiz” ile muazzam ve karmaşık bir tango sürecine giriyor. Yaşam kalitemizi de sağlık ve sağlamlık düzeyimizi de aslında bu tangonun kalitesi
belirliyor.

Yazarın Tüm Yazıları