"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Karpuz mu, kavun mu daha faydalı?

Yazın habercileri kavun ve karpuz, manav tezgâhlarında yerlerini çoktan aldı. Bence çok da iyi oldu. İkisi de mükemmel birer yaz meyvesi. İkisi de çok sağlıklı. Peki hangisi daha faydalı?

Benim favorim karpuz. Bu tercihin ilk sebebi, karpuzun güçlü bir “likopen” bombası olması. Su içeriğinin yüksekliği ve posa yapısının zenginliği de karpuzun diğer avantajları.
Karpuz, kavuna en büyük farkı da kırmızı kısmının bitip beyaz bölümünün başladığı noktadaki “sitrulin” sayesinde atıyor! Peki, bu sitrulin de neyin nesi? Ne işe yarıyor?
Sitrulin bedenimize girince “arginin”e dönüşüyor. Arginin ise en güçlü damar genişleticilerden biri. Müthiş bir “nitrik oksit” üreticisi. Nitrik oksit damar dostu doğal bir mucize. Cinselliği de güçlendiriyor.
Sözü uzatmaya gerek yok, karpuzun bu bölümünde “mavi ilaç”takine benzer marifetler var!
Kavuna gelince... “Karotenoid” içeriği karpuzdan daha fazla. Bu nedenle en sarılarını yemenizi tavsiye ederim.
Kavunda B grubu vitaminleri, özellikle niasin (B3) ve B1 vitaminin de bol olduğunu unutmayın.

Döneri mi, iskenderi mi tercih edelim?

Döner de, iskender de Türk mutfağının en özel ve sağlıklı lezzetleri. Dikine tutularak kömür ısısında kararında pişirilen et, yanmış değilse eğer daha sağlıklı. Sağlıklı çünkü etin yağı kömür ısısında eriyip akıp gidiyor, geriye damak çatlatan bir lezzet kalıyor. “İskender”e gelince... O, dönerin daha geliştirilmişi. Üzerine eklenen yoğurt dönerin besin değerini güçlendiriyor. Önerim; ikisinde de alta yerleştirilen pideleri pas geçmeniz ve üzerine eklenen tereyağın dozunu abartmamanızdır.

Az insülin çok hayat

İnsülini normal olanlar, yüksek olanlardan daha az hastalanıyor. Diyabete, hipertansiyona, obeziteye, kalp hastalıklarına, felçlere, kanserlere hatta Alzheimer’a daha az yakalanıyorlar.
Kısacası daha makul insülin daha kaliteli, sağlıklı yaşlanıp daha keyifli yaşamak demek. İnsülini dengede tutmanın en etkili, en garantili, en ucuz ilacı ise her gün ısrar, sabır ve de huzurla yürümek...
Açlık insülininizi 5’in altında tutmaya gayret edin. 7’nin, 8’in üzerine çıkmasına asla izin vermeyin. Rakam eğer 10’u aşarsa bir uzmandan yardım isteyin.

Kırmızı ete dikkat!

Kırmızı et gereğinden sık ve çok tüketildiği, kömürde yakılıp, yağda kızartıldığında
sorun yapabilen bir besin. Kalp damar hastalıkları, kanserler, bellek sorunları yapabileceği zaten biliniyordu. Şimdi de depresyonla ilişkisi gündemde.
Aşırı kırmızı et tüketiminin depresyonu tetikleyebileceği belirlendi. Haftada iki porsiyonu, her porsiyon için de 100 gramı geçmeyin. Tabii ki ekonomik imkanınız elverir de bu miktarı bulabilirseniz...

Öncelik soğanda mı, sarımsakta mı olacak?

Bazı yarışlar var ki kazananı olmaz, soğanla sarımsağın yarışı da böyledir. İkisi de son derece değerli besinler. Yine de sağlık yararları dikkate alınırsa sarımsak bir tık öne çıkarılmalı. Sarımsaktaki “allisin” eşi bulunmaz bir madde. İkisi de güçlü birer doğal antibiyotik ama sarımsağın gücü o kadar fazla. Bu nedenle “Rus antibiyotiği” olarak da tanımlanmış. Soğandaki “kuvarsetin”in de hakkını verelim. Özetle ikisi de değerli besinler.

Fasulye nohuttan daha mı iyi?

Bakliyatların hepsi harika besinler. En çok sevilenleri ise nohut ve fasulye. Peki öncelik hangisinin olmalı?
Nohuttan vazgeçmeyin ama önceliğinizi kuru fasulyeye verin. Kabul ediyorum, pişirmesi biraz uzun sürer. Tamam, haklısınız “gaz meselesi” hep vardır. Ama ikisinin de çözümü var.
Önce gaz sorununun nasıl çözüleceğini anlatalım. Pişirmeden önce fasulyeleri suda bekletin. Daha sonra yıkayıp iki-üç dakika kaynatın. Takiben ateşi kapatıp birkaç saat aynı suda bekletin. O suyu dökün. Üzerine yeniden temiz su ekleyip pişirmeye devam edin. Pişirme süresini kısa tutmak içinse düdüklü tencereyi tercih edin. Küçük bir hatırlatma: Düdüklü tencerede pişirilmiş fasulyenin daha az gaz yaptığı da biliniyor.
Gelelim “fasulyenin nimetlerine”... Öncelikle protein içeriği yüksek. Bir bardak fasulyede ortalama 15 grama yakın protein var. Fasulye proteininin bir özelliği de “lizin” adı verilen aminoasitten zengin olması. Lisin de sitrulin gibi “karnitin” üretiminde kullanılan bir aminoasit. Fasulyede bol miktarda B vitamini, en çok da folik asit var. Magnezyumu, demiri, potasyumu da bol. Posa miktarı çok yüksek, 100 gramında yaklaşık 5-6 gram posa var.
Nohuda oranla daha az nişasta, daha çok protein, daha fazla değerli amino asit (lizin), posa, vitamin ve minerali var. “Üstüne biraz da antioksidan alayım” diyorsanız siyah veya kırmızı fasulyeyi tercih edin.

 

X