"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Mirgün’ün esprisi cinsiyetçi mi

Elle Dergisi’nin Stil Ödülleri gecesinde Mirgün Cabas o espriyi yaptığında anında birkaç kadın arkadaşımdan mesaj geldi, “Ne kadar cinsiyetçi bir espri böyle! Ne dediğini duydun mu?” diye.

Evet duymuştum, çünkü Mirgün Cabas’ın “arkadakiler” dediği gruba dahildim.

Dün Kelebek’e de manşet olan olayı hemen özetleyeyim:

Ödül töreninin sahnesi podyum şeklinde yapılmıştı.

Gecenin sunucuları Mirgün Cabas ve Didem Soydan ise podyumun tam ortasına kondurulmuş bölümdeydiler.

Konuşurken sürekli daire çizemeyecekleri için haliyle sadece bir tarafa dönerek sunum yaptılar.

Bu yüzden benim de olduğum tarafta gece boyu Mirgün ve Didem’in sırtını izledik.

Bir ara Didem, “Biraz da bu taraf dönelim” deyince Mirgün Cabas o tartışılan sözleri patlattı: “Ben de başta öyle düşünüyordum, ama senin kıyafetini görünce arkadakiler pek şikayetçi değillerdir diye düşündüm.”

Yani Mirgün’ün tabiriyle arkadaki seyircilerin hemen hepsi Didem Soydan’ın poposunu seyretmekten memnundu. Tören sonrası Mirgün’ü yakalayıp sordum, “Esprini cinsiyetçi bulan kadınlar oldu” diye.

Mirgün bu yoruma katılmadığını söyledi.

Bana göre ise durum şu:

Arkadaş ortamında söylense belki kimse cinsiyetçi olduğunu düşünmezdi o lafların.

Ama sahnede söylendiği için Mirgün’ün sözleri patavatsız kaçtı.

Didem Soydan karşılık verseydi şık bir atışmaya dönüşebilirdi, ama o da şaşırdı.

Biz arka taraftakiler de, “Didem’in poposunu seyretmekten mutlu olanlar” diye etiketlenmiş olduk.

Didem Soydan: Rahatsız olmadım  

Didem’e bu espriden rahatsız olup olmadığını da sordum. Şöyle yanıt verdi: “Mirgün’ü çok iyi tanıdığım ve öyle bir adam olmadığını çok iyi bildiğim için rahatsız olmadım. Kadınlara saygısı olan bir adam o. Dolayısıyla aksini düşünmedim.”

Adı mı değişse?

Zeynep Üner ve Cem Başar Elle Stil Ödülleri’ni şahane organize etmişlerdi ama dün de bir kuple yazdım, yine söylemeden duramam: Geceye sadece Elle Ödülleri mi denilse?
Çünkü üç-dört ödül dışında o geceki 29 kategoride “stil” biraz geri planda kaldı.
Misal-1: Taner Ölmez ve Aras Bulut İynemli şu an çok popüler ve başarılı, ama kabul edelim oturmuş ve bilindik bir stilleri yok.
Misal-2: “Alice”
müzikali çok popüler ve başarılı tamam, ama stille ne ilgisi var?
Oyuncuları mı stildi?
Yoksa müzikalin kostümleri mi?
Ben anlayamadım.

Yeni Hülya Avşar: Can Yaman

Can Yaman’ın peş peşe patlattığı garip sözler sayesinde 90’lar magazinine dönmüş gibiyiz.
Hülya Avşar’ın hemen herkese bir laf yetiştirdiği, yarattığı polemiklerin manşetlere çıktığı günler...
Şimdi Can Yaman “yeni Hülya Avşar” olmak üzere.
Lakin şimdiki dönem Hülya Avşar’ın polemiklerle beslendiği o dönem gibi değil.
Sosyal medya var. Kimse sessiz kalmıyor söylenenlere, anında tepki veriyor.

Yeni gözde: Tersane İstanbul

Elle gecesinin yapıldığı Haliç’teki Tersane İstanbul etkinliklerin yeni gözdesi.
Herkes orada bir şey yapmak istiyor.
Ama Tersane İstanbul’da şu iki şeyin acilen düzelmesi gerekiyor:
1. Etkinlik yapılan depo gibi mekanlar çok çok iyi, ama mekanların dışında çevre düzenlemesi henüz yapılmamış. Dışarısı sanki bir nükleer facia olmuş da ortalık radyasyondan kırılmış gibi duruyor.
2. Tuvaletler! Böyle koca bir yer dışarıya kondurulan karavanların içindeki mobil tuvaletlerle idare edilmez, edilmemeli.

 

 

X