Bırak gizli sırrımız içimizde yaşasın

Havanın kuraklığı gibi kurak olan magazin diyarlarında romantik komediliği Meg Ryan’ın botoksları kadar kabak tadı vermiş bir üçlü var:Murat Dalkılıç, Kerem Bürsin ve Hande Erçel.

Haberin Devamı

Olaylara (aşırı) dışarıdan bakan BM magazin gözlem heyeti olarak gördüğüm Bermuda şeytan üçgeni iç açıları toplamı şudur:
Murat Dalkılıç, aylar önce ayrıldığı eski sevgilisi Hande Erçel’e belli ki hâlâ kırgın.
Söylenen o ki; ex aşkı Hande’yi dizi partneri Kerem’le beraber Acun’un kanalındaki programda görünce iyice gıcık olmuş, hemen Acun ve tüm yakın PlayStation dostlarını filan takipten çıkmış.
Acun da o sırada Dominik’ten bilmem nereye 50 bin feet dolaylarında uçmak üzereyken eminim bu takipten çıkmaya bir saniye kadar içerlemiş, hatta bu tatlı hüzün ve bir kutu kola sonrası kendine yeni bir parmak arası terlik siparişi vermiş olabilir.
Orası en az Şeyma’nın Mısırlı yeni sevgilisi kadar muamma...
Öte yandan Hande ve Kerem ise oynadıkları 120 dakikalık dizideki rollerin kuantum enerjisine doğal olarak kendilerini kaptırmış durumda.
Bırak gizli sırrımız içimizde yaşasın
Aralarında bir şey var mı yok mu şeklindeki bol taktikli gizem Türk dizi dünyasının çok sevdiği türden, “Bırak gizli sırrımız, içimizde yaşasın” şeklindeki hüzzam makamı eserin modern bir oyuncaklaması gibi.
Nitekim Hello! Dergisi’ne verdikleri yakın temas pozlamalara eşlik eden röportajda şöyle diyor The Kerem Bürsin:
“Gerçekten bu süreçte çok yakın olduk ve birbirimizi aşırı çok seviyoruz. Birbirimize güvendiğimiz için de olağanüstü bir elektriğimiz var. Hande’nin ömür boyu hayatımda kalacak biri olmasını isterim.”
Keza ikili aynı röportajda, klasiktir, birbirlerini övme keselemelerine doyamamış:
The Kerem, “Hande aşırı çalışkan, eğlenmesini gayet iyi bilen, gerçekten dört dörtlük bir partner. Onun gibi biri her setin şansı” demiş.
Instagram takipçi sayısında Türkiye üçüncüsü Hande Erçel de, “Kerem çalışkan ve motive edici bir partner. Her duruma her oyuna uyum sağlayabiliyor”.
Bir yandan Kerem Bürsin’in söylediği şu cümlelere de üzülmedim değil:
“Çok sevdiğim vampir dizisi ‘Yaşamayanlar’ beklediğim ilgiyi görmedi için üzgünüm... Umarım hâlâ bir vampir hakkım daha vardır diyorum. Çünkü ölüp bitiyorum vampir işi yapmaya.”
Belli ki gözü Edward Cullen olmakta, ama payına düşen bu olmuş Bürsin’in.
Bir yandan da ben Kerem’e bakınca hâlâ gözümde Serenay Sarıkaya canlanıyor.
Onlar görsel olarak fena halde posterlik “dream couple”dı, yazık ettiler kendilerine ve de ortak oynadıkları jean kampanyasına filan...
Buradan taşınıp Los Angeles’ta yaşamaları ve bir de köpekleri olması gerekiyordu Venice Beach’te her sabah gezdirdikleri. Ama heyhat, hayaller Los Angeles gerçekler Yeşilçam:
Günün sonunda, 120 dakikalık diziler gibi uzadıkça kısalan kariyerlerinde paylarına düşen türlü üçgenlere istemeden dahil olmak oldu.
Diyor ve çekiliyorum magazinci gözlemci heyeti olarak...

Yanıldığı nokta

Ceylan Ertem online konserinde şöyle konuşmuş:
“Serdar Ortaç’ı görmeye dayanamıyorum. Hâlâ popüler olmasına olumlu bir gözle bakmıyorum. Ahmet Kaya’nın kalbini kırdılar, bu yüzden ülkesinden uzakta, kalp krizinden kaybettik.”
Ceylan Ertem’in yanıldığı tek bir nokta var.
Serdar Ortaç’ın eski popülerliği yok.
O günler geride kaldı.
Artık sadece borç haberleri ve Mücbir Sebepler’e “90’lardan kalma bir star” kategorisinden konuk oluşuyla gündemde...

Yazarın Tüm Yazıları