"Oğuz Çelikkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Oğuz Çelikkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Oğuz Çelikkol

18 Mart Şehitler Günü’nün Düşündürdükleri......

Önümüzdeki pazar 18 Mart Şehitler Günü. 2002 Yılından bu yana her 18 Mart günü şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyoruz. Bu kutsal anma günü için 18 Mart tarihinin seçilmesi  çok anlamlı. 18 Mart Türk (ve Dünya)  tarihinde çok önemli bir dönüm noktası olan Çanakkale Zaferi’nin  yıldönümü.

Bu pazar günü şehitlerimizi anarken bu kez aklımız ve kalplerimiz, vatan sınırlarımızı terörizmden korumak ve temizlemek için orada bulunan askerlerimizle, Afrin’de olacak. Sınırımızın hemen ötesindeki Afrin’i  terörizmden temizleme hedefine ulaşmakta olan Ordumuzun verdiği şehit sayısı kırkın üzerinde.

Türk tarihi  askerlerimizin kahramanlık destanları ve vatan için en büyük fedarkarlığı göstererek hayatını veren şehitlerimizle dolu. Dışişleri Bakanlığı’nda yurt dışında görev yaptığım sırada gördüğüm yerler arasında beni en fazla etkileyenler Şehitliklerimiz olmuştur. Bugün 26 ülkede 58 Şehitliğimiz bulunuyor. Yurt dışında Şehitliklerimizin bulunduğu ülkeler İngiltere’den Kore ve Japonya’ya, Letonya ve Polonya’dan Yemen’e çok geniş bir coğrafyaya yayılmış durumda.

Tayland’ın başkenti Bangkok’taki büyükelçilik dönemimde  bu Şehitliklerimiz içinde Myanmar’da bulunan ikisinin bakımı konusuyla ilgilenmiştim. Bu iki Şehitliğimizde (Thayetmo ve Meikhtila Şehitlikleri)  İngilizlerin Birinci Dünya Şavaşı sırasında esir aldıkları Türk askerlerini götürdükleri Mynamar’daki (eski adıyla Burma’daki) esir kamplarında kötü yaşam şartları ve hastalık sebebiyle hayatını kaybeden askerlerimiz yatıyor.

Büyükelçilik görevi yaptığım diğer üç ülkede (Suriye, Yunanistan ve İsrail) bulunan toplam 13 Şehitliğimizin arkasında da (diğerlerinde olduğu gibi) kahramanlık hikayeleri ve tarihimizin şanlı sayfaları var. İsrail’in kuzeyinde Tayberiya gölünün kenarında bulunan Türk Hava Şehitliği’nde Birinci Dünya Şavaşı sırasında İstanbul-İskenderiye uçuşunu yaparken uçakları bu bölgede düşen ilk  2 hava şehitimiz için dikilen bir anıt yer alıyor.

Bu ilk 2 hava şehidimiz ile yine uçağı Hayfa yakınlarında düşen üçüncü hava şehidimizin kabirleri ise Şam’da Emevviye Cami’nin avlusunda (Selahhaddin Eyübi’nin türbesinin hemen yanında) yeralan Türk Hava Şehitliği’nde bulunuyor. Suriye ve İsrail’deki diğer Şehitliklerimizde Birinci Dünya Savaşı sırasında hayatını kaybeden on binlerce şehidimiz yatıyor.

Yunanistan’da Pire ile Korfu, Sakız ve Rodos Adalarında 4 Şehitliğimiz var. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Akdeniz’de adımızı duyuran ünlü Türk denizcilerinden Murat Reis’in Türbesi de Rodos’taki Şehitliğimizin içinde. Yunanistan’da her yıl 18 Mart Şehitler Günü için Atina/Pire  Şehitliğimizin bahçesinde bir anma programı düzenlenmektedir.

Yurt dışına bu 26 ülkeye giden vatandaşlarımızın bu 58 Şehitliğimizi ziyaret etmeleri, binlerce yıllık tarihimizin şanlı sayfalarını bu kutsal mekanlarda hatırlamaları ve vatan topraklarını canları pahasına koruyarak şehit olan vatan evlatlarına minnet ve şükranlarını bir kez de yurt dışındaki bu Şehitliklerimizde sunmaları  yerinde bir davranış olacaktır.

Burada, 1970’ler ve sonrasında, yurt dışındaki terör olaylarında hayatlarını kaybeden diplomatlarımız ve aile mensuplarının aziz hatıralarını da anmak istiyorum. 27 Ocak 1973 tarihinden itibaren çeşitli ülkelerde, 40 kamu görevlisi ve aile ferdi vatandaşımız başta radikal Ermeni terör örgütlerince olmak üzere sistematik biçimde şehit edilmiştir. 1970’lı ve 80’lı yıllarda Türk Dışişleri Bakanlığı  teşkilatının yaşamak zorunda bırakıldığı bu terör kampanyası, dünya diplomasi tarihinde benzeri görülmemiş, emsali bulunmayan bir durumu teşkil etmektedir.

Baş rolünde Ermeni terör örgütlerinin bulunduğu ve genellikle yurt dışındaki misyonlarımız ve kamu görevlilerimizi hedef alan bu terör dalgası, ancak ASALA’nın ( Ermenistan’ın Kurtuluşu için Gizli Ermeni Ordusu ) 15 Temmuz 1983’te Paris Orly Havaalanı’ndaki THY bürosu önünde yerleştirdiği bombanın patlaması sonucu 2’si Türk, 4’ü Fransız, 1’i Amerikalı ve 1’i İsveçli 8 kişinin hayatını kaybetmesi ve 28’i Türk toplam 55 kişinin yaralanması üzerine ivme kaybetmeye başlamıştır.

On yılı aşkın bir süre Türk diplomatları, Türk misyonları ve Türkiye menfaatleri hedef olarak alındığında, zımni veya açık bir şekilde, Ermeni törürüne müsamaha gösteren (çoğu Avrupa’daki) bu ülkeler, ancak terör saldırıları kendi vatandaşlarına ve milli menfaatlerine zarar vermeye başladığında durumun vahametini anlamaya başlamışlar ve Ermeni terör örgütlerinin faaliyetlerini sona erdirmek için hareket etmeleri gereğini hissetmişlerdir.

Ermeni Soykırım iddialarının savunucusu olan çevreler bugün bu iddiaların dünya kamuoyunda gündeme gelmesi için başlatılan ve uzun bir dönem sürdürülen (Türk diplomatlarını ve hatta 1915 Olaylarıyla ilgili olarak Türk tezlerini savunan yabancı bilim adamlarını bile  hedef alan) Ermeni terörünü ve Ermeni terör örgütlerini ve Türkiye’nin karşı karşıya bırakıldığı şiddet sarmalını unutmuş gözükmektedir.

Ancak, Ermenistan’ın başkenti Erivan’daki “Yerablur“ devlet askeri mezarlığında ASALA mensupları anısına dikilen anıt bir yandan Ermeni terör örgütlerine ve mensuplarına geçmişte verilen desteğin bugün karşımızdaki açık bir göstergesi olurken, diğer yandan Ermenistan’ın Türkiye ile ilişkileri düzeltmek ve “yoluna sokmak” konusunda öyle çok da istekli  ve/veya kararlı olmadığını ortaya koymaktadır.

1973 Yılından başlayarak 1980’lı yılların ortalarına kadar sistematik bir şekilde      sürdürülen terör saldırıları sonucunda çeşitli ülkelerde hayatını kaybeden şehitlerimiz, her yıl 18 Mart Şehitler Günü münasebetiyle Ankara ve dış temsilciliklerimizde düzenlenen törenlerle anılmaktadır. Bu şehitlerimiz için şahadet tarihlerinde ilgili temsilciliğimizce de bir anma töreni düzenlenmektedir. Bunlardan sonuncusu 35 yıl önce Ermeni teröristlerce şehit edilen Büyükelçimiz Galip Balkar’ı anmak için Belgrad Büyükelçiliğimizce gerçekleştirilmiştir.

Tarihteki acı olaylardan, hadiselerden ve felaketlerden bugün nefret ve düşmanlık çıkartılması doğru değildir. Şehitler Günü olarak 18 Mart tarihinin seçiminde temel aldığımız Çanakkale Savaşı günümüzde bu savaşın tarafları ülkeler arasında bir dostuk köprüsü olabilmekte, Çanakkale’de amansız bir çatışmaya giren ve büyük kayıplar verenlerin torunları, yaşadıkları kayıpları bugün biraraya gelerek hep beraber anabilmektedir.

18 Mart Şehitler Günü münasebetiyle (aralarında İstiklal Şavaşı’nda şehit olan dedemin de bulunduğu) tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yad ediyor, yurt içinde ve yurt dışında vatan topraklarını ve milli çıkarlarımızı korurken canlarını veren bütün şehitlerimizin  manevi huzurlarında saygıyla eğiliyorum.

X