"Nihat Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nihat Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nihat Demirkol

“Yaş İtibar”dan “Yaşlı Cin”e kadar tebessüm…

 "Benim bir kuru itibardan başka neyim var bu dünyada kaybedecek?" diye sorar Necati Cumalı…

 

Buradan anlarız ki itibar, “yaş ve kuru” olmak üzere ikiye ayrılır. Sözcüğün anlamı ve derûnu konusunda, yolumuzu bulmamıza, deyimler de yardımcı olur. “İtibar’dan düştü…” denir meselâ ; vurgu çok güçlüdür: “Demek ki ‘yüksek’ bir şey bu !” diye geçer içinizden. “Allah insanın itibarını eksik etmesin…” diye dua edildiğinde ise, konuşulanın, “fazla” bir şey olduğu anlaşılır. Burada bitmez; “İtibarını kaybetti…” ifadesi, kavramın “var” olanı vurgulamaya eğilimi olduğunu gösterir. “itibarı 5 paralık oldu…” denmesinden, “kıymetli” bir şey olduğu, “kaç paralık itibarı vardı ki ?” sorusundan, “alınır – satılır” bir tarafının da bulunduğu çıkarımı yapılır.

 

Geçen yüzyılın en büyük mimarlarından Louis Isadore Kahn, “Çizgiyle boyanmış her at zebra değildir” derken, söylediği, bir estetik kategorinin tanımını aşar. Boyalarınızın dökülmesi için, karşınıza, “sadece yağmur yağmasını bekleyecek kadar sabırlı birinin çıkması” yetecektir. İşte bu “ıslaklık” ayrıntısı ile daire tamamlanır ve Necati Cumalı’nın, “itibar etmiyor gibi göründüğü ‘itibar’ tarifi”ne, taaa en başa dönmüş olursunuz. Ziya Paşa, bu “zebra, at, eşek” işinin, “donanım” tarafının altını çizer. Terkîb-i Bend’inde, “Bed asla necâbet mi verir hiç üniforma ? Zerdûz palan ursan eşek yine eşektir”. (aslı kötü olana soyluluk kazandırır mı hiç üniforma; altın semer vursan eşek yine eşektir) demesi, kuşkusuz bundandır. “Yönetilebilen kavramlar” destesinde, İtibar, başkaları tarafından yönetilmeye pek müsait olmasına rağmen, halk arasında , “Kişinin kendi kendine ettiğini, 9 düşman bir araya gelse edemez !” denmesi ise, konuyu özetlemesi bakımından hayli mânidardır…

 

“Detant” (gerginliğin azaltılması, ilişkilerin yumuşatılması) öncesinin meşhur fıkralarının birini hatırlıyorum. “…Şişeden çıkan yaşlı, sevimli, uzun sakallı cin, sormuş Polonyalının birine: ‘3 dileğini yerine getireceğim; ilkini söyle !’ Adam, ‘ilki’ demiş, ‘Kızıl Çin Polonya’yı işgal etsin istiyorum…’ Cin, biraz hayret etmekle beraber, ‘o kolay’ demiş, ‘ikincisi ?’ Adam, ‘ikinci dileğim de aynı’ demiş, ‘Kızıl Çin Polonya’yı işgal etsin’. Yaşlı Cin, ‘ne kadar kolay harcıyorsun, bu paha biçilmez fırsatları ? Sen bilirsin… Son dileğin nedir peki ?’ dediğinde ise, adam gözleri parlayarak aynı dileği tekrarlamış. ‘Kararlıyım’ diye gürlemiş; ‘Kızıl Çin Polonya’yı işgal etsin…’ Yaşlı Cin, ‘tamam’ diye yanıtlamış, ‘halledeceğiz… Ama hâlâ bu saçma sapan isteğine anlam veremiyorum; üstelik 3 kere…’ Polonyalı, tarihten gelen kuyruk acısının rövanşını özetlemiş ve ‘sen ne tarih, ne de coğrafya biliyorsun yaşlı Cin, Kızıl Çin’in 3 kere Polonya’yı istilâ edebilmesi için, geliş gidiş hesabıyla, 6 kere Rusya’nın üstünden geçmesi lâzım; ben daha başka ne isterim ?”

 

Sosyal Medya’da, “-belge çıkışı-nın sahipsiz kaldığına, kamuoyuna iyi anlatılamadığına üzülen CHP’liler” ile, “işin tekniğine vâkıf olanlar”, kendi aralarında sohbet ediyorlardı; göz ucuyla misafir oldum. “…CHP’li biri, Man adası belgelerini açıklıyor. Konuya sıfır hakim. Yalan yanlış mevzuat atıflarıyla saçmalıyor ! Bu parti, hakikaten bu adamlarla asla seçenek olmaz. Tembel, uydurukçu, donanımsız bir anlayış bunların vazgeçilmezi. Basit bir dekontu bile doğru çözümleyemediler. Tepeden tırnağa üzücü bir kadro…./…Para Belwey'in buradaki döviz hesabından gidiyor. Adam bunu bile söylemiyor ve eziliyor karşısındakine… / …Kontrol Edilen Yabancı Kurum diye câri bir mevzuat var. Onu bilse şah mat yapacak…” Altına bir başkası da yorum yapmış: “CHP olmasa AKP olmaz…”

 

Şimdi diyorum, fıkradaki şu yaşlı Cin, bu ruh halindeki bir CHP’linin karşısına çıksa ve sorsa, “3 dileğini yerine getireceğim; ilkini söyle !” Tâlihli seçmen de, verdiği yanıtları, arka arkaya tekrarlasa; “CHP kapatılsın, CHP kapatılsın, CHP kapatılsın…” Yaşlı Cin de fıkradaki gibi terslense, “tamam” diye yanıtlasa. “Halledeceğiz… Ama hâlâ bu saçma sapan isteğine anlam veremiyorum; üstelik 3 kere…” Demek ki, fıkranın 2017 versiyonu şöyle bitecek: “…sen ne tarih, ne coğrafya, ne de siyaset biliyorsun yaşlı Cin, CHP 3 kere kapatılınca, açma-kapama hesabıyla AKP 6 kere tarihe gömülecek; ben daha başka ne isterim ?”

X