"Nihat Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nihat Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nihat Demirkol

19 Mayıs Neden Kutlanır ?

Bu “aksi tesadüfler”in, hiç “dinî bayramlarımız”a rastlamıyor olması şeklindeki lotarya ve Devlet büyüklerimizin, “kronik sağlık sorunları” sebebiyle katılamadıkları törenler bir yana; “özellikle millî bayramlarımız”ın, zaman zaman, Valilikler eliyle, kutlanması yasaklanabiliyor. Adı üstünde; “Bayram…”

Ortalama bir gerekçenin; “…etkinliklerin ülkemizin bulunduğu şartlar,  provokatif eylem ve olayların meydana gelebileceği, etkinliklere katılacaklar dahil, halkın huzur, güven ve esenliğinin kamu güvenlik ve düzeninin bozulmasına ve toplumda panik oluşmasına sebebiyet verebileceği gerekçeleriyle uygun görülmediği...” şeklinde kaleme alındığını izliyoruz. Ne kadar yuvarlak cümleler ! Bu provokatif ihtimaller, vatandaşın sokağa döküldüğü “sair günler”de uç vermiyor da nedense; hep millî bayramlarda gündeme geliyor.

 

İnanıyorum ki, “bir gün” gelecek ve bu kutlamaların, “neden her şart altında yapılması gerektiği”ne ilişkin daha önce yazdığım yazıları, tekrar tekrar “arşiv”den çıkartmak zorunda kalmayacağım. 2014 yılında yazdığım yazıyı, bugün “kes-yapıştır”; hiç yadırganmıyor. Ne hazin ! O halde tekrar soralım ve tekrar verelim cevabını: “19 Mayıs, neden kutlanır ?”

 

Hırçın bir lâciverdin hoyratlığında, o iskelenin “vefâsı” kutlanır evvelâ...

Bayram dediğin, bir geminin bacasında “duman”dır!

“Aslı, esası, derûnu ateştir”; o “ateş” kutlanır...

“Dağların başını almış”a inat, sarı saçlı “güneş” kutlanır...

Bir ”irade”dir çünkü...

Her koşulda, “o tercih ve kararlılığın” devam ettiğini anlatmak için kutlanır.

“Sonsuz bir koşu”dur; “durmak ve yorulmak bilmez” olmayı tarif etmek için kutlanır.

“Başlangıç”tır; “dönüşü olmayan bir ileri”yi vurgulamak için kutlanır.

Mevsimlerden “bahar”dır her dem; tomurcuktur, çiçektir...

Kiraz mevsimidir, gül ayıdır; meyveye dönme “umudunu korumak” için kutlanır.

Bayrağa “rüzgâr”dır; “Ayına yıldızına kurban olun” demek için kutlanır.

Devrimdir; “akan bir gümüş dere”dir.

Parlaktır, ışıktır, gölgelenmez; aydınlıktır!

“Daha sonrakinden de sonra, en sonunda...”

Önüne kattığını, elbet “savurur bir gün” diye kutlanır.

“Yasak savma” değildir; “ahvâl-i âdiye” hiç değil !

“Bahanesiz”dir; ölülerin şefaati, dirilerin duası ile kutlanır.

“Mâtem” de içindedir; “düğün” de...

 

Uğrunda feda edilenlerin hikmeti bilindiği için kutlanır.

Bu kadarını bile idrak edemeyenler, “anlasın” diye kutlanır.

“Bayram”dır; hamdedilir! “Kin ve nefretten âzade”dir;

“kıymetini bilenler” tadını çıkartsın diye kutlanır.

 

Nihayet... Bu yer kürede, gölgesinden ve

halkından korkan kim varsa, onlar için; “ibret-i âlem” için kutlanır.

 

“Teklifsiz”dir...

Nasıl şimdiye kadar kimseden izin alınmadıysa kutlanmak için,

yine aynı “serbest” halimizle kutlandığı bilinsin diye kutlanır.

“Efelenme”dir; onun için bizdendir...

Onun için kutlanır !

 

Dün böyleydi, bugün böyle, yarın da böyle olacak !

X