"Müge Akgün" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Müge Akgün" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Müge Akgün

Sıfır atık için ‘Kullan At-ma’

Hafta içinde WWF’in (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Akdeniz’de plastik kirliliğine dikkat çeken ve bir süredir İstanbul’da demirleyen Blue Panda Yelkenlisi’ne konuk olduk. WWF-Türkiye ve Turizm Restoran Yatırımcıları ve İşletmeleri Derneği (TURYİD) ‘Sıfır Atık’ hareketine destek amacıyla başlattığı girişim çerçevesinde harekete destek veren dernek üyesi restoranların sahipleriyle bir araya geldik.

Sıfır atık için  ‘Kullan At-ma’

WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli ve TURYİD Başkanı Kaya Demirer’in işbirliğiyle gerçekleşen etkinlikte restoran sahipleri Amerikan servislerin kaldırılması, suyun sürahide servis edilmesi, tek kullanımlık şeker paketlerinin ve plastik pipetlerin kullanılmaması gibi taahhütlerde bulundu. Şimdilik 22 restoran (şubeleriyle beraber 121) harekete destek veriyor.
Taahhüt edilen azaltmalar sonucunda bir yılda 2700 ağaç kesilmemiş olacak; 6 ton alüminyum, 460 ton su tasarrufu sağlanacak ve 42 ton daha az plastik atık çıkacak. WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli, “WWF’in geçtiğimiz yıl yayımlanan ‘Plastik Kapanından Çıkış: Akdeniz’i Plastik Kirliliğinden Kurtarmak’ başlıklı raporuna göre, Akdeniz’in açık sularını, deniz tabanını ve kıyılarını kirleten atıkların yüzde 95’ini plastik maddeler oluşturuyor. Akdeniz’e kıyısı bulunan Avrupa ve Afrika ülkelerinde plastiklerin çoğu yolculuğunu Akdeniz’de tamamlayıp deniz hayatına büyük bir tehdit oluşturuyor.
Ne yazık ki bu tablonun kaynaklarından biri de biziz. Türkiye bir yandan Akdeniz’deki plastik kirliliğinin sorumlularından, öte yandan plastik kirliliğinin en çok etkilediği sahiller ülkemizde bulunuyor” diyor.
TURYİD Başkanı Kaya Demirer’in söylediği gibi yeme içme sektöründe de atık yoğun. Her gün restoranlarda milyonlarca öğün yemek yeniliyor. Yıllık gıda, ambalaj ve plastik atığı çok ciddi rakamlara ulaşıyor.
Bu nedenle alınacak her tedbir ciddi değişiklik yaratma potansiyeline sahip. Umarız harekete Türkiye genelinde tüm TURYİD üyesi restoranlar katılır. Bizlerin de evlerde yapacağı çok şey var ama o da başka bir yazısının konusu olacak kadar geniş ve önemli...,

TAAHHÜTTE BULUNAN RESTORANLAR

Akbabalı, Banyan, Bidaha, Bigchefs, Brasserie Polonez, Brewmark, Cantinery, Firuze, Frankie İstanbul, Grill Polonez, İncirli Şaraphane, Kırıntı, Kydonia, La Mancha, Lucca, Midpoınt, Pocoloco, Rana By Topaz, Tadında Anadolu, Tickerdaze, Turcusine, Welldone.

Bu Dünya Hepimizin

Küratörlüğünü sanat dünyasının önde gelen isimlerinden akademisyen ve yazar Nicolas Bourriaud’nun üstlendiği Yedinci Kıta başlığını taşıyan 16. İstanbul Bienali de bu yıl çevre kirliliğini ve ekolojiyi farklı açılardan ele alan eserlere ev sahipliği yapıyor.
Adını Pasifik Okyanusu’nun ortasındaki devasa atık yığınından alan ve insanlığın sebep olduğu doğal ve kültürel atıklara gönderme yapan bienal kapsamında bir de çevre sorunlarını işleyen çocuk kitabı yayımlandı.
Bernard van Leer Vakfı’nın destek verdiği, Yekta Kopan’ın yazdığı, Gökçe Akgül’ün çizdiği Opti ile Pesi: Bu Dünya Hepimizin adlı kitabın yayın yönetmenliğini Burcu Ural Kopan, danışmanlığını da Prof. Dr. Feyza Çorapçı üstlenmiş.
İlk kez 15. İstanbul Bienali’nde karşımıza çıkan İstanbullu martılar Opti ile Pesi bu ikinci maceralarında, ismini dünya çapında iklim hareketinin sembolü haline gelen 16 yaşındaki Greta Thunberg’den alan yeni arkadaşları Güvercin Greta’yla birlikte İstanbul üzerinde uçarak Bienal mekânları arasında gezerken şehirdeki atıkları fark ediyor. Üç kuş, şehrin diğer hayvanlarıyla ele ele vererek temizliğe başladıktan sonra insanlara “Bu gezegen sadece sizin değil” mesajını veriyor.
Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak üç dilde hazırlanan Opti ile Pesi: Bu Dünya Hepimizin, tüm bienal mekânları, anlaşmalı kitabevleri ve İKSV Alt Kat’tan ücretsiz olarak alınabiliyor...

Sıfır atık için  ‘Kullan At-ma’

Tuğrul Şavkay’ı saygıyla anıyoruz

Türkiye gastronomi dünyasını başka bir boyuta taşıyan, farklı bakışıyla öncü olan Tuğrul Şavkay 16 yıl önce, 29 Eylül 2003’te çok genç denilebilecek bir yaşta aramızdan ayrılmıştı.
Ama ardında gastronomi kültürüne ilişkin yüzlerce makale, anı daha da önemlisi mutfağımızı, yemeklerimizi anlatan çok değerli kitaplar bıraktı.
Bunlardan ilki ve en önemlisi 1999 Eylül’ünde raflara çıkan Osmanlı Mutfağı. Şavkay, 20 yıl önce bugünlerde ilk baskıya yazdığı ‘Öndeyiş’e “Bu kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşunun 700. yılı kutlamaları dolayısıyla hazırlandı.
Amaç, bir cihan imparatorluğu kurmuş olan atalarımızın mutfak anlayışlarını bugünün kuşaklarına aktarmaktı. Kitabın amacına ulaşacağını umarım” diyerek başlamış.
Şavkay Anadolu’ya göç öncesi Türk mutfağından başlayarak imparatorluk mutfağını tarihiyle, felsefesiyle ve yemek tarifleriyle o kadar iyi yansıtmış ki, böyle detaylı ve özenli çalışmanın amacına ulaşmaması mümkün mü?
Şekerbank’ın hazırladığı bir sanat yapıtı gibi tasarlanmış kitabın sayfaları arasında gezinirken mutfağımızın zenginliğine bir kez daha hayran olmaktan, gurur duymaktan kendinizi alamıyorsunuz.
Sevgili Tuğrul Şavkay benim bugün düşündüklerimi de o günden yazmış: “Sonuç olarak Türklerin genel çizgileriyle günümüzün mutfak anlayışına yakınlık gösteren, doğaya saygılı, abartıdan her zaman kaçmış, yeniliklere açık bir mutfak anlayışları olduğunu söyleyerek bu konudaki sözlerimizi noktalayalım” demiş.
Şavkay’ı saygıyla anıyorum...

Sıfır atık için  ‘Kullan At-ma’

Scorpios İstanbul’a uğradı

Mykonos’un en ünlü restoranlarından olan Scorpios hem yemekleri hem de eğlencesiyle geçen hafta sonu Soho House’a konuk oldu. Mekânın şefi ekibiyle birlikte İstanbul’a geldi. Cecconi’s bir günlüğüne hem dekorasyonu hem de yemekleriyle ünlü restorana dönüştürüldü.
Soho mutfak ekibinin de desteğiyle Alexis Zopas kendi menüsünden bir seçki yapmış. Humus, cacık, ceviche, Yunan salatası, ahtapot ızgara, mürekkep balıklı risotto gibi başlangıçlar, ara sıcaklar; ana yemek olarak da ıstakoz, kuzu kol ve organik tavuk seçenekleri vardı. Biz grup olarak kuzu kolu tercih ettik. Lezzetler iyiydi ama eminim şef kendi mutfağında daha iyisini çıkarıyordur.
Scorpios, bu sene Soho House ailesine katılmış. Gelecek yaz San Giorgio Hotel de Little Roc House olarak grubun kulüpleri arasına katılıyormuş. Üyeler için iyi olacak, seçenekler artacak...

Sıfır atık için  ‘Kullan At-ma’

X