"Müge Akgün" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Müge Akgün" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Müge Akgün

Efeler diyarı bizleri bekliyor

Hürriyet Gazetesi’nin TÜRSAB işbirliğiyle düzenlediği, yazarlar, turizmciler ve yerel yönetimleri bir araya getiren, kentlerimizi keşfetmeye yönelik etkinliklerin ikincisinde Aydın’daydık.

Kültürel mirası, verimli toprakları ve doğasıyla Aydın, hazine değerinde bir kent. Eğitim düzeyi Türkiye ortalamasının en üst sıralarında yer alıyor. Ancak hak ettiği oranda marka gücüne sahip değil.
Oysa turizmin başladığı ilk illerimizden biri.
Bundan 35-40 yıl öncesinde tatil dendiğinde ilk akla gelen yer Kuşadası’ydı.
Yerli yabancı dünyaca ünlü konukları ağırlayan Kısmet Otel’de, Kuştur’da tatil yapmak yaz sezonunun olmazsa olmazları arasındaydı.
Yaz sezonu boyunca gazetelerin, dergilerin magazin sayfalarını Kuşadası’nda tatil yapan ünlülerin fotoğrafları süslerdi.
Bodrum, Marmaris, Çeşme gibi yeni popüler yerlerin ortaya çıkmasının yanı sıra Kuşadası’nın yabancılara yönelik kitle ve gemi turizmine ağırlık vermesinin bu gözden düşmede payı oldu.

Efeler diyarı bizleri bekliyor

Aydın’ın ‘Topuklu Efe’ lakaplı belediye başkanı Özlem Çerçioğlu, işbaşına geldiği 2009’dan bu yana ünlü tarihçi Heredot’un “Gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzü” dediği bölgeyi kalkındırmak, eski günlerini aratmayacak bir yapı kurmak için elinden gelen gayreti gösteriyor.
Hedef, 17 ilçesi olan Aydın’ı dalış, yatçılık, termal, kültür-tarih ve gastronomik değerleriyle tekrar iddialı bir turizm destinasyonu yapmak.
Tabii ki son birkaç aydır ülkemizin boğuştuğu sorunlar Aydın’ı da etkisi altına almış.
Kuşadası’na gemilerle gelen harcama kapasitesi yüksek turistler yüzde 80 oranında azalmış.
Oteller deseniz keza aynı boşlukta. Uzun bir aradan sonra geldiğim Aydın ve Kuşadası’ndan biraz da suçluluk duygusuyla ayrıldım.
Kısacası bu zor günlerin altından ancak iç turizmi canlandırarak çıkabiliriz.
Şimdi Türkiye’yi dolaşma zamanı.
Ülkemizi yeniden keşfetmeli, rehberli tur geleneğini de yaşatmalıyız.
Bugün Aydın ilinde toplam 550 kayıtlı rehber var ve şu an çoğu işsiz...

Efeler diyarı bizleri bekliyor

Antik kentler cenneti

Hikaye binlerce yıl önce başlamış. Alabanda, Alinda, Amyzon/Mazın, Aphrodisias, Didyma, Gerga, Magnesia, Miletos, Myus, Nysa, Orthasia, Piginda, Anaia, Priene, Pygela ve Tralleis gibi farklı uygarlıklar tarafından kurulan katman katman ve her biri hazine değerinde antik kentlerin hepsi Aydın ili sınırları içinde.

Efeler diyarı bizleri bekliyor

Helenistik dönem mirası, Karia bölgesinin en önemli kentlerinden Nysa’yı ilk kez bu seyahat sırasında dolaştım.
Ünlü tarihçi Strabon’un ve şarap tanrısı Dionysos’un kenti Nysa da ne yazık ki Efes gibi bomboş.

Efeler diyarı bizleri bekliyor

Rehberimiz, “Efes’e zaten bir doygunluk vardı ama 2002 yılından beri ilk kez tüm antik kentler bu denli boş” diyor.

Efeler diyarı bizleri bekliyor

Aydın’ın sarı lopu ve Tariş 

Türkiye, yıllık 280 bin tonla dünyanın en büyük incir üreticisi. Yıllık toplam kuru incir üretimi ise 85 bin ton civarında ve üretiminin yüzde 90’ı Aydın’da yapılıyor. 60 bin ton kadarı da ihraç ediliyor.
Aydın’daki 42 bin metrekare kapalı alana sahip Tariş incir işleme merkezi, dünyadaki en büyük işletme. Ancak bu yıl Rusya ile uçak krizinden sonra ihraç edilecek kuru incirlerin büyük bir bölümü ellerinde kalmış. Şimdilik Tayvan ve Çin en fazla ihraç yapılan ülkeler. Dünyada Türkiye kalitesinde incir üreten başka ülke yok. Ancak bunun da değerini bilemiyoruz.
Çünkü bölgede kurulan jeotermal santrallar ve enerji hatları tarım alanlarından geçiyor. Radon, hidrojen sülfür, kükürt dioksit gibi çıkan zararlı gazlar incir ağaçlarına, dolayısıyla da insan sağlığına çok zararlı.
İthal ettikleri ürünleri kontrol etmek üzere Aydın’a gelen Çinlilere göre önlem alınmazsa bölge 30 yıl sonra çöl olabilir. Aflatoksin de bölgedeki incir üretiminde bir diğer tehlike.

Aydın mutfağı ve yemekleri

Aydın Zincirli Han’da Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun verdiği yemek kulak çorbası, yuvarlama, keşkek, patlıcan biber kızartmayla başlıyor ve pilavlı dana yahniyle devam ediyor.
Ege mutfağına özgü ot kavurmalar, zeytinyağlı yemekler beklerken bu Anadolu mutfağı ağırlıklı mönü karşısında biraz şaşırmadım desem yalan olur.
Akademisyen şef, Türk ve Dünya Mutfakları Araştırma Merkezi Müdürü Emrah Köksal Sezgin’e göre Osmanlı İmparatorluğu döneminde Şam ve Halep’ten dokuma fabrikalarına gelenler, daha sonra Anadolu’dan göçler nedeniyle Doğu’ya özgü yemekler bölgenin yemekleri arasına girer.
Mesela bugün ünlü Yenipazar pidesi Şam işi diye biliniyor.
Keşkekin geçmişi ise Roma İmparatorluğu’na dek uzanıyor.
Yol restoranlarının vazgeçilmezi çöp şiş, acılı güveç, patlıcan, biber kızartma, yaprak sarma, nohutlu kereviz, etli enginar, paşa böreği, sarmaşık ve kedirgen kavurma, imambayıldı, börülce taratoru, cilav, tandır kebap Aydın’a özgü diğer yemekler.
Balıklara gelince mevsimine göre levrek, çipura, kefal, mercan ve barbunya öneriliyor.
Kısacası Aydın’ın mutfağı, tarihi ve kültürel bagajı, antik kentleri gibi zengin değil.
Taze ve kuru incirle yapılan reçel ve birkaç çeşit tatlı dışında inciri mutfaklarında pek kullanmıyorlar.
Oysa taze incir bugün dünya mutfaklarında hem salatalarda hem de taze peynirle eşleştirilerek kullanılıyor. Osmanlı mutfağında da incirin özellikle kurusu yemeklerde kullanılırdı.

Efeler diyarı bizleri bekliyor

 

Aydın ve çevresi için birkaç öneri

◊ Mezgit Balık Restoranı/Kuşadası
◊ Değirmen Park Restaurant, Tencere Yemekleri/Kuşadası
◊ Tarihi Çınaraltı Restaurant/
Kuşadası
◊ Doyuran Pide/Yenipazar-Aydın
◊ Yedi Bilgeler Vineyards-Şarap-Yemek ve Otel/Gökçealan Köyü-Selçuk
◊ Çöp Şiş/Ortaklar
◊ Mikado Pide/Bozdoğan-Aydın

Efeler diyarı bizleri bekliyor

Artık adı Bodrum Festivali olacak

12. Uluslararası D-Marin Klasik Müzik Festivali geçtiğimiz hafta sonu Türkiye’nin müzik dünyasına armağanı, piyano virtüözü İdil Biret konseriyle başladı.
75’inci yaşını kutlayan sanatçı her zamanki gibi Edvard Grieg’in başyapıtı “La Minor Konçerto”yu yorumlarken muhteşem bir performans sergiledi.
Festivalin açılışında sohbet etme imkanı bulduğumuz Doğuş Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Doğuş Turizm Grubu Başkanı Naci Başerdem’in aktardığına göre yıllar içinde sınırlarını genişleten etkinlik, önümüzdeki yıldan itibaren tüm Bodrum yarımadasına yayılarak bir destinasyon festivaline dönüşecek.
Klasik müziğin yanı sıra kültür ve sanat etkinliklerini de şemsiyesi altına alacak.
Doğuş Grubu çok isabetli bir kararla festivalin adının başından D-Marin’i kaldırma kararı da almış.
D-Marin Müzik Festivali bu akşam Cabo Verde geleneğinin günümüzdeki en ünlü temsilcisi, efsanevi sanatçı Cesaria Evora’dan devraldığı geleneği layıkıyla sürdüren Lura’nın vereceği konserle sona eriyor.
Biletler tükenmediyse Bodrum Kalesi’ndeki bu müzik şölenini kaçırmayın...

 Efeler diyarı bizleri bekliyor

 

X