"Mete Tamer Omur" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mete Tamer Omur" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mete Tamer Omur

Kızının alerjisi girişimci yaptı

Her şey kızının gıdalara alerjisiyle başlar.


Organik ürün arayışına girer. Hem yabancı sitelerdeki araştırmalarında hem de Moldovalı bir arkadaşından solucan gübresini duyar. Burçin Karababa, 2001’de 50 solucanla evinde gübre üretmeye başlar. Bu gübrelerle de terasında kızı için sebzeler yetiştirir. Uzun süre sadece kendi ihtiyacı için solucan gübresi üreten Burçin Karababa, 2009 ise finans sektördeki profesyonel iş hayatını sonlandırır ve Ekosol’u kurar. Bugün milyarlarca solucanla yıllık 2 bin 500 ton gübre üreten Karababa, şimdilerde bir yandan kapasiteyi artırma ve diğer taraftan da ihracat yapma hazırlığı içerisinde.

Kızının alerjisi girişimci yaptı

BURÇİN Karababa... Zorunluluktan da olsa adım attığı solucan gübresinin üretiminin Türkiye’de bir sektöre dönüşmesine öncülük etmiş bir iş insanı. Anne hassasiyetiyle girişimci olan Ekosol Tarım ve Hayvancılık A.Ş.’nin kurucusu Burçin Karababa ile girişimcilik serüvenini, sektörü ve gelecek planlarını konuştuk. 1968’de ziraat mühendisi bir baba ile zirai ilaç eczanesi olan bir annenin çocuğu olarak Elazığ’da dünyaya ‘merhaba’ diyen Burçin Karababa, babasının memuriyeti nedeniyle kent kent dolaştığını söyleyerek, o döneme ilişkin şu bilgileri paylaştı:


DERİN SU HAYATINI DEĞİŞTİRDİ
“Liseye kadar hayatım Ankara’da geçti. Üniversiteyle birlikte İstanbul macerası başladı. İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği okuduğum dönemde harçlığımı çıkarmak adına ufak tefek partime iş deneyimlerim oldu. İşletme üzerine yüksek lisansın ardından, finans dünyasında profesyonel iş hayatım başladı. Bir ara o dünyadan kaçış için turizm alanında girişimim oldu. Ama daha sonra tekrar finans dünyasına geri döndüm ve 2000’de anne oldum. Kızım Derin Su’yla birlikte hayatım değişti.”


O SORULARA YANIT ARADI
Derin Su’nun anne sütünden kesildikten sonra alerjik bir bünyeye sahip olduğu ortaya çıkar. Burçin Karababa, “Uzun araştırmalar sonunda sebze ve meyvelerin üzerinde kalan kimyasal kalıntılara karşı reaksiyon verdiği tespit edildi. Kızımın tolerans limitleri çok düşüktü. Doktorlar, katkılı gıdalardan uzak durmamızı, organik ürünlerle beslenmemizi önerdi. O yıllarda organik ürün bulmak çok kolay değildi. Bir yandan, ‘evin terasında kızıma sebze mi yetiştireyim’ yoksa ‘bir köye mi yerleşeyim’ sorularıyla uğraşırken, öte taraftan da internette ‘dar alanda yüksek verim’ üzerine araştırmalar yapıyordum” diyerek yaşadığı o sıkıntılı süreci paylaştı.


BİR AKVARYUMLA BAŞLADI
Çözüm arayışları için yabancı sitelere de bakan Burçin Karababa’nın karşısına solucan gübresi çıkar. Karababa, hikayenin devamını şöyle anlattı:
“Güldüm geçtim. ‘Solucan ne ki, gübresi ne kadar olsun’ dedim. Yine o süreçte kızımın durumunu da bilen Moldovalı bir iş arkadaşım, bir sepet dolusu sebze meyve getirdi. Ben kuşkuyla bakınca da ürünlerin solucan gübresiyle yetiştirildiğini paylaştı. O zaman kafamda her şey netleşti. Bu alana eğildim. ‘Bu solucanlara nasıl ulaşırım’ diye araştırırken Hürriyet’te ‘Antalyalı işadamı solucandan gübre üretiyor’ diye bir haber gördüm. Bu işi Türkiye’de ilk başlatan Nazmi Acar’a ulaşıp, 50 adet solucan aldım. Mutfağımdan çıkan organik atıkları bu solucanlara yedirerek akvaryumda gübre üretmeye başladım. Onlar çoğaldıkça çoğaldı. Ben gübre ürettim. Terasımda, balkonumda kızıma sebze çorbası, sebze içeren birçok gıdayı yetiştirdim. Ankara’dan İstanbul’a taşındık. Biz büyüdük, solucanlar çoğaldı. Artık gübre çıkartıyor ve köydekilere veriyordum. Sonra bir baktım ki, solucan gübresini kullanan bir daha bir daha istiyor. İşte o zaman girişimcilik devreye girdi ve 2009’da Ekosol ile kendi işimin patronu oldum.”

 

Kızının alerjisi girişimci yaptı

 
KALİFORNİYA İLE
AYNI ENLEMDE

İSTANBUL Polenezköy’de başlayan kırmızı Kaliforniya organik solucan gübresi üretimini 2013’te Manisa Saruhanlı’ya taşındığını ifade eden Burçin Karababa, “Şu an bulunduğumuz lokasyon ile Kaliforniya aynı enlemde. İklim şartları uyuyor. Benzer karakterlere sahip olduğu için burayı seçtik ve böylece çiftçiye daha yakın olduk. 2009’da 72 tonla başladığımız süreci bugün milyarlarca Kaliforniya solucanıyla 2 bin 500 tona çıkarmış durumdayız. 21 dönümlük bir alanda faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Şimdi kapasite artışı için yeni yatırım hazırlığı içerisindeyiz. Mama olarak yüzde 70 büyükbaş hayvan dışkısı, yüzde 30 organik atık kullanıyoruz. Organik sertifikamız olduğu için de dışkıyı mutlu hayvan çitliklerinden alıyoruz” diyerek, bu alanda lokomotif görevi üstlendiklerini paylaştı.

 
TİTAN ZİNCİRİNE DÖNÜŞTÜ

“KALİFORNİYA solucanı 5 yıl boyunca ürer, 15 yıllık ömründe ise üretir” diyen Burçin Karababa, sektöre ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Bir solucan bir günde kendi ağırlığı kadar mama tüketip, günde 0,01 gram gübre üretiyor. Ama basında ‘50 bin solucanla başladı 60 ton üretim yapıyor’ diye şehir efsaneleri odağında demeçler görüyoruz. Bir merdivenaltı üretim oluştu ve sayıları 300’e ulaştı. Bunlara şimdi bir de sırf solucan satışına odaklanan 400-500 kayıt dışı yapı eklendi. Titan zincirine dönüştü. Bakanlık onayıyla üretim yapan ise 14 tescilli kurum bulunuyor. Sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. Burada markadan çok solucan gübresi odağında bir algı olduğu için onların yaptığı olumsuzluklar sektöre zarar veriyor. Her bu işe ‘girmek’ ya da ‘çıkmak istiyorum solucanımı alır mısınız’ diye onlarca mail alıyorum. Organik gübreye ihtiyaç var, ama belirli kural ve disiplinle yapmak gerekiyor. Bu işin gerçek anlamda yapılması adına artık her cumartesi seminer vermeye başladım. Ama doğruları söylediğimiz için kötü olarak adlandırılıyoruz.”

KISA KISA

* Burçin Karababa, “Kaliforniya’da valilik ve üniversitelerin ortak çalışmasıyla laboratuvar ortamında evsel atıkları değerlendirmek ve geri dönüşüm sağlamak için yetiştirilmiş özel solucanlar” diyerek, kırmızı Kaliforniya solucanının çıkış hikayesini paylaştı.

* Ağırlıklı Ege Bölgesi’ne ürün verdiğini aktaran Burçin Karababa, “İhracat konusunda da çalışmalarımız var. Ancak bizim yönetmeliğimiz tam anlamda Avrupa’da karşılığı olmadığı için bu gerçekleşmiyor. Yeni yönetmelik hazırlanıyor. O zaman ihracat süreci de başlayacak” diyor.

X